حسرة

Kalp hasret dolmuş mihnet içinde,
 Naperva bir ömür koşuşturmacası…
 Gülün harına yürür, hoşbusu varken
 Asan dururken, müşkil telaşesi…
 
 Yarin olduğu her yer hanedir,
 Gurbete yârin sadası çaredir,
 El yüz sürmeye ne hacet,
 Tek kelamı gönlü sermest eder.

Adl-i Teala lütfetmiş seni,
 Kaderde sen, kederde sen,
 Eller bilmezdi fehametini,
 Nefsime zincir, her nefeste sen.
 
 Şemsi, kameri alsa Allah semadan,
 Onulmaz hastalıklar verse bedenime,
 Bülbüller lal olsa dallarda, kara bulutlar konsa arşa,
 Umurumda değil; ben hasretim vuslata.

Şuride başım, biçare gönlüm,
 El insaf, gel söndür bu narı,
 Tut ellerimden, ferman buyur felahı,
 Her geliş gidişinde biraz daha külüm.

Vebali bol cismim Hakk’tan af diler,
 Canım, bir Server’i, bir seni ister,
 Minarelerin mahyasında bir Allah,
 Gönlün mahyasında bir sen!
 
 İstemez tacı, tahtı canım.
 Ne varsa pul ile alınacak alın.
 Seni sevmek olsun cürmüm,
 Seni sevmek olsun servetim…

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.