| Profil | Jay Jay Okocha

Afrika’da doğup büyüyen neredeyse tüm futbolcuların geçirmiş olduğu o sancılı çocukluk günlerini “Yaşadığımız yerde saha yoktu. Sokak köşesi ya da her neresi olursa olsun futbol oynamaya çalışıyorduk” diye özetleyen Jay Jay Okocha’yı kendi penceremizden anlatmaya çalışacağız ..

‘Jay Jay’ lakabını nasıl aldığını anlatarak yapalım girişi. Aslında ağabeyinin lakabı olan bu takma isim çevresindekilerin kendisine önceleri ‘Jay Jay’in kardeşi’ ve zamanla da ‘kardeşi’ kısmını atarak ona da ‘Jay Jay’ demeleri ile kazanılmıştır..

Lise zamanında oynadığı futbol ile profesyonel bir takımın dikkatini çekip oraya transfer olması arkasından babasının arkadaşını Almanya’ya ziyarete gidip oraya yerleşmesi o sırada da ayrı bir hikaye olan ve Eintracht Frankfurt’a girip futbola ciddi anlamda başlaması ki bu olaylara da ‘şanstan ibaret’ demesi, ülkemize gelmeden önce yaşadığı hayatının kısa bir özetidir..

O’nun adını belki de hepimiz ilk defa Fenerbahçe’ye transfer olduktan sonra duymuştuk. Açıkçası akıllarda kalan tek golü, Eintracht Frankfurt forması giydiği yıllarda bir Karslruhe maçında attığı muhteşem goldü.

https://youtu.be/GUPiMFHbbFU

Bu gol öyle bir gol ki, bu golü yukarıdaki tek cümleye sığdırdığımız için kendimizi suçlu hissediyoruz. Çünkü o zamanlar Karlsruhe kalesini koruyan isim daha sonra Bayern Münih’e transfer olacak ve efsaneler arasında yerini alacak olan Oliver Kahn’dı.. O yediği gol, belki de kariyerinde yediği en ‘küçük düşürücü’ gol olabilir Alman file bekçisinin..

Birkaç gününü bu golü izleyerek geçiren Fenerbahçe taraftarı yeni 10 numarasını ilk defa Amerika’da düzenlenen 1996 Olimpiyat Oyunlarında uzun uzun izleme fırsatı bulmuştu.. O olimpiyatlarda Fenerbahçeliler zaten Nijerya’yı destekleyecekti.. Çünkü defanslarının bel kemiği, efsaneleri Uche Okechekwu ordaydı, Okocha’nın da o formayı giyecek olması onları fanatik Nijerya’lı haline getirmişti.. Derken turnuva başlamış ve Nijerya tabir-i caizse fırtına gibi eserek altın madalyayı kazanmıştı.. Bu olay da Sarı-Lacivertlileri, yeni 10 numaralarını bir an evvel çubuklu forma altında izlemek için aşırı şekilde heyecanlandırmıştı..

Oğuz Çetin’in ayrılmasından sonra o bölge için. zamanın başkanı Ali Şen tarafından transfer edilen Jay Jay Okocha oynadığı futbolun ardından ne kadar doğru bir hamle olduğunu ispat etmiş ve taraftarın kalbini henüz ilk sezonunda kazanmıştı.. Attığı çalımlar, uzaktan şutları ve kırmızı kramponları ile adeta futbolumuza damgasını vuran sempatik Nijerya’lının hafızalarda en fazla yer eden maçlarından bahsedecek olursak, Kadıköy’de oynanan bir Maccabi maçında attığı gol ve yine Kadıköy’de oynanan 2–0 Manchester United’ın galibiyeti ile sonuçlanan maçtaki performansı dün gibi hafızalardadır.. Taç çizgisi kenarında Gary Neville’a attığı çalım sonucu İngiliz oyuncuyu ‘’bakkala göndermesi’’ de bahsi geçmezse saygısızlık olacak bir husustur.. Türkiye Ligi’ndeki performanslarına baktığımızda genelde Galatasaray’a karşı oynadığı oyunlar ve attığı gollerden söz edebiliriz. Mesela Ali Sami Yen’de oynadığı ilk derbi Fenerbahçe lehine 4–0 ile sonuçlanmış ve bu maçtaki 2. golü bir serbest vuruştan kaydetmiştir, diğer bir Galatasaray derbisinde de kalenin sağ tarafından ‘’taç çizgisi’’ yakınlarından kullandığı bir duran topta müthiş bir vuruşla genç file bekçisi Mehmet Bölükbaşı’nın tüm çabalarına rağmen topu ağlara göndermiştir.. Jay Jay’in oynadığı maçlardaki bireysel performanslarının tümünden söz etmeye kalkarsak sayfalar buna müsade etmeyebilir.. Türk vatandaşlığına geçip ‘Muhammed Yavuz’ ismini de almış olan Okocha sahaya her adımını attığında, topu her ayağına aldığında taraftarları heyecanlandıran ve bu heyecanı her zaman skor tabelasını değiştirerek sonuçlandırmasa bile genelde taraftarlarını mutlu edecek bazen de şaşırmalarını sağlayacak bir hareket ile sonuçlandıran gerçekten efsane bir oyuncuydu..

Sarı-Lacivert renklere gönül vermiş herkesin hafızasında ve kalbinde çok büyük bir yeri olan Augustine Okocha tüm bu güzel anıları 1998 Dünya Kupası sonunda ‘Kendime yeni vizyon açmak ve maçları Eurosport’ta yayınlanan bir ülkede oynamak istiyorum’ diyerek ayrılmak istediğini yönetime bildirmesi ve PSG’nin Aziz Yıldırım’ın da sıkı pazarlıkları sonucu 17 milyona kadar çıkan teklifini kabul etmesi sonucu Fransa’nın yolunu tutmuştu…

Çok parlak geçmeyen 4 yıllık Fransa kariyeri sonucu bu kez yolu çok sevileceği İngiltere’ye düşen Okocha, Bolton Wanderers’ta çok güzel yıllar geçirdi..

Bu zaman zarfında ülkesinde 2 defa (2004–2005) yılın futbolcusu da seçilen oyuncu daha sonra kısa bir Katar turu yapıp tekrar İngiltere’ye bu sefer Hull City’ye dönüp futbolu bu forma altında bırakmıştır. Hull City transferi hakkında da ‘Buraya gelmemi Tanrı istedi’ şeklinde bir açıklama yapmıştır.

Jay Jay Okocha futbolu seviyorum diyen herkesin sevdiği ve keyifle izlediği ender ve çok çok özel bir oyuncuydu…