Dünyanın İlk Transı Kim?

Tarihin tozlu sayfalarına bakarken bir şeylerin ilki göze çarpar. İlk olmak, tarihe yön vermek önemlidir. İlk olmak kadar önemli olan bir konuysa tarihin doğru yazılmasıdır. Bu konuda ise doğru kaynaklar, kaynakların sağlamlığı ve diğer kaynaklarla çelişmemesi hatta tutarlı bir sistematiği içermesi de önemlidir.

Neyse, konumuz tarih değil

Geçtiğimiz sene vizyona giren The Danish Girl filmi, ardından çıkan kitabı ve bu ikisinin iddiası; “Tarihin ilk transseksüelinin Lili Elbe olduğu” üzerinedir. Bir ressam ile evli olan Lili, karısının da desteğiyle içindeki kadını ortaya çıkarır ve mutlu hayatın başlangıcını eline alır. Zaman, 1800’lü yılların sonu olduğundan Danimarka’da Lili Elbe’nin varlığının duyulması ve karısıyla lezbiyen bir ilişki yaşaması yoğun tepkilere neden olmuştur. Bunun üzerine Paris’e taşınarak hayatlarını orada devam ettirmeye karar verirler. Lili de böylesi rahat bir ortamda cinsiyet değiştirme ameliyatını yaptırmaya karar verir.

İlk aşamada vajinasını yaptırdıktan sonra ikinci aşamada yumurtalık nakli yaptırmaya karar verir. Çünkü doğum yapmak, çocuk sahibi olmak istiyordur. İkinci ameliyatla vücuduna nakledilen yumurtalıkları vücudunun reddetmesi üzerine üçüncü ameliyatla aldırmak zorunda kalmıştır. İşte tam da bu sırada Lili’nin vücudunda yumurtalık prototipi sayılabilecek bazı dokuların varlığı keşfedilmiştir. Çeşitli yüzde oranlar ve bunların kombinasyonları dahil olmak üzere, erkek ve kadın biyolojisinin ikisini birden taşıyan insanlar interseksüel bireylerdir. Yani Lili Elbe aslında trans değil, interseksti.

Sıra geldi Christine Jorgensen’e

Ünlü aktrist, aktivist, showgirl ve daha fazlası. 1950’li yıllarda doğmuş bir transseksüel. 1945 yılında Dünya Savaşı’ndan döndükten sonra cinsiyet geçiş sürecini başlatmıştı. İlk önce orşiektomi ameliyatı oldu (translar arasında buna conconlarını aldırmak denir). Daha sonra da östrojen aldı ve vajina yaptırdı, yani klasik cinsiyet geçiş sürecinden sonra huzura kavuştu. Bu ameliyatlar sırasında da interseks olduğuna dair hiçbir bulguya rastlanmadı. Yani genotip olarak XY olup da kadın olan biriydi (işte buna transseksüellik deniyor). Bu yüzden dünyanın ilk transının aslında Christine Jorgensenolduğunu söyleyebiliriz.

Peki, neden herkes dünyanın ilk transseksüelinin Lili Elbe olduğunu sanıyor?

Bunun iki sebebi var. İlki, interseks olduğu bulgusunun öne çıkarılmamasından kaynaklıdır. Hem öne çıkmış olsaydı bile trans ve interseks konularında bilinçli insan sayısının hâlâ az olduğu, ikisi arasındaki farkın net olarak bilinmediği aşikârdır. İkinci sebep ise, Lili Elbe’nin Christine Jorgensen’den daha önceki dönemde yaşamış olmasından ileri gelmektedir. Önemli olan tarihin doğru yazılması ise, bu durum bir sosyal sorumluluktur ve gereken herkesin elini taşın altına koyması doğru bir hareket olacaktır.

via: Blogzin
One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.