İnsan Olmak
Geçenlerde bir arkadaş sordu hangi ülkedensin diye. “Türkiye” dedim. “Aa müslümansın yani!” dedi. Yadırgadım. “İnsanım ben.” dedim. Anlamadı, bir o kadar da o beni yadırgadı. “Ben hem müslümanım, hem hristiyanım, hem budistim. Ben hem Türküm, hem Ermeniyim, hem Rusum. Ben insanım arkadaş, sadece insanım.”
Türkiyeliyim dediysem de orada doğdum, orada büyüdüm. Ben namazlarımı kılarım mesela. Cumaları camiye de giderim bakarsan. Ama hem de pazarları kilisede olurum. Havra’da dua da ederim.
Türkiye’de domuz yemem saygı duyarım, Hindistan’da da inek yemem mesela. Diyorum ya insanım ben.
Ben tavşan da yemem domuz yemediğim gibi. Çünkü yemiyor Aleviler tavşan, neden zorlayayım ki tavşan diye etrafımda varken tonla yiyecek?
İnsanım ben, saygım sonsuz olmalı değil mi herkese? Yok yok daha da ötesi, ben herkes olmalı değil miyim bir yerde?
Öyle de bir durum işte. Olamıyorum artık sadece müslüman. Tartışma çıkıyor bazen çevremde, bir hristiyan ve müslüman arasında. Haklı hangisiyse onunla oluyorum. Savunamıyorum haksızsa Müslüman’ı. Susamıyorum haksızlık karşısında her şeye rağmen. Sadece insan oluyorum..
Budistle budist oluyorum mesela. Buda’nın 4 temel öğretisinden konuşuyoruz saatlerce. Anlıyoruz birbirimizi. Dinimiz, dilimiz, ırkımız değil sadece insanlığımız konuşuyor.
Kürtlere denk geliyorum bazen, Kürt oluyorum onlarla. Onlarla ağlıyorum, onlarla sinirleniyorum. Sadece insan oluyorum. Öyle dolular ki onlar da. Kimse dinlememiş çünkü onları yıllarca. Ezilmişler, baskılanmışlar ve dinlenmemişler.. Dinliyorum onları, anlamak istiyorum her hissettiklerini. Aslında sadece insan olmak istiyorum ben.
Öyle çok insan tanıdım ki her ülkeden, her kültürden, her dilden… Müslüman, Afrikalı, Hindu, Avrupalı, Ateist, Türk, Ermeni, Rus… Artık kayboldu bende kimlikler. Sormuyorum artık insanların ülkelerini, ırklarını. İsimlerini soruyorum sadece. Bu etiket yetiyor insanları tanımaya, aslında insan olmak yetiyor iletişim kurmaya.
Fark ediyorum zamanla, öğrenememiş aslında asıl öğrenmemiz gerekenleri. İnsan anatomisini öğretmişler bize insanın ne olduğunu öğretmek yerine. Temeli olmadan bina örmeye çalışmışlar yıllarca insanlık üzerinde. Olmamış, yıkıntıyla dolmuş bu yüzden her taraf. Molozlarla dolmuş insanlığımız, koskoca metropoller kurmamız gerekirken. Ve unutulmuş artık insan ne demek.
Dünyalı olmayı öğreniyorum kendimce, yıllardır üzerime yapışan etiketlerden kurtulmanın yolunu arıyorum. Bulabildim mi? Aslında evet, ama henüz geçerli bir etiket değil günümüzde: DÜNYALI. Aslında her birimizin üzerinde olması gereken tek etiket, gel gör ki geçerliliği yok yüzyılımızda. Ama inanıyorum ki bir gün olacak. Bir gün dinler, diller, ırklar değil insanlık; insanlığımız kazanacak.
