Yankı
Gözlerimi açtım kendime gelene kadar tavana baktım.Tavan da bir ip asılı olduğunu kapı zili çalana kadar fark edememiştim zaten kendime gelmeme de o ses neden olmuştu.Bir isteğim yok diye bağırdım sonra adım sesi gittikçe azaldı ve biraz önce duyduğum aynı zil sesini duydum ardından yine bir kaç adım sesi ve zil sesi bu gittikçe azalan seslerle devam etti bir yankı gibiydi.
Birden aklıma tavanda asılı olan ip geldi
Sanırım bu oda da biri intihar etmişti ve bu bana huzur veriyordu, intiharı düşünmenin korkunç bir şey olmadığını düşünmemi sağlıyordu.
Evet bu oda da biri intihar etmişti ve bu bana intihar üzerine düşünmem için cesaret veriyordu sonuçta bunu uygulayanlar bile vardı üzerine düşünmek korkulacak bir şey değil de üstelik ben cesur bir adamdım.
Bu oda da kesinlikle biri intihar etmişti asılı olan ipin başka bir nedeni olamazdı üstelik o intihar ettikten sonra bu odaya kimse girmemişti
yoksa o ip hala orada asılı kalamazdı.Sonuçta bu otel müşteri kaybetmeyi göze alamayacağından ip’i söker odayı eski düzenine getirir ve üstünü kapatmak isterdi.
İnsanlar intiharı lanetliyor ve tüm inanç sistemlerinde en ağır ceza intihara düşüyordu.
Kendini öldürmek kötü bir şeydi onlara göre, onursuzca yaşamaktan bile kötüydü.
Bence hiç bir intihar onursuzca değildir, onursuz biri intihar edemez zaten.
Onursuzca olan yaşamanın ta kendisi.Günümüz yaşantısından söz ediyorum eminim onurlu yaşamıştı eskiler.
Ah zavallı adam neden intihar etti acaba, dayanamamış olması lazım bu dünyaya artık.
Belki de önceden yapmıştı bunu yıllar öncesinde ve bu ip bir ritüeli tamamlamak içindi.
Evet kesinlikle böyle olmalı her intihar öyle değil midir zaten yaşarken vazgeçersin ve bedenini yeterince öldüğünü hissettiğinde teslim edersin.
Evet ölmek bildiğiniz gibi aniden olan bir şey değildir ve yaşam da durağandır, yaşam hep aynı şeyi yapmaktır hep nefes almak, hep susamak, hep arzu etmek ve hep elde etmek için uğraşmaktır.Ölmek ise bir kararla başlar ve vazgeçersin o rutin yaşamdan çünkü artık her şeyi göze alabilirsin ne de olsa göze alabileceğin şeylerin sonunda en kötü ölüm vardır ve sen zaten onu kabul etmişsindir.
Ve belki yıllar önce aldığın bu karar o son anında elinde ki bir silaha dönüşmüştür belki de bir iptir,bir kutu ilaçtır ya da.Kendini yok ederken daha yaratıcı da olabilirsin tabi.
Ve en güzel kısmı Azrail kapıyı çaldığında açacak kimse olmaz çünkü sen işini çoktan halletmişsindir kendi ölümünün ne zaman ve nasıl olacağını seçmişsindir ve belki de o son anda kendini tanrı gibi hissetmişsindir.
Tanrı olmak benim istediğim zaten hep bu değil miydi?
Üstelik ben cesur bir adamım bu dünya’da yaşama cesaretini kendimde hep bulmuşumdur tanrı’ya şirk koşmaya neden cesaret etmeyeyim ki.
Onun cehennemi eminim buradan daha kötü bir yer değildir en kötü ihtimalle burasıdır yine.
Şimdi kurulu bir düzenek beni bekliyor duvarda asılı ip ikinci kez can alıyor ama ona ellerimle sunan benim
güzel olan da bu zaten.
Tam boynumu ipe geçirmiştim ki bir gülme geldi, insanın son anını daha önce yaşamış gibi hissetmesi,hatırlaması belki de bu tanrının benim yazdığım sonlardan biri,
ben buradayım deme biçimi.
Gözlerimi açtım kendime gelene kadar tavana baktım tavan da bir ip asılı olduğunu
kapı zili çalana kadar fark etmemiştim zaten kendime gelmeme de o ses neden olmuştu.
Email me when Auvendil publishes or recommends stories