Zamanın Gövde Gösterisi: Beklemek Nedir?

İntizâr, rukba, murakabe, televvüm, mümanat, rakb, rasadi, telaum, temsir, ümmid.

Zamanın insanın zoruna gitmesidir. Henüz olmayan bir şeyin hâlâ olmamasını ve olmayışını izleten zaman makinasıdır. Sebebi yokluk, sonucu kıymet bilmektir. Gül yaprağı yere düşse irkiltir, ne oldu diye bekleştirir. Seveni olmayan ve işin komik tarafı, zamanın izafiyeti, düşünenin mayası, şairin ilhamıdır.

Kafandan saniye saymak, tatmin olmayınca saliseleri denemektir. kendini mezar taşı sandıran, umutlar yedirtip, kederler kusturtan, zıttı olmayan sonsuzluk algısıdır.

Zamanın gövde gösterisidir. Belirsizliğin süresiz hali, aynı anda sevgi ve nefreti, iyi ve kötüyü harmanlayan düşünce, belkilerin çıkış kapısıdır. Umudun anahtarı ve celladıdır.

Karıncaların filmini izleten, dilinin ucundakileri beynine nakşeden, uzun ve kısanın izafi kaldığı, açık pencereden esen rüzgar, bitmeyen soğuk gece, dinmeyen öksürüktür.

Duran ve sadece düşünmeyle gerçekleşen bir eylem olmasına rağmen telaş barındırır. Hastalıklı birşey olması ya da insanı hasta etmesi bundan kaynaklanıyor olsa gerek.

Göz ferlerini söndürür, kalplerin ritmini yavaşlatır, beden ağır gelir, kelimeleri dilinin ucuna hapseder.

Kaybettiren bir yarıştır, ancak; beklemekten vazgeçtiğimiz an, her şeyimiz var demektir.

Ancak! Beklenen geliyorsa güzeldir. Umudu tutar ayakta.

Muhakkak; güzeldir! Ama doğru durakta.

Bekle! Zaman ilaçtır.

Hayır.

Zaman ilaç değil, insan unutkan.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.