Fanatizm üzerine…

Fanatizm, sıklıkla spor klüplerine olan aşırı bağlılık, taşkınlık olarak karşımıza çıksa da daha geniş kapsamdaki tanımında bir olaya, bir kişiye, bir örgüte, bir siyasi görüşe dogmatik olarak bağlanmak, belki de akla uygun dahi olmayan davranışları sırf bu bağımlılık yüzünden sergilemek denilebilir. Fanatizm kişinin kendisine verdiği zararın yanında yapılan fanatik eylemin biçimine göre de kişiler, kurumlar, toplum, dünya şeklinde büyeyen bir etki alanıyla kategorilendirilebilir. İnternet’te konu ile ilgili tanımlar okunduğunda bazen fanatizm eyleminin kötü bir eylem olmadığı, sevginin aşırı şekilde gösterilmesi gibi tanımlar yapılmaktadır. Fanatizmin bir ileri aşaması olan holiganizmin asıl kötü davranışlara neden olduğu öne sürülmektedir.

İnsanlar olarak doğada yaşayan diğer canlılara nazaran bizi öne çıkaran özelliğimiz “düşünmek”. Düşünmek eylemi soyut ve “duygu” kavramıyla birlikte değerlendirilebiliyor. Hayata bakışlar, yaşam tarzı ve davranış çizgileri her bir insanın çevresinde gördüklerinin aklında yoğurup kendine uygun bir sentez çıkarması şeklinde oluşuyor. Duygu ise ham, soyut bir kavram. Yani duygu ile hareket ederken karar verdiğimiz ortam ve koşullar duyguları da şekillendiriyor. Fanatizm ise bu duyguların dış şartlar ile şekillenebilmesine blok oluşturan, ön koşullanmalarımız olduğundan ötürü, karar sürecinde duygu ve aklın yoğrulmasında ortaya çıkacak olan “makul” kararlar, yerini düşünce çemberinden geçmemiş, ezbere eylemlere bırakıyor.

Fanatizm, bir yandan da toplum güdülü, sınırları yaşanılan ortamla belirlenen, kimi zaman gizlenmek zorunda kalınan bir eylem biçimi de olabilir. Özellikle siyasi ve dinle ilgili konularda fanatizm kavramı uygun ortam bulduğu takdirde sivrileşirken, karşıt görüş veya farklı bir unsurun himayesinde olunan bir ortamda ise törpülenmek zorunda kalınabilir. Örneğin, bir spor müsabakasında rakip taraftarların arasında kalmış bir “fanatik”.

Yahut desteklemediği siyasi bir partinin mitinginde bulunan “fanatik”. Genel olarak bu gibi çevre faktörlerin bariz bir şekilde kişinin aleyhine olduğu durumlarda fanatizm aşırılaşabileceği bir ortam bulamayabilir.

Tam tersinde ise hafif fanatizme meyilli kişi, benzer duygu patlamalarını yaşayan başka fanatikler ile bir aradayken kendisinden beklenmeyecek kadar agresifleşebilir.

TL;DR

Fanatizm üzerine yapmış olduğum bu tanımlar ve tespitler zincirinde, genel olarak fanatizme neden olan faktörleri ve olayın kimyasını anlatmaya, anlatırken kendimde fikirlerimi olgunlaştırmaya çalıştım. Sosyolojinin belki de psikolojinin bir konusu olabilecek bu terim hakkımda, naçizane tanımlarımı yaptım ve fikirlerimi sundum.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.