Hayatın Öyle Kolay Kolay Değişmez

Bir kitap okudum hayatım değişti, bir film izledim hayatım değişti gibi cümleler bana doğru gelmiyor, değişme sürecinde sana ilham olan bir kıvılcım olabilirler sadece. İnsanların ufacık şeylere devasa anlam yüklemesine çok şaşırıyorum. Benim hayatımı öyle şeyler değiştirmedi hiç, insan hayatını kayıpların, acıların ve kazıkların değiştirdiğine inanıyorum.

Kaybedince oyun yeniden başlar.

Hayatınızdan biri gidince, bu ölüm veya terk edilme de olabilir, oyun biter. Her şey resetlenir ve yeniden başlamak gerekir. Yeniden kim olduğunu bulmak ve hayata devam etmek için güç aramak. İnsan hayatını başa saran bu acı tecrübeler insanı büyütür, bazen de geri dönülmez bambaşka biri yapar. Bu olaydan sonra yaşam yeniden başlar. Acı da olsa…

Küçük acılar konuşulur ama derin acılar dilsizdir.

Öyle acılar var ki… Bugün “Sana Gül Bahçesi Vadetmedim” kitabını bitirdim, akıl hastanesindeki genç bir kızın hayata karşı takındığı savunma mekanizmasını ve derin acısını onunla beraber yaşadım. Psikolojik rahatsızlıklar kadar büyük bir hastalık olabilir mi? Kendi düşüncelerini kontrol edemeyip, kendi zihnince işkenceye uğratılmak kadar ağır bir travma olabilir mi?

Bir kaza ile birine zarar veren bir insanın yaşadığı vicdan azabına ne demeli? Bu insan nasıl uyuyabilir, nasıl nefes alabilir? Suçluluk duygusuna da çözüm bulunamıyor ki. Ya da engeli olan insanlar; yürüyemeyen, konuşamayan, duyamayan insanlar…

Dostum var Sanma Düş de Gör

Dost kazığını bilir misiniz? Sizi en iyi tanıyan kişi tarafından bıçaklandınız mı? Bu insanın güven kelimesine olan mesafesini derinden etkiler. Benim hayatımı değiştiren şeylerden biri oldu bu, en yakın arkadaşınızın kazığını yiyip bir de onun kin ve nefretine maruz kaldığınızı hayal edebilir misiniz? Onu hiç tanımamayı ve ona hiçbir şeyinizi anlatmamayı tercih ederdiniz. Canınız öyle çok yanar ki, tuzu atan ise dostunuzla olan anılarınız olur. Yazık olmaz mı geçen zamana?

Hayat öyle zor bir kulvar ki. Ben kimsenin hayatının basit olduğunu düşünmüyorum. Kimin hayatının ne ile değiştiğini bilemeyiz. Meşhur bir sözüm var: Neyi Bilmediğimizi Bilmiyoruz. Bu yüzden ön yargıyı kenara bırakıp karşımızdaki insanların gözlerinin içine bakmalıyız.

Hepimiz verdiğimizi kararların sonuçlarını yaşayan varlıklarız ve bizi bunlar yetiştiriyor. Hiç kimse ben olmadan beni anlayamaz ki. Neden bu uğraş? Kendini ifade etme çabası? Bu mümkün değil, biz kimi tam olarak anlıyoruz ki?

Bir film izleyince etkilenebilirim ama hayatımı o değiştirmez. Benim hayatımı ben ve çevrem şekillendiriyoruz. İnsanlar doğar, büyür ve ölürler. Bazılarımız buna inanmaz, doğarak öldüğümüzü düşünürler:) Herkes bir fikre sahip gözükse de fikirler bile değişiyor. Ben insanlara da sözcüklere de güvenmiyorum. Sadece hissettiklerime, yaşarken hissettiklerime güveniyorum. Kalbimi kıran bir şeyin bir kez daha kırmasına müsaade edecek olan ise sadece beynim olabilir. Ah ah...Ah bu ben kendimi nerelere koysam…

https://www.youtube.com/watch?v=4mdxb_eZkR4