Tarihin En Büyük İllegal Girişimcisi : Pablo Escobar

Pablo Escobar. Son birkaç gündür internet ve sosyal medya bir haber ile sallanıyor : Pablo Escobar’ın zamanında, koyacak yer bulamayıp gömdüğü 600 Milyon Dolar parasını bulan Meksikalı çiftçinin haberi. Eğer siz de bizim ekip gibi Netflix’in harika yeni serisi Narcos’u izleyenlerdenseniz, “ahaaaa” nidasını salıvermişsinizdir. Biliyoruz, izledik, Pablo ile birlikte gömmüşüz gibi bilir kişi hissettik tabi. İzlemeyenler ise, “o parayla neler yapılır ya”, “neden gömmüş parayı” vesaire diye sorarken, nihayetinde muhtemelen tek bir soruya indirgemiştir olayı : “bu Pablo Escobar kimdir?”

Biz de bu soruya mütevazı cevabımızı verip, Escobar’ın farklı bir yönünü anlatacağız. — diziyi izleyenler de okumayı bırakmasın tabi.

Pablo Escobar, tarihin en büyük illegal girişimcilerinden biridir.

Seriyi izlerken ve Pablo Escobar’ın hayatına dair araştırma yaparken, onun girişimcilik yeteneğini, operasyon ve icra becerisini ve kararlılığını görmezden gelmek mümkün değil. Olaylara ve kişilere yaklaşımı, daha da önemlisi sorunlara ve saldırılara yaklaşımı — tamam bazen acımasızca ve şiddet içeren eylemler olabiliyor — onu rakipleri ve “meslektaşları” arasında çok yukarılara taşımış ve tam da bu nitelikler, inanılmaz derecede başarılı imparatorluğunu kurmasında, ona yardımcı olmuştur. Sonuç olarak, Escobar’ın yaptığı iş illegal uyuşturucu kaçakçılığını, şiddet ve yozlaşmayı içerse de, böyle büyük bir başarıyı öyle herkesin yakalayabileceğine inanmıyorum.

Başarılı operasyon derken biraz rakamlarla konuşmak da adettendir;

Günlük Kokain Sevkiyatı — 15 Ton

Yatırım Dönüşü (ROI) — %20,000

ABD’ye Kokain İhracatında Pazar Payı — %80

Yıllık Gelir — 30.000.000.000 $ (sıfırları saymaya üşenenler için yazıyla 30 Milyar Dolar :))

Her Yıl Haşere ve Fareler Tarafından Yenilen Ciro — 2.000.000.000 $ — Escobar o kadar çok para kazanıyordu ki, bunları aklamadan veya kullanmadan önce gömmesi gerekiyordu. Gömülen ve verimsiz koşullarda saklanan paralar da fare ve haşerelere yem oluyordu. Yıllık tam 2 Milyar Dolar!

Peki Escobar nereden başladı?

Escobar illegal yolculuğuna, mezar taşlarını çalarak ve bunları zorbalıkla sahiplerine geri satarak başladı. Biraz ilerleme kaydettikten sonra ise, ufak tefek sokak suçlarına; kaçak mal, sahte loto kuponları satışı ve araba hırsızlığına geçiş yaptı.

Kısa sürede kaçak mal satışının, diğerlerine nazaran daha az riskli ve daha kazançlı olduğunu farketti ve dolayısıyla uyuşturucu kaçakçılığı ve satışına yöneldi. Peru’ya giderek, daha sonra kokain’e dönüştürüp, dağıtımı yapılmak üzere ABD’ye ihraç edeceği “kokain macunu” satın aldı. Böylece, uluslararası bir operasyonun temeli bu şekilde atılmış oldu.

Birçok girişimci gibi, Escobar da büyümekte olan pazarın nimetlerinden faydalanmak istiyordu. Escobar’ın kokain işine girişinin, Amerika’da kokain tüketiminin zirveye tırmandığı zamana paralel olması, elbette ki tesadüf değildi.

Girişimcilikte ürün-pazar uyumunu ve yükselen trendleri yakalayabilmek çok önemlidir.

1975 yılına gelindiğinde, iş ve operasyon o kadar büyümüştü ki, malı taşımak için Pablo Escobar bizzat ABD’ye uçmaya başladı. Hemen sonrasında ise 15 tane uçak ve 6 helikopter alarak operasyonunun taleplerini karşılamaya çalıştı.

Gördüğünüz gibi, hiçbir noktada “küçük olsun, benim olsun” demedi. Bu kısım opsiyonlu diyebiliriz yine de.

1976’da , Escobar ve bazı adamları Ekvator’dan dönüşte 18 kilogram beyaz macun ile yakalandı ve Escobar bir süre dava ile savaş verdikten sonra, son olarak kendilerini tutuklayan iki memura rüşvet verdi. Bunun işe yaradığını gördükten sonra, Escobar otorite ile nasıl baş etmesi gerektiğini daha iyi biliyordu : rüşvet veya ölüm. Diziyi izleyenler hatırlayacaktır, Escobar’ın ünlü bir deyişi vardı; “Plata o Plomo”, diğer bir deyişle, gümüş veya kurşun, yani para veya kurşunlar, seçim sizin.

Problem çözme yeteneği ve iş bitirici nitelikler, girişimcinin yegane silahlarıdır.

Escobar ayrıca, bölgedeki diğer kartelleri de elemine ettikten veya onları rekabet faktörlerini kullanarak küçülmeye zorladıktan sonra, en büyüklerini bir birlik oluşturmaya sevk etti ve bu oluşuma liderlik etti. Bu liderliği de en başarılı şekilde kitlelerin gücünü arkasına alabilmek için kullandı.

Her başarılı girişimde gerçek bir lider olması gerektiğini çok yazıp çizdik, artık söylemeye gerek yoktur sanırım.
Zirve yaptığı dönemde Escobar günde 60 milyon doların üzerinde gelir elde ediyordu ve tahmini değeri 30 milyar doların üzerindeydi.
Daha iyi oranlayabilmeniz için : Türk Havayolları’nın tahmini değeri 4.8 milyar dolardır.

Escobar, yıllar süren bu mutlak güce sahip olmak ve onu elinde tutmak için, elinde olan tüm araçları kullandı ve sonunda ABD hükümeti ile girdiği, tam anlamıyla “savaş” denebilecek mücadele sırasında, silahlı bir çatışmada hayatı sona erdi (1992).

“Su testisi su yolunda kırılır.” diyelim, sosyal mesajımızı verelim de konumuz, mesajımız yanlış algılanmasın.

ZORUNLU YAYIN : İllegal işler yapmayın

Buradaki asıl konu, Escobar’ın bu büyüklükte bir işi, sıfırdan; parasız, eğitimsiz, isimsiz, ailesiz ve yönlendirmesiz yapabilmiş biri olması. Kendisi, çoğunlukla planlı olmamakla ve fevrilikle itham edilse de, aşırı derecede odaklanmış, adanmış ve rekabetçi bir karaktere sahip olduğu, su götürmez bir gerçek. Ve Escobar’ın tarihe geçmesini sağlayan şeylerin en önemlisi, kendine inanmış olmasıdır.

Kim bilir, doğru yönlendirme ile yasal bir iş yapsaydı Escobar hangi başarıları elde ederdi?

Benim söylememe gerek yok, hepimiz görüyoruz; kendine inanan, asla pes etmeyen, sorunlardan, mücadele etmekten yılmayan insanlar, eninde sonunda başarıya ulaşacaklardır.

Yaptığınız her neyse, ona odaklanın ve kendinize inanın.

Not : Bu arada Meksika hükümeti, bulduğu para için polise ihbarda bulunan çiftçiye teşekkür etmiş, plaket vermiş ve 1 milyon dolar da ödül vermiş.