FOMO vs. JOMO

FOMO: Fear of missing out = Bir şeyleri kaçırma korkusu. Genellikle internetin sosyal akışını temel alan bu terim, internetten uzak kaldığında önemli bir şeyleri kaçırdığını düşünen ve bundan endişe duyan kişiler için kullanılmaya başlandı.
JOMO: Joy of missing out = Bir şeyleri kaçırma keyfi. Bu terim ise FOMO’nun tersi olarak, internetten uzak kaldığında olan bir şeyler kaçırmış olmaktan keyif alanları tanımlıyor.

Bu terimler, iki eski arkadaş olan Caterina Fake (FOMO) ve Read Anil Dash (JOMO) tarafından sırasıyla 2011 ve 2012 yıllarında ortaya atılmış. Hemen hemen hemen hepimiz JOMO’yu yaşamak isterken FOMO’da tutuklu kalıyoruz. Peki neden?

Caterina Fake’in dediği gibi ‘dikkatimiz/merakımız kullandığımız sosyal ağların para birimi‘ haline gelmiş durumda. Dikkatimizi çekmek için her türlü hareketi bize haber vermeyi kendilerine görev edinmiş durumdalar. FOMO’suz yaşamamızı istemiyorlar. Biz de ‘merak’ dürtümüze yenik düşüp bu korkuya yenik düşüyoruz.

Bence sürekli içerik pompalayan haber siteleri de artık FOMO’yu tetikleyen sebeplerden biri. Hatta Twitter’da sürekli paylaşım yapan, başkalarının dikkatini çekmeye çalışan bizler de bu halkaya dahiliz. Kimse yaptıklarımızı, paylaştıklarımızı kaçırsın istemiyoruz. ‘Trend’ olan şeyi illa görmemiz lazım. Üstelik iki saat sonra başka bir trendin kapımızı çalacağını bilmemize rağmen.

Bu durumu aşmak için çevremizdeki insanlara ve doğaya dönmemiz gerektiğini söylemeye gerek bile yok. Uygulamaları biraz sınırlamadıkça keyif yerine korkuya kapılmaya devam edeceğiz.

Hepinize JOMO’lu bir haftasonu dilerim. Ve elbette bundan sonraki yazılarımı kaçırmanızı istemem. :))

kaynak: fomo , jomo, both

Originally published at firatdemirel.com on January 29, 2016.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.