Neden herhangi bir müzik aleti çalamıyorum?

Küçüktüm. Henüz okula gitmiyordum. Köye gitmek üzere İstanbul’dan yola çıktık. Akyazı’ya geldiğimizde köye giden otobüsü beklerken annemle şöyle bir gezdik ve ben oyuncak bir gitar istedim. Aldı annem. Pembeli beyazlı, misina telleri olan bir gitar. Nasıl mutluydum! Kendimi müthiş bir şeyler çalacağıma inandırmıştım, çok heyecanlıydım ve herkese bir gitarım olduğunu göstermek istiyordum. Otobüse bindik. Çarşaflı bir teyzenin yanına oturdum, sanırım otobüs boştu henüz. Yanımdaki teyze ilk gören kişiydi beni, başarmıştım işte, birileri beni gitarımla görmüştü! Müzisyen olmama çok az kalmıştı. Ne güzelmiş o öyle diyecekti. Çok mu seviyorsun sen müziği diyecekti. Döndü, bana baktı ve şöyle dedi: “Şeytan aleti bu, at bunu.” Ve gitarla ilgili şu anda hatırlamadığım bir kıssa anlattı. Hiçbir şey diyemedim, taş kesildim sanki. Eğer büyük biri olsaydım başımdan aşağı kaynar sular döküldü diyerek tarif edebilirdim belki ama o zamanlar sadece sobanın yanında, kırmızı leğenin içinde yıkanırken olan bir şeydi bu benim için. Büyük bir hayal kırıklığı, kötü bir şey yapıyormuşum hissinin yoğunluğu… Oysa ben sadece çocuk olmak ve çocukça bir hayal kurmak istemiştim. Neden izin vermediniz?