DDoS

DDoS bir siteye durmadan veri gönderip bunun cevaplanmasını istemektir. Basit bir şekilde anlatmak gerekirse; Bir cam var, siz bu cama ufak taş atıyorsunuz ve bunun karşılığında camda gözle görülmeyen çatlaklar oluşuyor. Bunu tek kişinin yaptığı bir DDoS saldırısına benzete biliriz. Birde büyük saldırılar var oda yüzlerce kişinin bir cama ufak taş atmasıdır. Elbette cam kırılır ve “içeri” girebilirsiniz. DDoS saldırıları da böyledir.

Tek başına yaparsan bir işe yaramaz, nadiren zarar verirsin, belkide site senin ip adresini bloklar. Ama ciddi bir DDoS saldırısı yüzlerce bilgisayar ve onların kontrol ettiği binlerce zombi bilgisayarla olur.

(Vikipedi bey Zombi Bilgisayarı şöyle anlatmış;

Zombi bilgisayar, (genelde yalnızca zombi olarak kısaltılır) genel ağa (internet) bağlı, bir kırıcı (hacker) tarafından bilgisayar virüsü veya truva atı ile tehlikeye atılmış bilgisayardır. Daha geniş bir şekilde ifade etmek gerekirse Zombiler, programların içlerine gizlenmiş ya da bizzat uygulama dosyası olarak indirilir ve çalıştırılır. Program çalıştığı andan itibaren sizin internet bağlantınızı kullanarak istenilen hedeflere saldırı düzenler. Böylelikle Hacker yakalanma riskine kendisini değil Zombi Bilgisayarları atmış olur. Diğer bir avantajı ise saldırıyı güçlü hale getirmektir. Tek bir saldırı komutu ile binlerce saldırı gücüne sahip olunmuş olur.)

Peki DDoS neden kullanılır?

DDoS’un kullanma amacı herkese göre farklıdır. Eğer 5–10 kişilik bir grup saldırıyorsa genellikler sevmediği bir siteyi bir süre zarfında etkisiz bırakmak için kullanılır. Ciddi bir saldırıda ise site savunmasız kalır. binler hatta onbinlerce Zombi Bilgisayar tarafından yapılan bu saldırıda site pinglere cevap veremez duruma gelir ve güvenlik duvarlarıyla birlikte çöker. Normal bir saldırıda amaç budur fakat iş tehlikeli bir saldırı içinse DDoS sadece duvarları yıkmak için kullanılan bir mancınıktan ibarettir. Sitenin güvenlik duvarı çökünce Zombi Bilgisayarlar kenara çekilir ve gerçek bir Hacker işe başlar.

DDoS atakları sizi asla bir hacker yapmaz! Bu yüzden hiç boşuna arkadaşlarınıza hava atmak için bir siteye saldırmayın, kendinizi mahkeme salonunda bulursunuz.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.