Saç Ektirmenin Psikolojisi ve Fizyolojisi

Saç ektirmemin üzerinden yaklaşık 1 sene geçti. Doktorun dediğine göre sonucun tam anlaşılması için 1 seneye ihtiyaç varmış. Ben de sonuçtan emin olmak ve bu yazıyı yazmak için 1 sene bekledim.

Saç ektirme hâlihazırda büyük bir tabu sayılmasa da saç dökülme problemi yaşayanlar arasında çok konuşulan ve üzerinde eser miktarda spekülasyon yapılan bir mesele. Şahsi tecrübemi paylaşarak bu konuda kaygılı olan insanlara yardımcı olabileceğim kanaatiyle bu yazıyı kaleme alıyorum.

***

  1. Kısım

İlkokul, lise hatta üniversite yıllarında görece popüler ve yakışıklı bir öğrenciydim. Üniversiteye başladığım yıla kadar -ki 18 yaşındaydım- henüz saç dökülme problemiyle karşılaşmamıştım. 6 yılın sonunda (evet üniversite 6 yıl sürdü) gözle görülür bir saç dökülme şikayetim oluştu. Bu süreçte çesitli ilaçlar, şampuanlar kullandım lakin herhangi bir pozitif etki meydana gelmedi. Hatta gittiğim berberin ilaç kullanma yönündeki telkinlerine “nasıl olsa saçlarım dökülüyor, engelleyemiyorum ileride ektiririm” diye şaka yollu cevap vermiştim. Gerçekten o zamanlar bunu büyük bir problem olarak görmüyordum ve saç ektirmek aklımın ucundan dahi geçmiyordu. Okul hayatım bitince Hindistan’ın Hyderabad şehrine yerleştim. Artık aynalarla problem yaşamaya başlamıştım. Psikolojik olarak ciddi kötü hissettiğim zamanlar oluyordu. Aksine bu meseleyi hiç umursamadığım zamanlar da oluyordu. Çevremden bu minvalde yapılan esprilerle yüzleşmek ise gerçekten zordu.

Lise yılları

Kendimi dini bütün biri olarak addettiğim için beni en çok yaralayan kendi kendime söylediğim “Allah seni böyle yarattı, buna bir itirazın mı var?” veya “Allah şekillere ve kalıplara bakmaz, O kalplere ve takvaya bakar. Neden böyle basit bir meseleyi dert ediniyorsun?” cümleleri oluyordu. Başka bir açıdan ise “Seni beğenen böyle beğensin” dediğim de vakiydi. Gerçekten büyük bir çelişki içerisindeydim. Çünkü bütün bu kendi kendime söylediklerime yine kendi kendime cevap yetiştiriyordum: “Madem bu kadar basit bir mesele, seni meşgul etmesine izin verme, ektir gitsin”. Bu garip psikolojiyle yaşamayı sürdürürken Hindistan’da bir hastaneye bilgi almak için gittim. Her ne kadar doktor güvenilir görünse de kafamda iki büyük soru işareti vardı. 1) İşe yarayacak mı? 2) Doğal görünecek mi?

Üniversite son
Üniversite sonrası

İnternetten yaptığım araştımalar pek ikna edici değildi. Memnun olanlar kadar gayrımemnunlar da vardı. Paylaşılan fotoğraflar ise hep göstermelik ve reklam amaçlı olanlardı. Fikirlerine çok değer verdiğim psikolog bir arkadaşıma danışmaya karar verdim. Herşeyi tek tek anlattım. Şimdi bile çok radikal olduğunu düşündüğüm bir şekilde lafı eğip bükmeden “Ektir” dedi. Tabi bunu psikoloji ilmiyle süsleyip püsleyip çok makul bir çerçevede anlattı. Sanki bu sözleri daha doğrusu desteği bekliyormuşum gibi tamamen ikna olmuştum. Dayanak noktam genç bir insanın normal şartlarda ‘saçlı’ olması gerçeğiydi. Eğer genç yaşta saçların dökülüyorsa bu bir hastalık sayılır ve bunun tedavisi varsa tabi ki tedavi olunmalıdır. Dini olarak da psikolojik olarak da böyle düşünmek beni motive etti.

2. Kısım

Yaz tatilinde, 6 yıl boyunca Üsküdar’da yaşarken hep önünden geçtiğim EsteWorld isimli hastaneye gittim. Burda reklam yapmalı mıyım bilmiyorum ama sekreterinden doktoruna hakikaten herşey çok zarifti. 10 dakikalık ücretsiz bir görüşme yaptık. Saçlarımın ciddi manada döküldüğünü ve b u dökülme evresinin devam ettiğini söyledi. Yaşımı sordu ve keşke daha önce gelseydin, önleyici bazı işlemlerle belki de hiç saç ektirmeye gerek kalmazdı dedi. An itibarıyla dökülme evresinin hızla devam ettiğini ve en kısa zamanda saç ektirmemi tavsiye etti. Şahsi kanaatimin yanında böyle bir uzman görüişü almak düşüncemi pekiştirdi. Aynı zamanda aklımdaki iki soruya samimi ve güvenilir bir şekilde cevap almıştım. Ekilen saçlar kesinlikle doğal görünür ve olağandışı bir problem yaşanmadıkça bir daha dökülmezler. Bunun yanında kısaca saç ekiminin 2 veya 3 seans olabileceğini, ilk ekimden belki 5-10 yıl sonra bir ekim daha gerekebileceğini söyledi. Çünkü tek seansta bütün bölgelere saç ekilmiyorö dolayısıyla ekim yapılmayan bölgelerde saç dökülmesi devam edebiliyor. Öğretmenlik yaptığım için maddi durumum da belli bir standarttaydı. Fiyat konusunda yardımcı oldular ve toplamda 5 bın tl ödedim. 2500 saç ekildi.

Operasyon sonrası

Sabah 9 sularında operasyon başladı. Saçlarım sanırım 1 numara makinayla kesildi.Lokal anestezi için kafama yaklaşık 10 ila 20 arası iğne vuruldu. Kısa süre sonra yüzüstü yattım. Kafamın arka bölgesinden 1 saat içinde 2500 saç teli ‘kazındı’. (Şu an hiç bir iz kalmadığını söyleyebilirim) Bu işlemden sonra bir süre ara verdik. Alınan saç tellerinin ekim için hazırlanmasını bekledik. Tekrar başladığımızda 1 doktor ve 3 yardımcısı ekim için belirlenen bölgede 2500 delik açtılar. Önceden hazırlanan saç 2500 saç teli bu bölgeye tek tek ekildi. Bütün operasyon boyunca uyanıktım ve bu yaklaşık 6–7 saat sürdü. O kadar sıkıntılı bir süreçti ki verdiğim karara pişman olmuştum.Neyse ki ertesi gün narkozun etkisi geçince pişmanlığımda geçti. 3 gün sonra kafamdaki pansuman da alındıve herşey normale döndü. Ortaya çıkan sonuç harika görünüyordu.

Doktor da aynen böyle söylemişti. Operasyonun ardından saçlarını çok beğeneceksin ama bu 10 gün sürecek. 10 gün sonra ekilen saçlar dökülmeye başlayacak ve 3–4 ay içinde tekrar çıkacak. Gerçekten doktorun dediği gibi oldu. Operasyonun ardından hayatımı çok da etkilemeyen çesitli zorunluluklar ve yasaklar vardı. Bunlar 1 ay sürdü ve 1 ayın sonunda normal yaşantıma döndüm. An itibarıyla yapılan operasyondan yüzde 90 memnun kaldığımı belirtmeliyim. Sizin de değerlendirme yapabilmeniz için birkaç fotoğrafımı yazının sonunda paylaşıyorum. Umarım böyle bir sıkıntı çekenler için bu yazı faydalı olur. Sağlıcakla kalın.

2 ay sonra
3 ay sonra
8 ay sonra
ve son hali