Yaratmazsam Yıkmaya Başlayacağım!

“Yıkıcılık, ancak yaratıcılığın yokluğunda bir seçenektir. Yıkıp yok etme isteği, ancak yaratma isteği karşılanamayınca ortaya çıkar. Yaratma ihtiyacının tatmini mutluluğa, yıkmanınkiyse acı çekilmesine (en çok da yıkıcının kendisi tarafından) yol açar” diyor Erich Fromm

İnsan en çok da kendini yıkmak istiyor. Çoğumuz bunun içsel bir sıkıntı olduğunu düşünüyoruz. Elimizde birçok zaman varken hiçbir şey yapmak istemediğimiz, bir şeyler yapmak için çabalamadığımız zamanlar. Hiçbir şey düşünmediğimiz, üretmediğimiz, sadece tüketip, tüketmekle mutlu olduğumuzu düşündüğümüz o anlar.

Hani o çılgın alışveriş anlarından bahsediyorum. Nutella’nın gecenin bir yarısı ekmeğin üzerinde hunharca dolaştığı, pizza siparişlerinin arka arkaya geldiği o günler.

Sayın Erich başkanı yanlış mı anladım bilmiyorum ama harcadığımız para, yediğimiz zararlı yiyeceklerle sanki mutlu olmak değil de içten içe kendimize zarar vermek niyetindeyiz. Zamanında yetiştirmek zorunda olduğumuz bir şeye başlamamak bile olabilir bu. Zaman yaklaştıkça oluşacak olan stresin bizi nasıl da zor durumda bırakacağının farkındayız.

Bunların sebebi de tam olarak bu olabilir mi? Yaratmaktan uzak kalmak…

Bunu fark ettiğimden beri kendimi boş bırakmamaya çalışıyorum. Boş kaldığımı düşündüğüm an elime kalem alıp günlük yazıyorum. Ya da bir konu üzerinde düşünüp, hakkında bir şeyler okuyup, fikirlerimi, anladıklarımı not almaya çalışıyorum. Yoksa biliyorum ki yaratmayı bıraktığım an da kendimi yıkmaya başlayacağım…