İlk görüşte aşk kitap için de geçerli mi?

Kitap tasarımı meselesindeki tartışma genel olarak kitap kapakları veya iç tasarım (mizanpaj) üzerinden gitse de daha çok kapak üzerinde yoğunlaşır. Keza kapak kitabın okuyucuyla ilk karşılaştığı, bir nevi kitabın kendini ilk gösterdiği “vitrin”dir. Tıpkı aşkta olduğu gibi tasarımda da “ilk izlenim” meselesi önemli olduğu için azami önem verilir kapağa. Fakat esasında kapak tasarımının bir parçası olsa da, içerik ve kapak tasarımından daha önemli olan bir nokta vardır: Kitap sırtı.

Kitap sırtının tasarımı görece daha zor bir iş. Ayrıca kitap sırtının kapağa nazaran daha önemli bir işlevi mevcut. Kitapçı raflarını bir düşünün; bir rafta en az yüz kitap vardır fakat bunlardan sadece seçilmiş üç veya beş tanesi kapaktan görünür, geriye kalan en az doksan kitabın sırtı ile muhatap olursunuz. Aynı şey kişisel kitaplığınız için de geçerli. Hatta fazladan bir ehemmiyet göstermediyseniz eğer, kitaplığınızın görüntüsü neredeyse tamamen kitap sırtlarından oluşur.

Kitap sırtı tasarımı açısından birkaç noktada zorluk ve o zorluklar aşıldığı takdirde de çeşitli imkanlar söz konusudur. Bu noktadaki en temel mesele kitabın kalınlığı. İnce bir kitabın sırt tasarımında tipografik bir seçim haricinde neredeyse yapabileceğiniz pek bir şey yok. İnce sırta ya sadece bir logo koyabilirsiniz, ki logonuzun dikey veya yatay kullanımına göre bu da zaman zaman zor olabilir, ya da seçtiğiniz fontun kitabın inceliğine karşı koyarcasına okunması için çabalayabilirsiniz. Eğer kitap sırtı nispeten kalınsa, yazar ismi ve kitap ismini yatay kullanmak dahil, yazarın resmini de sırta koymak gibi çok çeşitli versiyonlar deneyebilirsiniz. Mesela ansiklopedilerin sırt tasarımında ansiklopedi isimleri yatay yazılmıştır genellikle, fakat kitap için ortalama kalınlıklara genellikle yazar ismi de kitap ismi de yatay yazılır.

Bazı yayınevleri seri kitaplarının sırtlarını, yanyana konulduğunda bir bütün resim oluşturacak şekilde tasarlıyor ve bu kitaplar kitaplığınızda bir tablo veya kitap kapağı gibi bütünlüklü olarak durabiliyor. Artık kütüphanemizde ansiklopediler yer almıyor, Wikipedia o meseleyi tümden kapattı fakat mesela bir tarih dizisi için bu tip sırt tasarımları planlanabildiği gibi, benzer şekilde seri romanlar için de bu tip tasarımlar raflarda gözümüze çarpıyor.

Diğer bir nokta da sırttaki yazıların hangi yönde yazıldığı: Yukarıdan aşağıya doğru mu yoksa aşağıdan yukarıya doğru mu? Belki de hep sizi sinir eden fakat bir türlü ne olduğunu çözemediğiniz bu mesele tasarım açısından önemli bir nokta. Yanyana duran kitapları yukarıdan aşağıda doğru okunacak şekilde ve yayınevi logosu aşağıya gelecek şekilde dizdiğinizde bir teslik oluyor, bazı yayınevlerinin logosu yukarıda kalıyor. Mesela kitaplığınızın “siyaset” başlığında hem bir Liberte Yayınları kitabıyla bir İletişim Yayınları kitabı yanyana geldiyse, tam olarak bu dediğim şey söz konusu olacaktır. Simetri hastaları için korkunç bir durum fakat simetri hastalığınız olmasa da, inanın bana, çok can sıkıcı olabiliyor.

Liberte, Can, YKY, Metis, İş Kültür gibi yayınevileri, kitap sırtındaki yazıları yukarıdan aşağıya doğru yazıyorlar; İthaki, İmge, İletişim gibi yayınevleri ise aşağıdan yukarıya doğru yazıyor. Kitap sırtında aşağıdan yukarıya doğru yazan yayınevleri Avrupa ekolünü, yukarıdan aşağı yazanlar ise Amerikan ekolünü tercih ediyor demektir.

İçine düştüğümüz pek çok aşkta, girdiğimiz onca mülakatta da öğrendiğimiz gibi hayatta ilk izlenimler çok önemli. Bir kitap söz konusu olduğunda, zannedilenin aksine, ilk izlenimimiz o kitabın kapağı ile değil sırtı ile oluşuyor. O yüzden kitapçılarda gezerken pek çok kişi başını yatay bir biçimde eğip gözlerini kısmıyor mu?