Bazen Hacklenmek Güzeldir

‘’Leg Godt’’

Danimarka dilinde ‘’İyi Oyna’’ anlamına gelen bu iki kelimenin birleşmesi tarihin en uzun süredir devam eden ve en başarılı oyuncak firmalarından birinin ismini oluşturmaktadır. Evet, konumuz Lego!

Lego’yu sadece bir oyuncak firması olarak adlandırmak belki yaptığı işi basite indirgemek olabilir ama oyuncak ismi bana göre kullanılacak çoğu süslü kelimeden daha çok anlam ifade etmektedir. Lego şirketinin hikâyesi de her türden şirket için çok önemli dersler içermektedir.

Lego, tarihi boyunca birçok iniş çıkış gösterdi. Her ne kadar hem çocukların hem de yetişkinlerin favori oyuncaklarından biri olsa da, firma bundan on yıl önce teknoloji ve internetin gelişmesine boyun eğmek durumunda kalmıştı ve beyaz bayrağı çekmek üzereydi. Fakat birden hiç beklemedikleri bir şey oldu ve firmanın kaderi o günden sonra hızla değişti. Peki, ne olmuştu da bu 100 yıllık firma iflasın eşiğinden gezegenin en çok satan oyuncak firması haline gelmişti?

Hepsi, kenetlenen basit bir tuğla ile başladı

Lego’nun tarihi 1916 yılına kadar gitmektedir. Ole Kirk Christiansen’ın bir marangoz atölyesini satın almasıyla hayata geçen firma ilk olarak tahtadan ev ve süs eşyaları üretiyordu. 1924 yılında çıkan bir yangın tüm atölyeyi yakınca Christiansen daha büyük bir atölye açtı. Fakat şansızlıklar Christiansen’in yakasını bırakmadı çünkü 1932 yılında Büyük Buhran ile her firma gibi Lego da krize giriyor ve neredeyse tüm müşterilerini kaybediyordu.

Ole Kirk Christiansen 1932 yılında bu krizi bir fırsata çevirdi ve yaptığı büyük mobilyaların daha küçük versiyonları yapmaya başladı. Lego’nun ilk oyuncak üretimi de bu şekilde gerçekleşti.

‘’Lego’nun ürettiği ilk oyuncaklardan biri’’

Christiansen 1934 yılında çalışanları arasında firmanın ismi için bir yarışma düzenledi. Seçilen isim bildiğiniz gibi Lego oldu fakat hem Chistiansen’in hem de ekibinin bilmediği bir şey vardı ve firma bunu daha sonraki yıllarda keşfedecekti: Lego Latince’de birleştirmek, bir araya getirmek anlamında da kullanılıyordu. Firmanın kaderi daha isminden belliydi!

Küresel bir oyuncak imparatorluğu doğuyor

İkinci Dünya savaşı her ülke için çok sayıda acı hikâyeyi geride bırakırken Lego için bir fırsatı da beraberinde getiriyordu. Çünkü bu savaşın bitmesi ile Danimarka’ya plastik malzemeler gelmeye başladı. Bunu gören Chistiansen ve oğulları da bu yeni malzemeye yatırım yaparak bir adet plastik enjeksiyon makinası satın aldı. Ardından bildiğimiz Lego tuğlaları üretilmeye başlandı ve Lego hikâyesinin asıl bölümü başlamış oldu.

Temel yapı malzemesi olan klasik tuğlalar 1958’den beri pek fazla değişmedi. Bu nedenle 50 yıl önce alınmış bir Lego parçası bugün aldığınız bir parça ile tam olarak birleştirilebilmektedir. Bu parçalar halen Lego’nun doğum yeri olan Danimarka’nın ufak kasabası Billund’da üretilmektedir. Burada bulunan fabrika Dünya’nın en büyük plastik kalıp fabrikasıdır ve yılda tam 1 milyar Lego tuğlası üretmektedir. Yani sadece iki yıllık tuğla üretimi ile Ay’a kadar yol yapabilirsiniz!

Firma halen aktif olan ilk Legoland Parkı’nı da yine bu kasabada açmıştır ve ilk senesinde tam 625,000 kişi tarafından ziyaret edilmiştir. Firma 1970 ile 1991 yılları arasında ciddi bir büyüme göstermiş ve farklı Lego setleri ile büyük küçük herkesi kendisine çekmeyi başarmıştır. Lego artık bir oyuncak devidir ve karşıdan baktığınızda hiç de devrilecek gibi değildir.

Sektör engeli: Çocuklar büyüyor

Marka bağlılığı yaratmak isteyen şirket için sektörün değişmeyen bir engeli var: Çocuklar büyüyor! Fakat çoğu şirketin sorun gördüğü bu şeyi şirket bir fırsat olarak görüyor ve her yaştan insanı besleyerek müşterilerini yıllarca kendine bağlıyor.

Klasik Lego setlerinin hedefi 5 ile 9 yaş arası çocuklar iken daha büyük olan Duplo setlerin hedefi bizim gibi daha büyük çocuklardır. Her yıl Hollanda’da Dünya’nın en büyük Lego etkinliği gerçekleştirilir ve burada görebileceğiniz devasa yapıların hepsi büyük Lego tutkunları tarafından yapılmıştır. Lego teknik ve robot setleri ise teknolojiyi seven yetişkin Lego severlere hitap ediyor ki bu setler ileride şirket için bir dönüm noktası oluşturacaktır.

Lego 1991’den sonra ciddi anlamda bir gerileme sürecine girdi ve bir sonraki yıl şirketin karı düşmeye başladı. Düşüşü durduramayan şirket 1998 yılında ilk kez zarar açıkladı. Şirketi, 1999 yılında ilk kez çıkardığı lisanlı Star Wars Lego karakterleri de kurtaramadı ve tarih 2004 yılını gösterdiğinde şirketin zararı 174 milyon sterline kadar çıktı.

Lego artık iflas etme üzereydi.

Daha iyisini yapabilirsiniz

Firmanın bu duruma düşmesinin en önemli sebeplerinden biri 90’larda oyuncak piyasalarının ve çocukların oyun davranışlarının çok değişmesidir. Video oyunlarının popülerliğinin artması Lego’yu 11 yıl üst üste zarar ettirdi. Şirket bu duruma çok farklı yollarla tepki verdi ve çok yanlışlar yaptı. Hatta kendi ‘’core product’’ ürünlerine yani Lego tuğlalarına ve bunlardan oluşturduğu Duplo setlerine sırtını çevirdi. En kötü döneminde sadece iki yılda tam 500 milyon dolar kaybetti.

Sonra sıra dışı bir şey oldu.

Çılgın ve inatçı yetişkin Lego fanatikleri çok satan tek Lego ürünü olan Robot Akıl Fırtınası (Mindstorm) Kitinin şifresini kırdılar. Akıl fırtınası seti yaratıcı fanatiklere hitap ediyor çünkü kendi tasarımlarını hayata geçirebiliyorlar. Bu setlerin kullanıcılarının yarısından fazlası yetişkindir. Çoğu şirket şifre korsanlarını mahkemeye verirken Lego bu kişilere en iyi fikir karşılığında oyuncak verdi

Lego onu en iyi tanıyanlardan, müşterilerinden yardım istiyordu.

Lego, sistemi hackleyen kullanıcıların yazdıkları kodların kendi kodlarından daha iyi olduğunu keşfetti. Bunun üzerine şirket bu korsanları davet edip bunun sebebini sordu. Müşterilerin verdiği cevap hafızalarından hiç silinmedi:

‘’Lego deneyimini seviyoruz ama yaptığınız ürünün olması gerektiği kadar iyi olmadığını düşünüyoruz’’

Bu hamle başarılı oldu ve şirketi iç stratejilerini yeniden düşünmeye sevketti. Lego kendisinin korsanı oldu ve tasarımcıları yeni parçalardan yeni setler oluşturmaya zorladı. Atılan bu adım şirkete milyonlarca dolar olarak geri döndü. Akıl Fırtınası setinin bir sonraki versiyonu 2006 yılında piyasaya sunuldu ve satış rekorları kırdı. Şirket bununla da kalmadı ve klasik setlerdeki her bir ürünü bir yapı tecrübesine yeniden odakladılar. Yani en iyi yaptığı işine tekrar odaklandı ve Lego tuğlalarından insanların daha farklı şeyler yapabilmeleri üzerine çalıştı.

Krizlerden fırsat çıkaran, pes etmeyen ve en önemlisi gerektiğinde müşteriyi karar verme koltuğuna oturtan Lego’dan her şirketin alacağı bazı dersler var.

Ne dersiniz?