Boşuna Aramayın Bulamazsınız!

Her şirketin aradığı bir çalışan profili var. Bir kaç tanesini sıralayacak olursak;

  • Öğrenmeyi seven
  • Minimum 2–3 sene tecrübe
  • Şirketini kendi şirketi gibi görüp kendinden bir şeyler katmak isteyen

Bunlara bir de aranan pozisyona göre bazı gereksinimler ekledikten sonra buyrun size bir iş ilanı. Peki bu şekilde şirketimize gerçekten kaliteli insanlar bulabilir miyiz?

Elbette şanslıysanız bulursunuz. Fakat ben biraz daha risksiz bir yöntemi tercih ediyorum. Örneğin kendi alanımdan örnek vereyim; Yazılımcılar kolay bulunmaz, kolay yetişmez, şirkete de öyle kolay kolay bağlanmaz. Bunu bilen her şirket önceden çalışanlarına yatırımını yapmalı.

Çalışana Yatırım?

Şirketiniz X diliyle yazılımlarını yapıyorsa muhtemelen iş ilanınızda X ilanında projeler yapmış min 2–3 sene tecrübe şartlarını arayacaksınız. Sonra bu yeni alacağınızın çalışanın şirkete uyum gösterebileceği belli değil. Madem öyle neden daha önceden önlemimizi almıyoruz?

Önlemden kastım; Kıdemli yazılımcılarınızın yanlarına liseli, üniversiteli öğrencileri yerleştirmeniz işi öğretmeniz gerekiyor. Zaten bir-iki sene içinde bu öğrencilerden kaliteli olanlar kendilerini belli ederler. Onlara hakettiği değeri verirseniz, pozisyon boşluğunda çalışan aramak zorunda kalmaz ve şirketinizi daha rahat büyütebilirsiniz.

Bir şirketin en önemli değeri çalışanlarıdır. Eğer zamanında bu önlemleri almazsanız, kıdemli çalışanınızı kaybettiğiniz de yeni gelecek olan kıdemli çalışanın alışma süreci şirketinize zarar olarak yansır. Hele de alışamayıp size kolay gelsin derse o zaman zarar ciddi zarar görebilirsiniz.

Zamanında çok emek verdik hepsi gitti..

Yatırım yaptığınız çalışanınızın ne zaman şirketinizden gideceğini bilemezsiniz. Ama elbet bir gün gidebileceğini bilmeniz gerekir. Bu nedenle buna önlem almak gerek diyorum. Yukarıda ki işe alım sürecini oturttuktan sonra giden/gelenler sizi pek de ilgilendirmiyor. Sizin yetiştirdiğiniz o çalışan bu ülkeye farklı bir yerde kaliteli şekilde hizmet verecek bu gurur size yeter. Onu bu ülkeye kazandırdığınız için gurur duyun ve her çalışanınızla yollarınızı güzel bir şekilde ayırın. Emin olun hem şirketiniz hem de sizin için en iyisi budur.

Bilgiyi aktarmaktan korkmayın. Unutmayın birileri aktarmasaydı siz de öğrenemeyecektiniz. Üniversite kalitesini eleştirmekle olmaz bu işler. Tüm öğrenci arkadaşlarımıza sahip çıkmak, yetiştirmek ve bu ülkeye armağan etmek gerekiyor. Bizler bu süreçleri oturtabilirsek yine kazanan biz olacağız. Gün gelecek farklı bir şirketin kıdemli çalışanı size, sizinkisi o firmaya gidecektir. Zararı ancak böyle minimize edebiliriz.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.