“Hocam bilgisayarıma format atabilir misiniz?

Resim: pexels.com

Bir gün koridorda iki öğrenci dolaşıyor, kapım her zaman açık olduğundan konuştuklarını duyabiliyorum. Önce çaprazdaki Bölüm Başkanı olan Prof. hocanın kapısına gidiyorlar. Biri koskoca profesöre sorarsak ayıp olmaz mı diyor. Sonra Yrd. Doç. herhalde çok kocaman görünmemiş olacak ki öğrencilerin gözüne benim odama yönleniyorlar.

“Hocam bir şey sorabilir miyiz?”

“Tabi buyrun”

“Biz Tarih bölümü öğrencisiyiz? Bilgisayarımız bozuldu da virüs mü ne girmiş bize yardımcı olabilir misiniz?”

Hiç beklemiyordum bu soruyu. Bir anlık şaşkınlıktan sonra en yakın bilgisayar tamircisinin adresini tarif ettim nazikçe.

“Siz bakamaz mısınız?” dediler ısrarla.

“Bakın ben şu anda bilimsel bir makale hazırlıyorum, ayrıca derse geçeceğim birazdan” dedim üstten konuşmamaya gayret ederek.

“Ama buraya gelirsek yardımcı olunacağı söylendi” dediler.

“Kim dedi?”

“Bölümden hocalarımız söylediler.”

Öğrencilerin üniversite hayatı, hocaların durumu vb. gibi olguları kavrayamamış olmasına kızmadım. En nihayetinde 1. sınıf öğrencileriydi (ama bu durum da tartışılması gereken bir durum). Fakat hocalarını anlamak mümkün değil. Evde duvar çatlayınca İnşaat Mühendisliğine, buzdolabı bozulduğunda Makine Mühendisliğine mi geliyorlar acaba diye geçirdim içimden.

Yapamayacağımı, bunun hocaların yada Bilgisayar Mühendisliği öğrencilerinin görevi olmadığını anlattım ve söylediğim Bilgisayar tamircisine gitmelerini tekrar rica ettim.

“Bakmayacak mısınız yani” dedi biraz üzgün bir sesle bir tanesi.

“Yardım edemediğim için üzgünüm” dedim.

Ve çıktılar. Biri diğerine “Galiba nasıl yapılacağını bilmiyordu” dedi fısıltıyla.

Sonradan öğrendim ki başka odaları da gezmişler. Öğrencilerden biri bi asistan hocanın ismini vermiş. O asistan hoca da dayanamayıp yardım etmiş.

Aradan iki yıl geçtikten sonra bu olayı düşündüğümde doktora yıllarım geldi aklıma. University of California, Davis’te doktora yaparken bilgisayarımda ciddi bir hard disk problemim vardı. Tamirci araştırırken lab arkadaşım üniversitenin böyle bir birimi olduğunu söyledi.

Bu tamir atölyesinde inceleme ücretsizdi ve tamir piyasanın yarı fiyatınaydı neredeyse. İyi de gelir sağlıyordu üniversiteye. Bir başka birim ise ikinci el elektronik satışı yapıyordu. Bargain market (Pazarlık marketi) denilen yere öğrenciler ellerinden çıkarmak istedikleri bilgisayar, tv gibi elektronik aletleri satıyorlardı. Buranın çalışanları ise tamir edip tekrar kullanabilir hale getirip uygun fiyata satıyorlardı. Çoğunlukla öğrencilerin çalıştığı bu birimler üniversite destekli oldukları için kira ve vergi kolaylığından faydalanıyorlar ve uygun fiyata hizmet verebiliyorlardı.

Bizim üniversitelerimizde de böyle birimler olması birçok öğrenciye okurken ihtiyaç duyduğu maddi kolaylıkları sağlayabilir ve benim yaşadığım örnekte olduğu gibi olayların da yaşanmasının önüne geçebilir. Siz ne dersiniz?

Okuduğunuz için teşekkürler. Eğer bu yazıyı sevdiyseniz, alkış (clap)👏 simgesine tıklayarak bu yazıyı başkalarının da bulmasını kolaylaştırabilirsiniz.