Sen

Ayı böldüren Sen’sin,
Miraç’ın şiarı Sen’sin,
Eşte, başta, canda, cananda,
Evlatta, torunda, doğada, maddede,
Saymakla bitmez alem içinde alem
Alemlerin Rabb’i birsin.
Cennetin, cehennemin mimarısın,
Gurebanın tabibi Sen’sin,
Onca nimete Kelamullah’ta Sen, biz dersin,

Ademoğlu hep ben ben…
İrticam yolun olsun,
İrticagâhım Sen,
İki elim kurusun dünya malına
Avuçlarım merhametine açılır semaya.
İbrahim’e Kabe’yi kurduran
Musa’ya denizleri yardıran,
İsa’nın elini hastalara derman eden Sen…

Ey Şah’ım, biçareyim
Yetimlerin, öksüzlerin sahibi sen
Dilsizin şakıyan, âmânın gören gönlüsün,
Yorulmuş dizlerim Merve’den Safa’ya koştursun
Çöl ortasında bir tatlı su Sen’sin.
Sözlüyüm Kalu belâ’dan sana
Yüzüm kara çıktı, utancım ne büyük,
Dağıtsın diye verdiğin ellerim naçar
Görsün diye verdiğin gözlerim nerede?

Arı işini eyler, balın tadı Sen’sin
Bülbül sevenlerindir, gülün hoşbusu Sen’sin
Yüz yıllık çınar gövdesi basit bir ameldir,
Kökünü toprağa işleyen Sen’sin.
Sır Sen’de, kudret Sen’de,
Muhammed’i başımıza sultan eden,
Ebubekir’i sadığı, Ali’yi fedaisi kılan Sen…

Benim derdim nefsimdir ya Rabb’im
Derman yine sen yine sen!
Cümle alemin rızkını eksik etmeyen Sen,
Mutlak adaletin tek temsili Sen,
Merhamet dağlarının eteklerinde sızmışım aşkından,
Ne var ki sevabım elde avuçta
Sen affet ya Rabb’i ah bir affetsen!

Like what you read? Give Hakan Gezer a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.