ANNECİM BEN İSTİFA ETTİM??!! İSTİFA ETMEDEN BİLMENİZ GEREKEN 7 ŞEY

Bu cümleyi henüz hiç duymamış ya da söylememiş olanlarınız var biliyorum.

Kolay gibi geliyor değil mi?

Ben bundan tam 1 ay once söylediğimde gelen tepki tam da istediğim gibiydi. Çünkü bunun için oldukça yoğun çalışmıştım, bu cümleyi kurmak için senelerce çalışmıştım ve artık hazırdım.

İnanın hiç sandığınız kadar kolay olmadı…

Whether you think you can or you think you can’t, you’re right. — Henry Ford

Beni tanıyanlarınız bilir 1 ay once Türkiye’nin en çalışılmak istenen ve en büyük kurumsal şirketindeki title ı çok havalı olan işimden istifa ettim.

Neden mi?

Sosyal girişimci bir “gelecek koçu” olarak hayallerimi gerçekleştirmek için.

Hayalim ne mi?

İnsanlara yardım ederek dünyayı değiştirmek…. Evet kulağa biraz çılgınca geliyor biliyorum, ama inanın çılgınlık o kadar da kötü bir şey değil…

Dünyaya iz bırakan çoğu kişinin, risk alacak kadar çılgın olduğunu düşünürsek, hiç de o kadar korkulacak bir şey değil, inanın.

Peki bu 1 ay nasıl mı geçti? Tek kelimeyle H A R İ K A! Sanırım son 1 yılda öğrendiklerimden daha fazlasını öğrendim, kendimi ve insanları tanıdım. Muhteşemdi!

Alarm kurmadan, mutlu ve enerjik bir şekilde uyanıyorum artık her sabah şöyle güzelce gerinerek, gülümseyerek ve motivasyonla. Çünkü bir AMACIM var!

The only person you are destined to become is the person you decide to be. — Ralph Waldo Emerson

Eğer siz de işinizde mutsuzsanız, hayatınızın anlamını kaybettiyseniz, ne yapacağınızı bilmiyorsanız fakat risk almaya da korkuyorsanız, yalnız değilsiniz.

Bu dünyadaki %85 lik kalabalık bir gruba aitsiniz, yani yalnız olduğunuzu düşünüp üzülmeyin. Fakat konfor alanınızdan çıkmadığınız için biraz üzülebilirsiniz, çok iyi anlıyorum.

Ben de bu süreçte yaşadıklarımı ve hislerimi sizlerle paylaşarak size yalnız olmadığınızı söylemek istedim.

Bunları okumadan işinizi bırakmayın, aman ha:)

İşte son 1 ayda öğrendiğim 7 şey:

You know you’re in love when you can’t fall asleep because reality is finally better than your dreams. — Dr. Seuss

1. Uykuyu unutun

Gerçekten uyumayı unutur mu insan?

Kendi işinizi yapmaya başladığınızda uykunuz gelmiyor, her gün maksimum 5–6 saat uykuya bünyenizi hazırlayın.

Merak edilecek bir şey yok, gündüz istediğiniz saatte 1 saatlik şekerleme yapabiliyorsunuz:)

Farkettiğim bir şey de benim kurumsal hayatta çalışırken kendimi zorla uyuttuğum gerçeğiydi.

Ertesi sabah erken kalkacağınız için gece en geç 12’de uyumaya zorluyorsunuz kendinizi, uykunuz olmasa bile. Garip değil mi?

Şimdi istediğiniz saatte uykunuz gerçekten geldiğinde uyuyorsunuz, zaten vücudunuz size komutu veriyor, o yüzden rahat olun.

The only way to do great work is to love what you do. — Steve Jobs

2. Öğrencilik günlerinize geri dönmeye hazır olun

Ben çok çalışan bir öğrenci olmadım genelde okul hayatımda, hani şu az çalışıp da yine de yüksek not alan sinir olduğunuz kişiler vardı ya, işte ben onlardandım. (!)

Fakat şu 1 aydır çalıştığım kadar herhalde en son üniversite sınavına hazırlanırken bile çalışmamışımdır.

Hayatınde web design ve web sitesi kurmak nedir bilmeyen ben herkes tatildeyken 9 gün uykusuz kendi web sitemi yaptım. Dizayn ve estetik çok önemli, çalışın, öğrenin ve yaratın.

Gece uykunuzdan aklınıza super bir fikir gelip bir anda uyanıp sonra saatlerce çalışmaya hazır olun. Bir bakmışsınız saat sabah 8 olmuş, sizin hiç uykunuz yok beyniniz hiç olmadığı kadar aktif ve yaratıcı!

Çok eğlenceli! Tabii bunun sonunda elinizde 15 tane domain ismi ve iş fikri olup giderek artabilir, kendinizi bir yerde durdurmalısınız.

Odaklanmak ve başladığınız projenizi bitirmek çok önemli. İnternet dünyasında ve sosyal medyada gelişmelere daldığınızda hiç farketmeden 10 saat geçmiş oluyor ve elinizde kendi işinizle ilgili hiç bir sonuç olmayabiliyor.

O yüzden her hafta günlük iş planınızı yapmanız ve sonuçlar almanız önemli.

Choose your friends wisely. You are who you hang around. — My mother.

3. Gece hayatını azaltın

Beni bilenler bilir, eğlenmeyi ve sosyalleşmeyi çok severim. Muhabbeti ve arkadaşlarla bir arada olmayı da.

Peki ne mi değişti?

Son 1 aydır sadece 2 gece dışarı çıktım, ve inanın o gecelerin sabahı suçluluk duygusuyla uyandım.

Çünkü yorgunluk ve bünyenin zorlanması sizi programınızdan geri bırakıyor ve yaratıcılığınızı azaltıyor. Hiç bir şeyi yapmama isteğini arttırıyor yani.

Önceleri iş hayatının stresinden bir kaçış olan gece hayatı artık sizin planlarınızın ve işinizin önündeki en büyük engeliniz oluyor.

Arkadaşlarınızla buluşun, görüşün, sohbet edin fakat onlara anlatın, bazı şeylerin değişmesi gerekiyor çünkü siz artık sabah 8 akşam 5 çalışmıyorsunuz, kendi paranızı kazanmak için çok ama çok daha fazla çalışmanız gerekiyor. Bunu onlara tatlı tatlı anlatın, kalplerini kırmadan:)

Biraz asosyalleşme mi getiriyor derseniz? Eh biraz:) Ne de olsa siz haftada 40 saat çalıştığınız işinizi 80 saat çalışmak için bıraktınız, girişimcilik biraz da böyle bir şey:)

Everything you’ve ever wanted is on the other side of fear. — George Addair

4. Mod değişikliklerine hazır olun

Gün içinde değişik modlara giriyorsunuz, bazen çok umutlu, bazen enerjik, bazen de kaygıdan kaynaklanan sadece durma isteği geliyor.

Yapabilecek miyim? Başarılı olabilecek miyim? Para kazanabilecek miyim?

Bu sorular siz izin verdiğinizde virus gibi tüm benliğinizi ele geçiriyor, sakın izin vermeyin. Sakince izleyin kendinizi ve bu düşüncelere de izin verin.

Amacınız, vizyonunuz, hayalleriniz ve başarma arzunuz ne kadar yüksekse bu sesler gelip gidiyor, gayet doğal olduğunu bilin. KORKMAYIN!

Your time is limited, so don’t waste it living someone else’s life. — Steve Jobs

5. Dizilere, filmlere, kitaplara biraz ara verin

Eğer işinizi bıraktıktan sonra rehavete kapılıp tüm dizilerin tüm sezonlarını bitireceğinizi düşünüyorsanız, bunu unutsanız iyi olur.

Çünkü size çok vakit kaybettirip odağınızdan uzaklaşmanıza sebep oluyorlar. Fakat arada yaratıcılığınız düştüğünde, oyalanmak istediğinizde veya önceki gece arkadaşlarınızla biraz fazla kaçırmışsanız, halinize üzülmek veya sinir olmak yerine açın bir komedi dizisi ya da gerilim, sizin modunuzu tekrar yerine getirsin.

Slicon Valley gibi hem girişimcileri anlatan hem de komik olan bir dizi size tahmin ettiğinizden çok daha iyi gelebilir, arada kaçamak yapabilirsiniz.

Whatever you can do, or dream you can, begin it. Boldness has genius, power and magic in it. — Johann Wolfgang von Goethe

6. Ailenizi yönetmeyi öğrenin

Türkiye’de yaşıyoruz ve tahmin edersiniz ki istifa etmişseniz, aileniz sizi merak ediyor. Hatırlıyorum, bundan önceki istifa girişimlerimde özellikle ailem panik olmuştu, sonra alıştılar bu söylemlerime beni kendi halime bırakırlarsa nasılsa biraz söylenip sonra vazgeçeceğimi biliyorlardı.

Daha doğrusu ben ne yapmak istediğimi bilmiyordum ve herşeyi yapmak istiyordum.

Aileniz size de “Oğlum/Kızım bu zamanda iş bulmak kolay mı? Neyle geçineceksin? Zaman çok kötü, işine sahip çık, aman yavrum dikkat et, sakın bir delilik yapma…” gibi tepkiler verecektir, hazırlıklı olun.

Eğer gerçekten yapmak istediğiniz işi bulduğunuzda ve kendinize inandığınızda ise karşınıza alıp konuşun. Telefonda değil, yüzyüze konuşun ki siz hayallerinizi anlattığınızda yüzünüzdeki gülümsemeyi ve gözlerinizin içindeki ışığı görsünler. Ancak o zaman ikna oluyorlar emin olun.

Onlar sizin aileniz, bazen sizi sizden iyi tanıyabildiklerini unutmayın. Onların tek istedikleri sizin mutlu olmanız, bunu onlara verin, inandırın, savunun ve ikna edin.

Tabii her gün arayıp nasıl olduğunuzu soracaklar, dürüst olun, ne hissediyorsanız anlatın. Artık kurumsal yalanlara ihtiyacınız olmayacak çünkü çocuk olmayı tekrar öğreneceksiniz.

Düşmek, canınızın acıması gayet doğal, bilin ki düşebilirim ama tekrar kalkarken onlar yanımda ve bana destek oluyorlar. İnanın bunun size verdiği manevi destek hiç bir şeye benzemiyor. Bu hisse sahip çıkın!

Build your own dreams, or someone else will hire you to build theirs. –Farrah Gray

7. En önemlisi kendinize ve hayallerinize sahip çıkın

Sakın ama sakın kararlarınızdan ve hayallerinizden vazgeçmeyin. Denemekten korkmayın, gidin ve çılgınca birşeyler yapın.

Tanımadığınız ama bu işlerde çok başarılı olanlara mail atın, kendinizi anlatın, merak ettiklerinizi sorun, hikayelerini dinleyin. Cevaplarına inanamayacaksınız.

Denemeden bilemezsiniz değil mi?

Etrafınıza bakın, yan masanızda oturan morali bozuk kişiye nasılsınız diye sorun mesela, neler anlatacak, ne öğreneceksiniz hiç belli olmuyor, meraklı olun, samimi olun ve siz de kendinizi açmaya hazır olun.

Screw it, just do it! — Richard Branson

Tüm bu adımlara hazırsanız ve değişmek istiyorsanız, hayatınızın en güzel ve heyecanlı dönemine hazır olun!

Muhteşem bir deneyim sizi bekliyor. İnsan olduğunuzu, yaşadığınızı ve içinizdeki o meraklı çocuğu tekrar hissedeceksiniz, tüm hücreleriniz yenilenirken yaşadığınız bu değişime inanın siz bile i-na-na-ma-ya-cak-sı-nız!

Bu yolculukta ne zaman desteğe ihtiyacınız olursa sizin için buradayım.

Sizin bilmediğiniz, fakat bu paylaşıma çok ihtiyaç duyan kişiler olabilir, o yüzden paylaşmaktan korkmayın, sharing is caring:)

Sevgilerimle

Gizem

www.gizemsahan.com

Blogumu takip etmek isterseniz beni çok mutlu edersiniz:)

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.