Unutmayacağız! — Unuttuk…

Her yaşanan acı olay sonucu “Unutmayacağız!” diye bağırıp, 2 gün sonra hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam eden bir milletiz.

Bulunduğumuz coğrafya itibariyle her an acı bir haber ile karşılaşabilme ihtimalimiz milli piyangonun bize çıkma ihtimalinden daha yüksek. Yaşadığımız acılardan ne kadar ders çıkarıyoruz?

Deprem sonucunda her yer, yerle yeksan olur. Bizi vuran depremden çok depreme dayanıksız binalardır. Gündem artık binaların ne kadar dayanıklı olduğudur. X televizyon kanalının x muhabiri yanına ellerinde adını dahi duymadığımız cihazlarla dolaşan iki tane deprem uzmanı bulur. Bu uzmanlarla ellerinde ki cihazlarla binaların kolonlarını test ederler. Sonra deprem çantasından bahsederler. Bunların bizim için ne kadar önemli olduğu kanısına varırız. Çünkü depremi yaşadık ve acısı taze. Çok değil bir kaç gün sonra acılarımızı unuturuz. Kolon testiymiş deprem çantasıymış bunlar artık bizim için faso fisodur.

Birde terör belası var tabi. Bir türlü kurtulamadığımız başımızın belası. Ne zaman nerede kimin hayatını söndüreceği belli olmayan canlı bombalar; hainlerin pusuları sonucu şehit düşen askerler, polisler…

Önceden böyle olaylar yaşandığı zaman birlik olurduk. Sesimiz sokaklarda hep beraber yankılanırdı. Şimdi ise verdiğimiz tek tepki #şehitlerölmez #kahrolsuınXXX etiketleriyle sosyal medya üzerinden vicdanımızı susturmak ve olayları çok çabuk unutup hayatımıza kaldığımız yerden devam etmek.

Çok değil 5 gün önce İstanbul Atatürk Havalimanında terör saldırısı gerçekleşti. Bu saldırı sonucu 1 günlük yas ilan edildi ve gene çok değil yasın hemen ertesi günü büyük bir çoşkuyla köprü açılışı yapıldı. Böyle bir acı sonrası köprü açılışı ileri tarihe ertelenemez miydi? Ya da ne bileyim bu kadar şatafatlı kutlamalar yapılamaz mıydı?

Evet bunların hepsi yapılabilirdi. Ama çok saygıdeğer ve terör olaylarının artmasında sebebi bulunan devlet büyüklerimiz bunların hiçbirini yapmadı. Sanki terör saldırısı İstanbul‘da değil deTrinidad ve Tobago‘da olmuş gibi büyük bir çoşkuyla açılışı yaptılar. Gene acılarımız tek kalemde sildik ve hayatımıza geri döndük.

Ya ben neler diyorum böyle. Boş verin bunların hepsini. Son 1 yılda 10 tane patlama sonucu ölen ve yaralanan siviller, 600’ün üzerinde şehit bizim ülkemizde olmadı zaten. O kadar da üzerinde düşünmeye gerek yok.

Sahi geçen hafta Sörvayvırda kim elendi? Gelin adayı damada evet diyecek mi? Çorbaya ne kadar tuz katmalıyız? Ojeli tırnakla abdest alınır mı? Bizim böyle büyük sorunlarımız var. Önce bunları halledip sonra terör ve deprem gibi sorunlarla ilgilenmeliyiz…

Yazının ilk yayımlanma yeri : Unutmayacağız! — Unuttuk