Oğuz Güven’i Tutuklayan Yargıçsa Nedim Şener de Gazetecidir

Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven “İlk FETÖ iddianamesini hazırlayan Başsavcı Mustafa Alper’i kamyon biçti” başlığıyla Cumhuriyet gazetesi resmi twitter hesabı üzerinden yayınladığı haber nedeniyle gözaltına alınmıştı.

Dün akşam saatlerinde nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan Güven savunmasında, tweet’in 55 saniye yayında kaldığını, hemen “İlk FETÖ iddianamesini hazırlayan Başsavcı Mustafa Alper kamyon kazasında feci şekilde can verdi” şeklinde düzelttiğini, ayrıca haberin ilk yayınlanan halinde bile başsavcının vefatından duyduğu üzüntüyü dile getirdiğini, duygularını ve ayrıca FETÖ yapılanmasına karşı düşüncelerini de aktardığını açıkça belirtmesine karşın “örgüt propagandası” suçlamasıyla tutuklandı.

Bu durum ilgili yargıcın savunmayı dahi dinlemediğini ya da büyük bir baskı altında karar verdiğini açıkça ortaya koyuyor, önceki bir yazımda “Ne olduğu bilinmez, korkularının kölesi, askıya vicdanını asıp askıdan milletin kara cübbesini alıp utanmadan giymişler” diye nitelendirdiklerimden olduğuna şüphe bırakmıyor.

İşin diğer boyutu ise ilk tweet’i “Sevgili Orhan Erinç büyüğümüz, şu başlığı atan hayvanı Cumhuriyet çatısı altında tutmayın” yorumuyla yeniden yayınlayan Nedim Şener’in önce gazetesinde “Oğuz Güven’i ben mi ihbar ettim?” başlıklı yazı yayınlaması, tutuklama sonrası ise Güven’in haksız tutuklandığı ve sanki böyle bir ikiyüzlülükten, omurgasızlıktan, çelişkenlikten insan olan herkes rahatsız olmazmış gibi “Oğuz Güven’i savunacağım” açıklaması yapması.

Şimdi tartışıyoruz, Nedim Şener gazeteci mi, Oğuz Güven’i bu savunmaya karşın tutuklayan yargıç olabilir mi diye… Peki bu arkadaşların ister amatör, ister profesyonel olsun mesleklerimizi icra ediyor olması bizi, gazetecileri veya yargıçları rahatsız ediyor da, tüm insanlık neden bu zatlardan rahatsız olmuyor, şikayetçi olmuyor?

16 Mayıs 2017, Salı, Bayraklı, İzmir

Barış Özel — Halkın Kendisi