Sakin bir tatilin ardından

Bu bayram “ Bir karavanımız olsa ?” hayalimizi gerçekleştirip yollara düştük. 
Tatilin 3. Günü, 10 günlük tatil için şehri geride bırakmaya çalışan insanların oluşturduğu, kısmen daha sakin bir gruba takıldık.

Adapazarı’ nda genel trendin aksine daha sakin sayılabilecek bir güzergahı izleyip ilk durağımız olan Yedigöller’ e ulaştık.

Günübirlik gelen piknikçilerin yoğunluğu, kampçılar için internet bağlantısı ve elektrik sağlanmadığını öğrendiğimizde “buraya gelmese miydik?” diye düşünsekte, akşamüstü kalabalık dağıldığında, ışıldak eşliğinde oturmak ve gerçek anlamda medeniyetten uzak kamp yapmak eğlenceli geldi 😊

Akşam yemeği için gittiğimiz bölgenin tek restorantında “wi-fi” bağlantısı olduğunu öğrenen kızım ve eşimin sevinciyse görülmeye değerdi. Teknoloji bizi ne hale getirdi yarab 😊

Sabahın serinliğinde, karavanımızda yaptığımız kahvaltı ardından yollara düşüp önce Tuz Gölüne uğradık 😊

Ardından kendimizi bozkıra, nerede ise kuş uçmaz, kervan geçmez yollara vurup Kızılırmak kıyısında yer alan Raif’ in Yerine ulaştık.

Yedigöller’ de yaşadığımız deneyim sebebi ile dillendirmesek de “Acaba burada bize elektrik vb. ihtiyaçlarımız için yardımcı olacak bir tesis var mıdır? Yanlış yerde miyiz ?” düşünceleri ile seyahat etmiştik.

Bozkır’ ın ardından bu derece yeşil, serin ve sakin bir yere ulaşmak bizi mutlu etti 😊

Tek kampçı aile bizdik 😊 Tesiste son derece lezzetli tatlı su balığı ikram ettiklerini de eklemeden geçmeyeyim. Buraya zaman zaman vosvos grupları, kampçılar geliyormuş. Birde nerede ise 1000 kişilik köy düğünleri yapılıyormuş. Kamp yapmayı seviyor, farklı ve sakin kamp alanları arıyorsanız tavsiye edilir.

Bir gecelik konaklamanın ardından, sabah yine toparlanıp yollara düştük. Bu sefer istikamet Nevşehir.

Kaya Kamping, Nevşehir’ in en merkezi yerinde, Uçan Balonları tüm ihtişamı ile seyredebileceğiniz vadiye konumlanmış, kamp alanı olarak tam donanımlı, oldukça temiz, kampçıların tüm ihtiyaçlarının düşünüldüğü, açık havuzu bulunan ve iyi işletilen profesyonel bir tesisti.

Göreme açık hava müzesi, Avanos, çanak çömlek atölyeleri ve diğer bölgeleri gezdiğimiz 2 günün ardından amacımız Nemrut’ a çıkmaktı. Ancak araba ile 7 saat, karavan ile 11 saat sürecek yol güzergahında konaklayabileceğimiz uygun bir kamp alanı alternatifi bulamadığımız için dönüşe geçip, yönümüzü uygarlığın beşiği olan Çorum’a çevirdik.

Medeniyetin beşiği Alacahöyük ve Hattuşa gibi müthiş tarihi bir dokuyu barındıran Boğazkale’ deki Aşıkoğlu Kamping’ in müthiş elma bahçesi bizim gibi şehirli insanlar için bulunmaz nimetti. Kamp bahçesindeki tek kampingci olmak bizim için bulunmaz bir nimetken, bu bölge için gerçekten müthiş bir kayıp sanırım.

Nevşehir ve Boğazkale’ de görüştüğümüz turizmciler, bölgede turizmin oldukça etkilendiğinden, 3 yıldır bölgeye sınırlı sayıda turist geldiğinden bahsettiler.

Boğazkale’ nin son derece güzel tasarlanmış, modern bir müzesi var. Bu bölgeye Ertuğrul Günay’ ın çok emek verdiğini, turizm adına çok emeğinin geçtiğini, hatta yapılan kazılar sonrasında yrt dışına çıkarılan spenksi Türkiye’ ye getirmeyi başardığından, kendisinden sonra turizm adına hiç yatırım yapılmadığından bahsettiler. Yabancılar elini ayağını çektiği, yerli turist olarak bizlerde tatil deyince kendimizi tarih yerine kumsal ve denize verdiğimiz için bu bölgelerde turizm oldukça zayıflamış anlayacağınız ☹ Bölgenin muhtarı Anadolu’ nun bu anlamda zor durumda olduğunu anlattı bize.

Bu güzel ortamda 2 gün kalıp, yoğun bayram trafiğine yakalanmamak adına bayramın 2. Günü evimize döndük.

Tatil sonrası aklımda kalanlar mı ?

Her noktasında güzellikler ve farklılıklar yakalayabileceğimiz, bizi şaşırtacak güzellikle bir ülkemiz var. Kısa seyahatimizde müthiş güzellikte bir milli park, tuz gölü gibi ilginç bir oluşum, hemen dibinde bozkırın ortasında Kızılırmak’ ın serinliğinde sakin bir kamp alanı, çok farklı bir doğal yapısı olan Kapadokya ve sonrasında elma bahçesinin ortasında konakladığımız ve medeniyetin beşiği olan Hattuşa’ da kaldık.

Bu seyahatte göremeyip merak ettiğimiz yerler Tuz Mağarası, Alacahöyük, Nemruttu.

Bundan sonraki güzergahlarımız Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu olacak sanırım. 
Okul, iş ve sorumluluklardan fırsat bulabildiğimizde tabi ki….

Karavancılık nasıl diye sorarsanız, bence çok güzel. Sakin, huzurlu, gezip, görmeli tatillerden hoşlanıyorsanız, doğallığı seviyorsanız deneyin derim. Biz başlangıçta kiralama yöntemi ile başladık, şimdi mütevazi bir karavanımız var. Bireyselliğin tavan yaptığı bir dönemde, 10 m2 bir alana tıkışıp, bir arada yaşamak başlangıçta fazla gelse de zaman içinde eski samimiyeti yakalamayı sağlıyor.

Kabul eve geldiğimiz de özellikle çocuklar “ohhh be” diyor :)

Günümüzde samimiyet ve iç içelikte bir yere kadar :)

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Gülçin Kazak’s story.