Koridorlar arasında enerji jeopolitiği

Küresel siyasetin ve diplomasinin arka planını enerji jeopolitiği ve güvenliği oluşturuyor. İşte enerji lojistiğinde yeni strateji ve projeler…

Haber10 Özel: Ergün Munduz / Furkan Düzenli
Grafik: M. Çağrı Ulu

Umberto Eco, ABD’nin Körfez Savaşı için, “Savaş, nasıl bir gelişme gösterirse göstersin, tarafların iradesine tam olarak karşılık gelemeyecek bir ağırlıklar dağılımına yol açtığı için, gelecek on yıllar boyunca dramatik bir siyasal, ekonomik ve psikolojik istikrarsızlık içinde uzayıp gidecek, “savaş politikası”ndan başka bir şey üretemeyecektir.” demişti.

Sanayi devi ABD büyük kısmını ulaşım harcamalarında kullanmak üzere dünyada üretilen enerjinin %25’ini tüketiyor. Kendisi de petrol üreticisi olan ABD Ortadoğu petrolünün garantisini elde etmek için siyaset bilimi ve strateji tarihine Lojistik savaşı olarak geçen Körfez çıkartmasını başlatmıştı.

Eco’nun tespiti doğru çıktı ve Ortadoğu’da on yıllar süren savaş daha ne kadar sürecek bilinmiyor. Rejimler ve örgütler petrol kuyularının ve enerji borularının etrafında konuşlanmış enstrümanlar olarak nöbet değiştiriyor.

Küresel siyasetin yeni oyun düzenini enerji lojistiği kuruyor. Petrol ve doğalgaz ihracatçısı ülkelerle, tüketim merkezleri olan gelişmiş ülkeler arasında petrol taşımanın maliyetlerini minimuma indiren boru hattı ve tanker taşımacılığı, liman ve boğazların jeopolitik olarak öne çıkmasına neden oluyor.

Makalenin devamı için lütfen tıklayınız.