Afrika bizim neyimiz olur?

Haber10 ÖZEL / Furkan DÜZENLİ
twitter.com/AliyaOsmanzade

Osmanlı’nın Yavuz Sultan Selim ile huzur getirdiği Afrika, 1517–1912 arasında yaklaşık 400 yıl sömürüden uzak barış halini yaşadı. Sonrasında ise Avrupa’nın sömürü düzeni Afrika’yı etkisine aldı. Yeraltı kaynaklarının yanı sıra milli kültür ve değerlerinin de sömürüldüğü Afrika, fakirlik ve yoksunluk içinde yeniden var olma mücadelesi veriyor.

Peki Afrika neden önemli?
Yıllarca talan edilen Kara Kıta’nın aydınlık umutlarından önce Nuri Pakdil’le haberdar olduk. İçimizi yakan ateş, Afrika’daki gönüldaşlarımızın acılarıyla sürekli harlandı. Hemen her umuda ket vurulduğu, sömürüldüğü bu yeni çağda hâlâ anlam taşıyan birkaç değer kaldıysa işte bunlardan bir tanesidir, Afrika.

Osmanlı idaresinde 400 yıl kalan Afrika’da, Türkçe yeni yeni öğrenilirken, Cezayir veya Fas’ta sadece 50 yıl hüküm süren Fransa, bu iki ülkeyi Fransızcanın boyunduruğuna sokmayı bilmiştir. Resmi dil olan Fransızcayı sokakta hemen hemen herkesin ana dili gibi konuşması sıradan bir olay olarak görülür.

Dile hakim olan sömürgeci Avrupa, Afrika’nın insan gücü dahil bütün yer altı ve yerüstü zenginliklerini talan etti. Kara Kıta’nın algısının, “beyaz sömürgeci”dir şeklinde oluşması da kaçınılmazdı.

Makalenin devamı için linke tıklayınız.