Temel Bilimlerin Önemi Üzerine Bir Mütalaa

Lisans eğitimim sırasında 2 dönem Matematik ve Fizik dersi aldım. O zamanlar sayıların sonsuzluğunda gezinmek, yada ekvator düzlemine çubuk dikip aralarındaki mesafeyi hesaplamak ne yalan söyleyim ciddi anlamda zul geliyordu. Bilgisayar bilimleri alanında eğitim veren bir bölümde neden bu ölçüde Matematik ve Fizik eğitimi verildiğini anlayamıyordum. Ki bir çok arkadaşım da benim gibi düşünüyordu.

Aradan çok zaman geçti ve benim bu görüşüm tamamiyle değişti…

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki dünya üzerinde çalışan büyük ve kompleks sistemler çok temel fizik ve matematik kurallarına bağlıdır. Yer çekimi gibi, suyun 100 derecede kaynaması yada iki sayı arasındaki sonsuzluk gibi…

İnternetin güvenliğini sağlayan yapılardan biri olan SSL bile çok temel bir matematik prensibi üzerinde çalışıyor. Çevrim içi bankacılık hizmetleri, internet üzerinden alış veriş yapmak gibi güvenliğin önemli olduğu süreçlerde bilgilerimizin güvenliğini sağlayan SSL, gücünü pi sayısının (3,1415926…) virgülden sonraki sonsuzluğundan alıyor.

Facebook’un kurucusu Marck Zuckerburg eşleşme algoritması üzerinde çalışmasaydı şu an ne kendisinden nede Facebook’dan bahsedemezdik.

El-Harezmi bundan 1400 yıl önce cebir ve algoritmayı bilime kazandırmasaydı, bugün yazılımdan bahsedemiyor olabilirdik.

Şu sıralar popüler olan yapay zeka çalışmalarında bile veri ve istatistik bilimi, kodlama bilmekten çok daha önem arz ediyor. Kod yazabilmek, yada diğer adıyla yazılım geliştirebilmek sadece bir enstrümandır. Nota bilmiyorsanız o enstrümanı kullanamazsınız, kullansanız da icranız bir şeye benzemeyecektir.

Bu örnekler artırılabilir muhakkak. Vurgulamak istediğim şey şudur. Teknolojik gelişmelerin özünde temel bilimler vardır. Buradan hareketle katma değeri yüksek ürünler geliştirebilmek, bilim ve teknoloji alanında dünya ile yarışabilmek için temel bilimler önceliğimiz olmalıdır.

Saygılarımla…