Bir yazılımcı motivasyonunu nasıl sağlar?

Gürkan Biçer
Mar 9 · 4 min read
Photo by Josiah Gardner on Unsplash

Motivasyon aslında 350–400 kelime ile ifade edilemeyecek kadar derin bir konudur. Fakat, ben bir araştırmacı, bir konuşmacı veya bir bilimsel makale yazarı değilim. Peki, bu 350–400 kelime de size anlatmaya çalışmak istediğim konu da nedir?


Motivasyonlu olmak, motivasyondan alınan verimi yükseltmek için doğru rota belirlemek ve farkındalık; aslında bu konular insandan insana, iş hayatından gündelik yaşama, koşullara ve zamana göre değişmektedir.

Bu durumda, insanların motive olma durumları ve bu durumdan aldıkları verimler; koşullara göre değişmekte ve insandan insana farklılık göstermekte ise, sabit bir yapılacaklar listesi sizce de sonucu verimsiz hale getirmez mi?


Farkında olduğum kadarı ile motivasyonumun ana hatlarını oluşturan mottolar;

Zor yolu seç

Ben, ilk programlamaya başladığım zamanlarda istemsiz olarak bir yöntem uygulamıştım. Sonraları işe yaradığını fark ettiğimde bunu bir stratejiye dönüştürdüm. Çok kısa süreli olsa da önemli bir katkısı olmuştu.

14–15 yaşlarımda çalışmakta olduğum bir firmaya, o anki bilgi ve tecrübemle bir HTML, CSS ve JS kullanılan hoş bir tasarım yaparak web sitelerini yapmıştım.

500'e yakın ürünü vardı ve herhangi bir zamanda yenisi eklenebilir veya herhangi birinin satışı iptal edilebilir, yakın bir zamanda da fiyatları tekrar güncellenebilirdi, sonuçta ürünlerin tanıtıldığı, kartvizitlerde adresi olan bir websiteydi.

Halbuki, o an zaten halihazırda PHP kodlamaya başlamıştım. 6–7 ay daha dişimi sıkıp, bir admin paneli yapabilecek bilgi seviyesine ulaşabilir veya ulaşamasam bile adımlarını atabilirdim. Hiç değilse bile WordPress web sitesi kurabilir, HTML temayı WordPress’e çevirebilirdim.

Zor yolu seçtim ve en fazla ne olabilir ki derken, günlerimi ve aylarımı karşılığını almayacağımı düşündüğüm bir işe adamış oldum, hemde bunu programlama, zor yola oranla uğraştığım zamanın 100 de 1'ini harcayarak yapabileceğimi bildiğim halde. Ancak bitirmem de gerekiyordu. İşi teslim ettim ve kazanımım para değil, sadece ders oldu. O an bu iş benim için uygun değil, programlama da öğrenemem zaten demedim ve aksine gittim. Zor yolu seçmek benim için ileride yapmayı düşündüğüm işin önemini göstermişti.

Bu yöntemin farkına vardığımda hemen hemen her şeyde bu yöntemi kullanmaya başlamıştım. Fakat, bir süre sonra bu benim için vakit kaybı olmaya ve öz değerimi kaybediyormuş gibi hissetmeme sebep oldu. Yeni bir mottoya daha ihtiyacım olduğunu düşünmeye başlamıştım.

Her şeyi kolaylaştır

Tabii, “Zor yolu seç” yöntemi yorucu bir serüven oldu ve programlamanın önemini fark ettikten sonra, yeni bir şey öğrenmem için önümdeki engel olmaya başlamıştı.

Lise yıllarında kendimi geliştirmek için kodları ders defterime yazar, eve gidince de bilgisayarda tekrar yazar ve test ederdim. Bu durum sonraları, Windows’un yeni bir metin belgesi oluşturan Not Defteri uygulamasına, daha sonraları da auto-complete özelliği olan ve pratik metin editörleri kullanımına dönüştü.

Çalışma ortamındaki kolaylıklar ve sürekli yenilenen gelişen çalışma ortamım, beni uzun bir süre yeni bir şeyler öğrenme ve araştırma yolunda teşvik etti. Bu yeni öğrendiğim her şeyi de paylaşmak, bunlar üzerine konuşmak oldukça mutlu ediyordu.

Bu motto ile zamanımın ve beceremin bileşkesi ile elimden geldiğince proje ürettim.

Sabitler lazım

Sürekli değişmek ve değişime ayak uydurma çabası da bir süre sonra yorucu geldi ve artık o da iş motivasyonumu sağlayamaz olmuştu. Sabit bir şeylere ihtiyacım vardı.

Örneğin işi baz alırsak; bir framewok kullanıp, tüm projelerimi aynı yapıda, aynı kurallarla hazırlamaya gayret göstermeye başladım. O zamanlarda ki düşünce yapıma göre kullandığım arayüzler minimal ve benzer yapıda veya aynı olması gerekiyordu. Yazdığım her kodu da mümkün olduğunca test eder, aklımda herhangi bir soru işareti yaratmayacak seviyeye kadar stabil yazar ve mümkün olduğunca da az satır kod yazarak bitirmeye özen gösterirdim.

Gündelik yaşamı baz alırsak; ritüellere sahip olmam gerektiğini düşünüyor ve keyifli bulduğum şeyleri zaman zaman gerçekleştirmek istiyordum. Örneğin haftada bir ya da iki kez dışarı çıkmak, bazen alkol kullanmak, günlük içtiğim kahve sayısını minimuma indirmek, spor yapmak gibi, hafif beslenmek gibi.

Her şey iş değil ve her şey eğlenmek için de değil

Bir süre sonra iç dünyama geri döndüm ve 4–5 senedir koşuşturduğum iş serüvenimi ikinci plana aldım. Tam da ihtiyacım buydu. İlk zamanlar kendimi çalışmıyor gibi hissettim ama bir süre sonra aslına yapmam gereken işi yaptığımı, ekstra kendimi hırpalamayı bırakmam gerektiğini fark ettim, çünkü buna gerek yoktu.

Artık, neyi öğrenmek isteyip istemediğimi sorguluyor ve seçici davranıyordum. Her şey eğlenmek için de değildi. Para kazan, tatil yap; para kazan, gez; para kazan ve bir şeyler elde et. Döngünün dışına çıkmam gerektiğini ve yaptığım işi ne için yaptığımı sorgulamaya, bunun haricinde gerçekten kendim için ne yapıyorum demeye başladım.

Fitili Ateşlemek, Uçurumdan Atlamak, Exception Fırlatmak

Hangisi daha havalı? Ben seçemedim ve her birini bu başlığa yazmayı tercih ettim.

Yazılımcılar biraz daha Sherlock Holmes gibi takılıp detaylarla insanların kulağını okşamayı severler ama iş veya diğer konulardaki motivasyonu sağlama temelleri aslında herkes için sabittir. Zamana göre değişir ve verim oranları doğru rotayı tutturmakla ilgilidir.

İşte bunları bulmanın başlıca soruları;

  • Ne yapmak istiyorum?
  • Ne yapabilirim?
  • Ne zaman başlayabilirim?
  • Belirlediğim zaman, başlamak için doğru bir zaman mı?
  • Engeller neler?
  • Ne kaybederim?
  • Beni şu an yapmaya fişşşekleyen motivasyon cümlesi ne?

Başlık ilginizi şu yönlerden çekmiş olabilir:

  • Bir yazılımcı erkek/kız arkadaşım var, onu daha fazla tanımak istiyorum.
  • Bir yazılımcı çalışanım var, onun daha fazla verimli çalışmasını istiyorum.
  • Bir girişimciyim, bir yazılımcı ile çalışmak istiyorum ve onun kalbine giden yol nereden geçiyor diye araştırırken buldum.
  • Farklı bir sektördeyim, yazılımcılarda nasıl işliyor diye merak ettim.
  • Bizim komşunun oğlu da site mite yapıyor.
  • Bana linkle paylaştın, okumam gerektiğini düşündüm.
  • Güldür güldür izliyordum, ben nereye geldim?

Burada aradığınızı bulduğunuzu sanmıyorum ama bulduğunuz aradığınız şeyden daha faydalı olmuş olabilir, eğer ki farkındaysanız. Bu hayatın dinamiklerinde de var. Bazen bizi fişşşekleyen şeyleri aramak için gözümüzün, belki de zihnimizin içindeki şeyi göremeyip dış kaynaklara odaklanıp, sonrasında da aydınlanıp onlarca zamanımızı boşa harcadığımızı fark ederiz, aslında bu boşa harcanmış bir zaman mıdır? Yoksa, ileride olası harcayacağınız boş zamanları tekrar yaşamamanıza sağlayacak bir deneyim midir?

Buraya kadar okuduysanız ve atlamadıysanız, özel teşekkürlerimi sunuyorum.

Sevgiler

^_^

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade