Hyderabad

Hyderabad’a gelişim tam olarak kesinleştikten sonra Google’ı açtım, Burası da nere ola ki diye bir araştırma hevesi içindeydim. Ne de olsa geri kalan ömrümün -en azından büyük bir kısmını- burada geçireceğimi düşünerek tam olarak 1.5 dakikalık yoğun bir araştırmadan sonra Google’ı kapattım. Hayır kolay sıkılan bir insan değilim. Hatta şöyle söylesem, hayatınızda tanıyabileceğiniz hiç sıkılmayan ender tiplerden biri olabilirim. Tabi bu bazı şeylerin feci derecede sıkıcı olabildiği gerçeğini değiştirmez hele de klişelerin! Hayır plansız biri de değilim. Yukarıda sıkılmakla ilgili kurduğum pek bir iddialı cümleyi planlı yaşamakla alakalı kuramayacağım lakin yalnızca sürprizleri seviyorum.

Hyderabad Hindistan’ın en büyük üçüncü şehri. Ülkenin güney kısmında konuşlanmış. Telengana eyaletinin de başkenti. Müslüman yoğunluğu ülkenin genel durumu (yüzde 20) aksine yüzde 40'larda. Bu bilgileri google’dan değil de buraya yerleştikten sonra öğrendiğimi belirteyim. Sürprizleri seviyorum derken bunları kastetmediğimi de yeri gelmişken ayrıca belirteyim.

Hyderabad havalimanına indiğimde saat gece 3 sularıydı. Karşılamaya gelecek arkadaşlar içinse acaba uyuyakaldılar mı yanlış yerde beklerler mi, ya biz yanlış yerden çıkarsak korkularıyla doluydum. Dış hatlardan çıktığımda ismimin yazıldığı her hangi bir kağıt görememiştim. Bunlar da hep Amerikan filmlerinden aklımıza yerleştirildi! Bir kaç adım atınca iki arkadaş yaklaşarak ismimi söyledi. Nasıl tanıdınız deyince, bizim arkadaşları hemen tanırız dediler!

Hindistan trafiği (temsili)

Aradan 1 ay geçmişti. Beslenme durumum kahvaltı cornflakes akşam yemeği yoğurt ve ekmek üzerineydi. Eğer Hindistan trafiğinden korkmayıp karşıdan karşıya geçebilseydim bir Subway vardı, güzel sandviçler yiyebilirdim sanırım. Bir sabah her şey aynı ve hiçbir şey bir önceki günden farklı değilken uyandım. Yatağımda doğruldum. Kendimi 6 yıl boyunca yaşadığım Üsküdar’da, kendi evimde uyanmış gibi hissettim. Her şeyin aynı olduğuna yemin edebilirdim. O gün Hyderabad’a alıştığımı ya da alışacağımı hissettim.

Aradan 3 ay geçmişti. Bir arkadaşımla beraber davet üzerine bir Hint düğününe gittik. Hint, müslüman düğünü. Damatı tebrik edip yemek yer ve ayrılırsınız. Damatı tebrik ettik. Yemek yedik ve ayrıldık. Sonraki iki gün ne halde olduğumu, o yediğim yemekten nasıl zehirlendiğimi tarif etmem güç. Yalnız hastalığın asıl kısmı geçtikten sonra 2 ay boyunca, abartmıyorum, mütemadiyen bir mide ağrısı çekmiştim ki kendi kendime “herhalde bu mide ağrısı bana Hindistan’ın hediyesi olarak kalacak” diye düşüncelere daldığımı bilirim. Neyse ki belli bir süre sonra vücudum normal dengesine döndü. İyileşmiştim.

Hasılı Hyderabad’a yerşeli yaklaşık 1.5 yıl olacak. Burayı sevdim. Bayağı bir anı biriktirdim. Birçok arkadaşımı davet etmeme rağmen henüz ziyaretime gelen olmadı. Bu yazıyı okuyup da öyle bir niyeti olan olursa memnuniyetle misafir etmek isterim. Bana feyzyalcin@hotmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. Sevgiler ve saygılar.