History Channel | 2 Saatte Dünya Tarihi Belgeseli

Özet — 1

Size Büyük Patlama’dan günümüze kadar olan bütün hikayeyinin 2 saatte anlatıldığı History Channel belgeselinin özetini anlatacağım. Burada Dünya’nın oluşumundaki önemli olaylar, insanoğlunun gelişimi ve teknolojiyi kullanımıyla ilgili kilometre taşlarından bahsedeceğim. Bugünü ve geleceği yorumlamak için geçmişin iyi anlaşılması gerektiğini düşünüyorum. Keyifli okumalar.

Hikaye büyük patlama ile başlıyor. Belki de hiçbir zaman bilemeyeceğimiz
nedenlerden ötürü evrenimiz birden patladı. Büyük Patlama, saniyenin çok küçük bir bölümünde gelmiş geçmiş en büyük enerjiyi, yıldızlara güç sağlayacak ve yaşayan her şeyi besleyecek enerjiyi yarattı. Tüketeceğiniz bütün enerjinin kaynağı ilk zamanlara dayanıyor. Arabanıza benzin doldurduğunuzda Büyük Patlama sırasında oluşan enerjiyi akıtıyorsunuz.

Bizden 4.5 Milyar Yıl önce, Mars’ın büyüklüğünde bir cisim saatte 40.000 km hızla gezegene çarpar. Bunun sonucunda oluşan bir dizi olay sonucu Dünya’mızın önemli bir partneri olan Ay oluşur. Ay’ın oluşumu Dünya tarihinin olağanüstü önemli olaylarından biriydi. Ay Dünya’nın istikrarını sağlar. Bizi de hiddetli iklim sapmalarından kurtarır. Ay’ın oluşmasını sağlayan çarpışma Dünya’yı eksenine eğerek gezegene yaşam için anahtar
bir malzeme verir : mevsimleri.

Gezegenin ilk oluşumundan 700.000 yıl sonra Dünya’da yaşam başlar. Devlere değil ama minik organizmalar olan bakterilere dayanıyoruz. Fazla ben merkezciyiz. Dünya’mızı biz hayvanların yönettiğini düşünüyoruz ama aslında olaya çok geç dahil olduk.

Dünya tarihinin ilk dört milyarlık tarihinde bitki ve hayvanlar denizlerle
sınırlı durumdadır.

250 milyon yıl önce bir kıyamet kopar. Bu Dünya’nın gelmiş geçmiş en büyük volkanik aktivitesiydi. Dünya’nın en kötü kitlesel tükenişi
olan Permiyen yok oluşu ile Dünya üzerindeki bütün türlerin %70'i yok oldu. Soy tükenmesi Dünya tarihinin en çok yinelenen hikayelerinden biridir. Geçtiğimiz 500 milyon yıl içinde beş kez felaketler baskın türleri yok etti. Bu da desteyi tekrar karıştırmak gibi yeni varlıkların yer değiştirmesi sağladı. Dinozorlar gibi yeni varlıkların…

65 milyon yıl önce asteroide benzer 10 kilometre genişliğinde bir cisim Dünya’ya çarpar. Bir toz bulutu Güneş’i engeller. Sıcaklıklar düşer. 20 kilonun üzerindeki her canlı yok olur. Dinozorların saltanatı sona erer. Dinozorların bize verebilecekleri en büyük hediye ölmeleriydi. Yok olmaları, memelilerin
yükselişine vakit kazandırdı.

2.6 milyon yıl önceilk ön insanlar veya hominidler Dünya’da yürümeye başlar. İlk insanlar kayaları yontup şekil vermeye başladılar. Basit keskin uca sahip yontulmuş taş birçok teknolojiyi ve avlanma yöntemine de ilham olmaya başlamıştı. Daha sonra ateşi keşfettiler. Atalarımız ateşi kesin olarak 800 bin
yıl önce kontrol altına aldılar. Ateş aynı zamanda teknolojiye açılan en büyük kapıdır. Yakında onu çamurdan çömlek yapmak metalden silah yapmak suyu buhar gücüne dönüştürmek için kullanacağız. Eğer ateş olmazsa içten yanmalı motor da olmaz. Ateş yoksa metal de olmaz. Ateş yoksa lastik de olmaz. Nasıl kullanacağını bilen varlıklar için ateş dünya kadar olasılığa sahip bir teknolojidir.

Nasıl kullanacağını bilen varlıklar için ateş dünya kadar olasılığa sahip bir teknolojidir.

200,000 yıl önce modern insan tamamen formuna kavuştu.Daha karmaşık sesler artık mümkündü. Konuşmaya başladık. İlk kez bilgi, bireyler ve nesiller arasında paylaşılabildi. İnsanoğlu Dünya üzerindeki diğer her bir canlıya göre çok önemli bir avantaj elde etmiş oldu. ”Büyükbabam dedi ki filler ortalıkta
görünmediği zaman gidip zebraları avlayabiliriz” diyebilirsiniz. Ya da “Teyzem bana kuzeninin nehrin diğer tarafında su birikintisi bulduğunu söyledi.” Böylece bir insan sadece kendi tecrübesine dayanmak zorunda değildir.

Ve buz devri başlar. Şimdi ise gezegenimiz bizi daha önce hiç olmadığı şekilde test edecektir. 50.000 yıl önce buzullar Kuzey Kutbu’ndan
aşağıya doğru ilerlemeye başlar. Aynı zamanda insanlar Çin ve
Avusturalya’ya ulaşarak yerküreyi ele geçirmeye devam etmektedir. 30.000 yıl önce Homo Sapiens insanları ilk kez Avrupa’ya ulaşırlar. 20.000 yıl önce, buzullar en uç noktaya geldiğinde insanların ilerleyişi Kuzeydoğu Sibirya’nın soğuk tundralarına ulaşmıştır. Gezegenin çok büyük miktardaki suyu, buzlar içinde hapis kaldığı içindeniz seviyeleri 90 metreden 120 metreye düştü. İnsanlığın yayılmasının önündeki son büyük engel ortadan kalktı. Bering Kara Köprüsü boyunca Sibirya’dan Kuzey Amerika’ya geldik.

Buzul Çağı’ndan sonra sıcaklığın artmasıyla bitkiler ve hayvanlar çoğalıyor. Ve insanlar sonunda bir yerden başka bir yere taşınmaya son vermeyi seçiyorlar. Yerleşik hayat başlıyor.şimdi bir keşif dünyayı ve insanlığın hayat biçimini sonsuza dek değiştiriyor. Tohum ekmeyi öğreniyoruz. Tarıma geçiş de bir enerji devrimi. Bir avcı-toplayıcı kendisine yetecek kadar besini elde etmek için 16 kilometre karelik bir alana ihtiyaç duyar.Hayatta kalmak için gerekli bitki ya da et formundaki enerjiyi elde etmek için.Bir çiftçi güneş enerjisini daha verimli bir şekilde kullanabilir. 1.5 km karelik alanın yalnızca onda birini kullanarak ihtiyaçlarını temin edebilir.

Bir avcı-toplayıcı kendisine yetecek kadar besini elde etmek için 16 kilometre karelik bir alana ihtiyaç duyar. Bir çiftçi 1.5 km karelik alanın yalnızca onda birini kullanarak ihtiyaçlarını temin edebilir.

M.Ö. 4,000'lerde Orta Asya’daki göçebe insanlar ilk kez atları evcilleştirmeyi öğrendi. Evcil atlara tüm Avrasya boyunca koşum takımı vurulacakve bu, işten savaşa her şeyi geliştirecek. Belki de başka hiçbir hayvan insanlık tarihinin seyrinde daha büyük bir etki bırakmamıştır.

M.Ö. 3,000'e kadar, bu Sümer yerleşimlerden bazıları gerçek anlamda ilk şehirlerimiz olarak anılabilecek. Onlardan biri olan Uruk’ta 1.5 kilometre kareden daha küçük bir alanda 50.000 civarında insan yaşıyor. Nüfus yoğunluğu günümüz New York’una eşit. Bu bölgedeki evcilleştirilenlerden sağlanan enerji o kadar verimli hale geldi ki önceden yalnızca bir avcı-toplayıcıyı destekleyen alan şimdi binlercesini destekleyebiliyor. Fakat tarım beraberinde bir riski de ortaya çıkardı : Artık yılda bir kez hasat olan yıllık besinimiz var. Yılda bir kez ödenen maaşınızı almak gibi. Kayıt etmelisiniz. Planlamalısınız. Çünkü kaçınılmaz bir şekilde başarısız olursanız kıtlık çekersiniz.

Artık yılda bir kez hasat olan yıllık besinimiz var. Eğer kaçınılmaz bir şekilde başarısız olursanız kıtlık çekersiniz.

Tarımdan sonra ise ticaret büyük önem kazanıyor ve globalleşmeye giden yolun başlangıcını oluşturuyor. Yazının devamı için tıklayınız.