İyi Olmak

Ebrâr, ezkiya, lühum, sâlih, kalendermeşrep, zade, behnan, faziletmend, halakat, halûk, leyg, mürha, nikhu, pak-meşreb, nikan sıfatlarını barındıran insanın içgüdüsel olarak yaptığı eylem.

Hiç dikkat ettin mi? Kötü birisi daha çok akılda kalır ve yaptığı en ufak bir iyilik sayesinde ‘özünde iyi bir insan’ düşünceleriyle anılır ve kötü insan için ‘hep kötülük de yapabilirdi, bak iyi tarafları da varmış’ denilirken hayat boyu iyi gelmiş iyi giden insan için “kötü biri olmayı da seçebilirdi” diye bir şey denilmez.

İyi birisi; iyi biri olur, efendi olur ama eş bulamaz. beğenilmez. beğenilse bile aldatılır. İyi olmak yetmez, bir yerde artık kötü olmak gerektiğini düşündürür.

Bu iyi insanlara da söyle biten söz söylenir: “sen çok iyi bir insansın ama…” ve ekseriyetle kaybederler, kazık yerler, her zaman suistimal edilen taraftırlar. Bence iyi olmalarından sonraki en iyi yanları ‘güzel gülmeleridir.’ En kolay yaptıkları şey ise iyi olmalarıdır.

Peki iyi birisi nedir? İyi birisi, kötü olabilme iradesi varken bu iradeyi kötü olmamak için kullanan kişidir. Kötü birisi içinse bu iradeyi hiç kullanmayan kişi diyebiliriz.

Hayat algımız ne garip değil mi? Deveyi diken… atasözünün çuk oturduğu doğuştan gelen bir kişiliğimiz var. İnsanın iyi olması yaradılış varsayılanı iken kötü olması fark edilir. İyinin iyiliği zaten olması gereken iken, kötünün iyiliğine şükredilir.

Kötü bir insan hayatında bir kere zerre kadar iyilik yapsa bu yıllarca konuşulur. Aslında iyi insan olabilecekken hayatın onu kötülüğe sürüklediği avuntularıyla savunulur.

İyi insan sadece iyidir ve onun vasfı odur. Bunun için taktir edilmez. Öldüklerinde ‘iyi insandı’ denilir ve geçilir. Ancak en ufak bir kötülük yaptığında hayatları boyunca bununla anılır. İyi insanın bir kez yaptığı kötülük, kötü birinin yaptığı bir iyilikle kıyaslanınca, kötü kazanır…

Kötünün iyiliğiyle iyinin iyiliğinin sonuçları arasında pek adil davranılmıyor ne yazık ki. Kötü ol, kötü olmak iyidir demiyorum. Her zaman iyi olmak lazım. Yaktığımın dünyası iyiler sayesinde dönüyor. Bozuk saatin günde 2 kez doğru göstermesi gibi kötü kişilerin yaptığı bir iyiliğin tüm kötülüklerini ne yazık ki, ne yazık ki örtüyor ve bizler onları yüceltiyor el üstünde tutuyoruz. (evet 2 kez yazdım) Yapmayalım!

İyilik pragmatik beklentiler için yapılmaz. İyilik; tüm din kitaplarında, toplumsal normlarda, gelenek-göreneklerde insanlığın edinmesi gereken doğru bir vasfı olarak öğretilir. Bu vasfa sahip olunduğunda da bu kadar kötülerin olduğu bir dünyada iyi olmak, iyi kalmak bir meziyettir ve bunu uygulayabilen kişiler aslında takdir görmelilerken böyle bir takdir yoktur. Yani kimse yüceltmez iyi olan kişiyi ama söz konusu kötü kişi olduğunda, o din kitaplarındakilerin, toplumsal normların, inanışların, adetlerin vaadettiklerinin tamamen tersinde ve üstelik büyük bir adaletsizlikle ödüllendirme söz konusudur. Ne yazık ki(x2)!!!

Anlamıyorum bu durumu. Ben, sanırım yaşlandım; yada geri kafalı olmaya başladım. Bilemiyorum.

Biliyor musun? Şu anda bunların hiç biri umrumda değil!