Halkın Kendisi Artvin Ankara Bildirisi

Artvin’de Neler Oldu?
15 Şubat 2016 Pazartesi günü akşam saatlerinde ajanslara “Artvin’de Altın Madeni için Operasyon Hazırlığı” başlıklı bir haber düşmesinin ardından madenin çıkarılacağı Cerattepe’ye çıkış yolu olan Atmaca Mahallesi’ne halk araçlarını çekerek toplanmaya başladı. Vali, Belediye Başkanı, iktidar Milletvekili aranarak bilgi alınmaya çalışıldıysa da Vali’den “Operasyon olacak mı bilemem” karşılığı alındı. Salı günü polis ve jandarmanın yoğun biber gazı kullanımıyla dağıtamadığı halk, Çarşamba akşam saatlerinde takviye ekipler ile dağıtıldı ve yol açıldı.

Yolu açmak için halkla müzakere ederken “Seyahat özgürlüğünü engelleyemezsiniz, kamuya ait yolu açın” diyen polis, şirkete ait iş makineleri barikatları yıkıp Cerattepe’ye ağaç ve çevre katliamı için yönelince yolu kapatıp arkadan yetişmeye çalışan halka, “Yol trafiğe kapanmıştır, buradan geçemezsiniz” demiştir.

Şirket, böyle güzel polis, 28 kayıplı günden uygun zaman bulamazdı

Bu nasıl bir polistir ki, halkın içinden çıkar ve tüm bir kentin on binlerle direndiği bir konuda, “Bu milletin a…na koyacağız” diyebilen bir kendini bilmezin, Mehmet Cengiz’in yolunu açar, halkın önünü keser?

Bu nasıl bir iştir ki, 25 yıllık Artvin’e altın madeni açma girişimi ve halk direnişini kırmak için Türkiye istihbarat tarihine en kara gün olarak geçecek bir gün olan, 28 yurttaşımızı kendi can evimizde, Ankaramız’da teröre kurban verdiğimiz gün seçilebilir. Yoksa bu tarih sermaye çıkarları ve karanlık planlar için tüm halkını ve evlatlarını satma günü olarak mı tarihe geçecektir?

Artvin için Cerattepe neyse, İzmir için Efemçukuru odur

Artvin — Cerattepe 20 km’dir, muhtemelen biliyorsunuz. Peki Alsancak ile Efemçukuru arasının da kuş uçuşu 20 km olduğunu biliyor musunuz? Mahkeme’nin Nisan 2015’te bilirkişi raporuna dayanarak, Yunasintan’da altın madenleri kapatılan Kanadalı Eldorado Gold’un yerli taşeronu Türpag Şirketi’nin İzmir’in içme suyunu, yeraltı sularını zehirlediğini belirterek Maden’in ruhsatına temel olan ÇED raporunu iptal ettiğini ve madenin buna karşın tam 6 ay ruhsatsız çalıştırıldığını biliyor musunuz?

Evet kanunun ve mahkeme kararlarının arkasından dolanarak yeniden ruhsat aldılar ancak bu İzmir’in her gün biraz daha fazla zehirlenmeye devam etmekte olduğunu Mahkeme’nin onaylamış olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Devlet arkalarında olduktan sonra ben ne yapabilirim?

Güçlü olan şimdilik onlar olabilir ancak haklı olanın biz olduğumuzu her ortamda anlatabilirsiniz. Karınca, Nemrut’un ateşe attığı İbrahim Peygamber’e kafasının üzerinde bir su damlası taşıyormuş. Görenler “Koca ateşi sen mi söndüreceksin” demişler. Karınca “Evet biliyorum benim yardımım İbrahim’i kurtarmayacak ama en azından hangi tarafta olduğum belli olsun” demiş. Siz de tarafınızı seçin. Kâr için yasaları, yeşili, suyu, doğayı hiçe sayanlardan yana mısınız, yoksa sonuna kadar direnen, siyasal iktidarı bu karanlık zihniyetin elinden alıp doğaya, insana saygılı bir yaşamı çocuklarına armağan etmek için kalbinde bir inanç taşıyanlardan yana mı?

Barış Özel / Halkın Kendisi Anlık Gazetesi
 19 Şubat 2016, Cuma


Originally published at halkinkendisi.blogspot.com.tr.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.