
Elinde çekirdekle seni izleyenler, sana bakmaktan, takıldığın taşı göremediler. “Neden” takıldığına değil, “senin” takıldığına takıldı akılları ve ders alma fırsatını kaçırdılar. Bırak dedikodunu yapmaya devam etsinler. Önlerinde benzer taşlar var. Seni çekiştirmekle meşgulken onlara takılacaklar. Düşecekler, elbette yeniden kalkacaklar, ama neden takıldıklarını anlayamayacaklar. “Şanssızım” diyecekler, “Senin gibi şanssız olduklarını” söyleyecekler, “Kaybedenlerle arkadaş olmalarının şanssızlık getirdiğini” anlatacaklar… Şans aşağı — şans yukarı derken; aslında bu dünyanın dertlerle ve sıkıntılarla dolu olduğunu ve herkesin kendi payına düşen taşların önünde serili olduğunu ıskalayacaklar. Bir daha düşmemek için “senin gibilerden” uzak durmaya çalışırlarken, bir kere daha düşecekler. Çünkü hala yanlış yere bakıyorlar.
Elbette bir kere kaybettin diye bundan sonra her yaptığın iş başarılı olmayacak. Ama hatalarından ders alıyorsan ve titreyen dizlerine rağmen doğrulabilecek kadar enerjiyi bacaklarına yeniden verebiliyorsan, bu günleri atlatacaksın ve bir daha hiç bir şey aynı olmayacak. Çünkü tökezlediğin şeyi, takıldığın taşı gördün ve öğrendin; bir daha takılmamak için elinden geleni yapacaksın ve emin ol, bir daha aynı yere takılmayacaksın.