­čôů 8 OCAK SALI

Ôć¬ Gen├žlik Ruhu

Toplumlar gen├žlik ruhuyla canl─▒l─▒klar─▒n─▒ korur, onunla geli┼čir ve onunla ihti┼čama ula┼č─▒rlar. Bu ruhu kaybedince de, k─▒lcallar─▒ kesilmi┼č ├ži├žekler gibi p├Ârs├╝r, d├Âk├╝l├╝r ve ayaklar alt─▒nda kal─▒rlar.

Delikanl─▒l─▒k ├ža─č─▒nda ve mektep s─▒ralar─▒nda iken hemen her gen├ž, millete hizmet a┼čk─▒ ve vatan sevgisi gibi duygularla s─▒k s─▒k gerilir; toplumun yaralar─▒n─▒ sarmaktan, bu ├╝lke ve bu ├╝lke insan─▒n─▒ y├╝kseltmekten dem vurur; hissizli─če ve hareketsizli─če ate┼čler p├╝sk├╝r├╝r durur...

Ne var ki, b├Âyle y├╝ksek duygularla ┼čahlanan bu gen├žlerin pek ├žo─ču, bir makam kap─▒p bir memuriyete ge├žtikten sonra, i├žlerindeki bu k─▒v─▒lc─▒mlar yava┼č yava┼č s├Ânmeye y├╝z tutar; ruhlar─▒nda bir k├╝lle┼čme, g├Ân├╝llerinde de bir ├ž├Âlle┼čme ba┼č g├Âsterir. Daha sonra ise, tamamen cisman├« ve beden├« hayat─▒n tesirinde kalan b├Âyle bir gen├ž, o g├╝ne kadar g├Ân├╝lden ba─čl─▒ bulunup toz kondurmad─▒─č─▒ y├╝ksek ideallerinden uzakla┼ča uzakla┼ča tamamen sefil duygular─▒n, pes menfaatlerin zebunu h├óline gelir. Bir kere de o acayip ve ├Âld├╝r├╝c├╝ turnikeye girdi mi, gayri semav├« bir inayet olmazsa, geriye d├Ânmesi b├╝t├╝n b├╝t├╝n imk├óns─▒zla┼č─▒r ve bir zamanlar ate┼č p├╝sk├╝r├╝p durdu─ču ┼čeylerin az├ód kabul etmez k├Âlesi olur ├ž─▒kar. O kadar esirle┼čir ki; vazife ve mesuliyetleriyle al├ókal─▒ bir k─▒s─▒m hususlarda, vicdan─▒n─▒n ihtarlar─▒ndan dahi rahats─▒z olmaya ba┼člar.

Bundan b├Âyle o, b├╝t├╝n d├╝┼č├╝nce kabiliyetlerini elde etti─či mevkii muhafaza ve ├ómirlerinin tevecc├╝h├╝n├╝ kazanma gibi ├žok defa insan ruhunu al├žaltan pes ┼čeylerde kullan─▒r ve b├╝t├╝n b├╝t├╝n sefille┼čir. Bir de elde etti─či makam itibar─▒yla y├╝kselme istidad─▒ g├Âsteriyorsa, art─▒k ba┼čka ┼čeyleri g├Âr├╝p g├Âzetmesi imk├óns─▒zla┼č─▒r ve biricik totemi olan makam─▒n─▒ kaybetmemek i├žin, her t├╝rl├╝ zillete katlan─▒r. ─░cab─▒nda vicdan─▒na ters, iman─▒na muhalif i┼člere girer; fayda umdu─ču herkes kar┼č─▒s─▒nda iki b├╝kl├╝m olur; d├╝n ak dedi─čine bug├╝n kara demeye ba┼člar; bir g├╝n ├Ânce g├Âklere ├ž─▒kard─▒─č─▒ kimseleri, ertesi g├╝n rahatl─▒kla yerin dibine bat─▒rabilir.

Ve hele, onun ba┼čkalar─▒na, ba┼čkalar─▒n─▒n da ona riy├ó ve tabasbuslar─▒, zaten yaralanm─▒┼č ruhunu ve h─▒rpalanm─▒┼č iradesini ├Âylesine sarsar ve darbeler ki; bundan b├Âyle onun hay─▒r ve fazilet ad─▒na bir ┼čey yapmas─▒ m├╝mk├╝n de─čildir. Ne ac─▒d─▒r ki o, dumura u─črayan hissiyat─▒, k├Ârelen zek├ós─▒, ba─članan basiretine ra─čmen, h├ól├ó kendini en iyi d├╝┼č├╝nen, en isabetli kararlar veren, en faydal─▒ i┼čler yapan biri gibi g├Ârme maraz├« ruh haleti i├žindedir!

Bu duruma d├╝┼čm├╝┼č herhangi bir kimseye hatalar─▒n─▒ hat─▒rlatmak ya da ikazda bulunmak olduk├ža zordur. B├Âyle hodbin ruhlar, hata ve yanl─▒┼člar─▒n─▒ g├Âsteren hemen herkese kar┼č─▒ gizli bir kin ve nefret duyduklar─▒ndan ve en b├╝y├╝k yanl─▒┼člar─▒na dahi sevap urbalar─▒ giydirerek kendilerini hakl─▒ g├Ârmeye al─▒┼čt─▒klar─▒ndan kimseden nasihat almak istemezler.

Evet, her insanda bir k─▒s─▒m zaaflar vard─▒r ve bu zaaflar─▒n belli iklim, belli atmosfer, belli ┼čartlar alt─▒nda hortlay─▒p ortaya ├ž─▒kmas─▒ da bir bak─▒ma tabi├«dir.

Ancak, daha ├Ânceden baz─▒ ┼čeyler yaparak, ruhun bu zaaflar girdab─▒nda bo─čulup gitmesini ├Ânlemek de her zaman m├╝mk├╝nd├╝r.

├ľyle zannediyorum ki, her gen├žte, sa─člam bir inan├ž d├╝┼č├╝ncesi, y├╝ksek bir di─čergaml─▒k hissi, s├Ânmez bir millet ve vatan sevgisi uyar─▒labildi─či.. sabah-ak┼čam mukaddes mefk├╗remiz etraf─▒nda ahd ├╝ peymanlarla bir araya gelinebildi─či.. ser├óz├ót g├Ân├╝llerin hayattan k├óm alma arzular─▒na kar┼č─▒ tah┼čidatlar yap─▒l─▒p, izzet ve ┼čeref gibi de─čerler ├╝zerinde duruldu─ču ve mukaddes d├╝┼č├╝ncelerimiz a├ž─▒s─▒ndan ├╝lke ve millete hizmet say─▒lmayan her i┼č ve me┼čgalenin bir abes ve bu t├╝rl├╝ abeslerle me┼čgul olman─▒n da, zaman nimetine kar┼č─▒ affedilmez bir nank├Ârl├╝k oldu─ču kanaati onlar─▒n kafa ve g├Ân├╝llerine yerle┼čtirildi─či ├Âl├ž├╝de gen├žler, kalb├«, ruh├« da─č─▒n─▒kl─▒─ča d├╝┼čmeyecek ve ├Âzlerini koruyacaklard─▒r.

Aksine, makam sevgisi, ┼č├Âhret hissi, hayat endi┼česi ve tamah duygusu gibi insan─▒n i├ž d├╝nyas─▒n─▒ karartan hastal─▒klarla, her g├╝n ├╝mit semam─▒zdaki y─▒ld─▒zlar─▒n kay─▒p kay─▒p gitti─čini g├Ârecek ve i├ž burkuntular─▒yla iki b├╝kl├╝m olaca─č─▒z.

S─▒z─▒nt─▒, Haziran 1986, Cilt 8, Say─▒ 89

­čôÜ HER AYA B─░R PIRLANTA ( HABP )┬á
­čôľ OCAK┬á: Y─░T─░R─░LM─░┼× CENNETE DO─×RU


Ôťő G├╝n├╝n Duas─▒ Ôťő

AllahÔÇÖ─▒m! Nezd-i Ul├╗hiyetinde bir k─▒ymet-i harbiyesi olan ÔÇťdereceÔÇŁlerle bizleri p├óyelendir! ├ľyle ki den├« olan d├╝nyan─▒n her t├╝rl├╝ ÔÇťmertebeÔÇŁlerinden bizleri m├╝sta─čn├« k─▒lacak keyfiyette olsun!

Amin...


­čîů HER G├ťNE 1 S├ťNNET

Efendiler Efendisi ( sallallahu aleyhi ve sellem )┬ád─▒┼čar─▒ ├ž─▒kt─▒─č─▒nda ''Ya Selam'' derdi.