Assassin’s Creed — Suikastçının İntikamı

Diyince aklımıza o efsane konsol oyunu gelirdi. Yakın neslin oynarken kendini kaybettiği, yenisi çıksında alıp oynayalım diye heyecanla beklediği oyun-du. Bu haftaya kadar! Şimdiden sonra filmlerinin serisini aynı heyecanla bekleyeceğimi söyleyerek başlamak istiyorum yazıma.

Film nasıldı? sorusunun cevabını tek kelimeyle AWESOME-HARİKA! diyerek kısaca söylüyorum ve detaylara geçiyorum. =)

Öncelikle filmi Cinemaximum-Kanyon’da izledim ve sadece 3D seçeneği vardı. Önceki 3D deneyimimlerimden pek memnun ayrılmadığımdan başta tereddüt etsemde filme olan merakım tabiki daha ağır bastı ve izlemek için SİNEMİA kartımı ilk kez kullanmış oldum. =) (SİNEMİA kart deneyimimi de yeni yazımda paylaşıyor olacağım.)

Filmin oyuncusu ve yönetmeninin isimlerini yazmak adettendir diye yazıcam ama esas anlatacaklarım film ve bana hissettirdiklerine dair olacak.

Michael Fassbender
Marion Cotillard
Jeremy Irons

Evet başrolü
Michael Fassbender, Marion Cotillard ve Jeremy Irons üstleniyor. Her biri birbirinden değerli ve Oscar’da adı geçmiş isimler. Yönetmeni ise Michael Fassbender ile daha önce de çalışmış Justin Kurzel. Bu kadar isim yeter. Siz diğer merak ettiğiniz detaylara malum şekilde ulaşabilirsiniz (bknz:google).

Gelelim sadece buradan ulaşabileceğiniz filmle ilgili bilgilere. Neler mi?
Filmden beklediklerim?
Filmin bana hissettirdikleri?
Filmde beni kendine çeken sahne?
Filmden beni uzaklaştıran sahne?
Filmertesi emojisi?

Önce fragman;

Filmi merakla beklediğimi bir daha söylemek istiyorum. Bu yüzden koşa koşa sinemaya gittim. Biletimi aldım ve ışıkların sönmesini beklemeye başladım. Ama o lanet olasıca ışıklar bir türlü sönmek bilmedi. Tam 30 dk evet 30 dk reklam izledik. Bir ara aslında biz reklam izlemeye geldikte araya filmi sıkıştıracaklar diye düşündüm. İnsanlarda söylenmeye başlamıştı ki o lanet olasıca yarım saat geçmiş ve filmin başlama zamanı gelmiş oldu.
Neyse!

‘İnsan sevdiği filmdir.’ derler.

Oyunun en popüler döneminden beri içimde bir assassin vardı aslında benim. Pinterest’teki sayfamda oluşturduğum panoya eklediğim kıyafetler bunun bir kanıtıdır =P ve bu filmde bunun nedenlerini öğrendim. =)

Ben filmleri tek bir sahnesi için sevebilen hatta tekrar tekrar izleyebilen ve yine tek bir sahnesi yüzünden bir filmden nefret edebilen bir izleyiciyimdir. Bu filmde beni kendine çeken, tam anlamıyla kendimi filmin içinde hissetmemi sağlayan sahne kartalın uçuş sahneleri. Sizde o anlarda bir assassin olduğunuzu hissediyorsunuz ve kartal sizi de kendisiyle beraber kartal gözü etkisiyle resmen alıp götürüyor. İşte tam bu sahnede filmin içine girdim ve bir daha dövüş sahneleri dahi çıkamadım. (Bu arada içimdeki assassin sevdasının anladığım 2. nedeni kartal. Onlarında özel hayvanları kartalmış. Bir BJK’li olarak mutlu oldum =))

Filmden uzaklaşmama sebep olacak pek sahne yoktu ancak dövüş sahneleri açı gereği çok yakından çekildiğinde ve seri sahneler olduğundan 3D’de belli süreyi geçince insanı yorabiliyor. Bir sahnede bunu yaşadım ancak tam yeter artık dediğimde sahne geniş açıya geçti ve bende keyifle filmime geri döndüm. =D

Oyunu oynayanlar da oynamayanlarda Assassin’s Creed ile meşhur olmuş atlama, zıplama, uçma sahnelerine az çok aşinadır.En bilineni ve benimde hayran olduğum inanç atlayışıdır. Aynı hazzı alacağınızı söyleyebilirim. Ancak ilk film olmasından ötürü dövüş sahnelerinden çok hikayeye daha bi odaklanılmış. Oyunu kopyalamaktan çıkıp filme has birşeyler katılmış. Bu hoşuma gitti. İleriki filmlerde (umarım ilerisi olur=D) dövüşe zaten doyacağımızı hepimiz biliyoruz değil mi?! Film duayeni olmaya gerek yok bunun için ;P

Hikaye ve aslında o hikayenin işlenişini de pek bi beğendiğimi söylemek isterim.
Genetik hafızayı teknolojiyle birleştirip bir nevi reenkarnasyon yarattıklarını söyleyebilirim.

Zaman geçer, teknoloji gelişir ama hangi dönemde olursa olsun insanoğlu aynıdır.
Filmde ingiliz kadın yetkilinin de dediği gibi;
Yıl 2016. Kimse özgürlüğü umursamıyor.

Ama öyle insanlar vardır ki;
onlar aydınlığa hizmet etmek için karanlıkta çalışır. Onlar suikastçıdır.

#filmertesi emojisi

Bir başka filmertesi’nde görüşmek üzere…

(Yazı 27.12.2016 tarihinde yazılmıştır.)