15 Kasım 2015 Pazar gününe kadar Eğitim Tasarımız’a Yalçın Gülas’tan başka destek ve katkı bulamayınca “Kervan yolda düzülür” dedik ve Tüyap İstanbul Kitap Fuarı’ndan Hacıhaliller/Şehzadeler/Manisa, Gödence/Seferihisar, Efemçukuru ve Çatalca/Menderes, Kavacık/Karabağlar köylerine kitap satın alarak ilk adımı attık. Sadece Hacıhalillere sırf öykü-şiir gitti, diğer dört köye hem öykü/şiir hem de tüm öğrencilere yardımcı ders kitaplarının tam paketi ulaştı. Sadık Uygun Yayınevi asıl yekun tutan ve ders kitaplarının yerine fiilen geçen yardımcı kitaplarda %50 yardım indirimi yapınca beş köy için toplam maliyet 3500 lira civarı oldu.

24 Kasım’da Öğretmenler Günü’ne erken uyandık, “Günlerin sabahında fırıncılar, çağların şafağında önce öğretmenler uyanır. Bilgiye ve eğitime doymamış toplumun yarını yoktur”dedik. İlk Öğretmenler Günümüz’ü Çatalcalı çocuklar, Hatice, Yıldırım, Nevin Öğretmenler, Hizmetli Bedriye Hanım ile çiçekler ve kitaplar içinde kutladık.

Düne kadar kargoların yerine ulaştırılması, öğretmenlerimiz, müdürlerimizle tanışma ve gelecek planları oluşturma işleriyle vakit geçirdik. Dün 19 Aralık’tı ve Kavacık’ta ilk “Bilgisayar Aşkı” dersimizi yaptık. Adı, öğrenciler bilgisayarı çok sevdikleri için ben koydum. Derse adsız başladık, onlar da bir ad bulabilir.

İlk önce bilgisayarın çevre birimlerini, sonra içindeki işlemci, bellek, disk gibi parçaları tanıdık. Yanımda götürdüğüm eski AMD K6–2 işlemci çok ilgi gördü ve işin temelini anlatmamda güzel bir başlangıç noktası oldu. Belki ilk ders ilkokul öğrencileri için çok yüklüydü ama inanın düzeylerini görünce dersin düzeyini yükseltmek zorunda kaldım.

İkili sayı sisteminde dört haneye kadar okuyup yazmayı öğrenen bir öğrencimiz oldu. Çok sevindim. 4. sınıftı. Geri kalan da öğrenir bana göre. 1'den 5'e öğrenci vardı, ortaokul öğrencileri biraz izledi, ders basit gelince bir kaç zor soru sordular ve top oynamaya çıktılar. İleriki derslerde o soruların yanıtlarına da sıra gelecek ama en az bir kaç hafta daha var.

Toplam sekiz hafta planladım. Bitince başka köy.

Dersi öğrencilerin bitirmek istememeleri, Buca Huzurevi’nden bize katılan Mustafa Amca ile kurdukları müthiş ikili, üçlü, beşli sohbetler, ders arası oyunlar, ders sonu Linux üzerinde Nibbles oynamaları, tek bilgisayarda birazcık sabırsızlanarak da olsa sıra beklemeleri izlenmeye değerdi. Hele şu ikili konuşmamız:

Ben: “İnternet’ten bulduğunuz bilgileri iki kaynaktan karşılaştırın”

Öğrenciler: “Ya ikisi de yanlışsa”

Düşünmeyi öğrenmiş ve bilgiye merak uyandırılmış çocuklarla ders yapmak çok zevkli. Teşekkürler Yalçın ve Halit Hocalarım…

Planlarımız arasında beş köye, küçük iki şehir okulu eklemek, okullarda tiyatro oynatmak, film izlettirmek, okullardan Çanakkale’ye, İzmir Merkez’e, İstanbul’a, Ankara’ya geziler düzenlemek gibi zor işler de var. Destek arttıkça neden olmasın?

Not: Gelişmeleri özetleyecek zaman, her zaman olmuyor. Lütfen sosyal medyadan izleyin. Gelişmeler, anında Twitter ve Facebook’ta…

Not: En çok 4–5 yıl kullanılmış 2. el disüstü bilgisayarlara ihtiyacım var. 10 taneye kadar alabilirim. Biri yardımcı olsa çok iyi olur.

https://twitter.com/gelecekcag

https://facebook.com/gelecekcag

Barış Özel

20 Aralık 2015, Pazar