Sesli Düşünüyorum; Kamuda Bilişim Çalışanları ve Out-Source

Hasan Köroğlu
Feb 25, 2017 · 5 min read

Daha yakın zamana kadar sürdürülen hatta halen devam eden bir işe alım yöntemi var. Allah akıl fikir versin kendisine veya kendilerine (şöyleki; belki bir komisyondan çıkmıştır); Bilişim peronel ilanlarında yer alan ve akıl ve mantık sınırlarını zorlayan bazı işe alım şartları var. Mesela Bilgisayar ile ilgili mühendislik bölümlerinden mezun, şöyle yüksek lisansı olsun, KPSS’den deli puanlar alsın, böyle uçsun böyle kaçsın vs. Sonuç ne oluyor söyliyeyim. Yüksek ihtimal bu vasıflarda birisini bulamıyorlar. Buldukları da muhtemelen sadece diplomadan ve KPSS puanından ibaret oluyor.

Bulamıyorlar ki!

BTK’nın yakın zamanda yayınlanan iş ilanı da bunun ispatı. BTK’nın son ilanında yukarıda bahsi geçen hiçbir şart aranmıyor. Neymiş demek ki; bir işi iyi yapmak için diploma veya KPSS puanı bir kriter değilmiş. Bunu o sığ, saç yetiştirmek için saksı niyetine kullandığı kafalarına soksun birileri.

Peki buldukları nasıl?

Ben kamuda uzun süre outsource olarak çalışmış birisi olarak söyliyeyim; o sayısız diploması olan, yurtdışında master yapmış, kpssden 90 küsür puan almışlar işin başına gelince öylece bakıyorlar. Ne tecrübe var, ne okulda okudukları bilgiler işe yarıyor ne masterda öğrendiklerini uygulayabiliyorlar. Ama öyle demeyin, o bilmemne üniversitesinden bilgisayar mühendisliği mezunu, masterını yüksek lisansını şu üniversitede şu konu üzerine yapmış ve en önemlisi bir sene yememiş içmemiş, kendine vakit ayırmamış, dünyadan arkadaşlarından soyutlamış kendisini, deli gibi KPSS’ye çalışmış, “90 KÜSÜR PUAN” almış. Yaa, sen kimsin ki? Bakayım sana; KPSS sınavına hiç girmemişsin, üniversite desen belki iki yıllık meslek yüksek okulu mezunusun, hadi biraz gayret etmişsin açık öğretimden 4 yıllık mesleğinle alakalı olmayan bir bölüm okumuşsun. Kusura bakma, sen kamuda çalışamazsın.

Senaryomuza kaldığımız yerden devam edelim

“Bizim bilgisayar mühendisi, master yapmış, kpss’den deli puan almış elemanımız”, sistemlerle, yazılımlarla başbaşa kaldı. Sistemler ona bakıyor, o sistemlere bakıyor. Bu sefer bizim süper herşeyi bilen amirimiz devreye giriyor ve ihaleye çıkarak bulunduğu şehirde Bilişim Hizmeti ve Desteği veren firmalardan birisiyle anlaşıyor. O firmalarda “Bizim bilgisayar mühendisi, master yapmış, kpss’den deli puan almış elemanımız” ın yapamadığı işleri “Mühendis olmayan, bırak masterı, 4 yıllık diploması olmayan, kpss’ye girmemiş” elemanını o kuruma göndererek bütün işleri hallediyor. Amir mutlu, Firma para kazandığı için mutlu, Kurum personeli mutlu, çünkü hiçbir iş yapmayarak oturduğu yerden maaş alıyor. Peki bu denklemde kim mutsuz? “Mühendis olmayan, bırak masterı, 4 yıllık diploması olmayan, kpss’ye girmemiş” firma personeli mutsuz. Niye mutsuz? Çünkü bütün işi yapan o, kafa patlatan o, bu bilgi ve tecrübeye ulaşmak için gecesini gündüzüne katan o ama aldığı maaş 3 kuruş.

Söz senden Sayın Bilgisayar Mühendisi

“Bizim bilgisayar mühendisi, master yapmış, kpss’den deli puan almış elemanımız” gibiler ise bu duruma “Hocam, biz o işleri yapmadık ama senelerce okumaktan dirsek çürüttük” diye cevaplıyorlar. Be ey akıl fakiri mahlukat. Şimdi söyleyeceklerim senin bütün dünyanı, üzerine hayatını kurduğun temelleri yıkabilir ama söylemem lazım. Sen bu Türkiye’de birilerinin basiretsizce hazırladığı, insanları doğumundan itibaren bu yola zorunlu olarak soktuğu hayat girdabına kapılmışsın. Ama bir an olsun kafanı kaldırıp “Lan ben ne yapıyorum” dememişsin. Girdaptan kurtulmak için çaba sarfetmemişsin, birilerinin koyduğu kurallara itiraz etmemişsin, kral çıplak dememişsin! Sen ne olmak istediğine karar verememişsin, ne yaparsan mutlu olabileceğini düşünmemişsin, mutlu olmanın sadece daha fazla kariyer ve paradan geçtiğini zannetmişsin veya öyle öğretildi sana. Yaşın 30 olmuş evlenemeyip, halen çoluk çocuğa karışamamışsın. Hala gerçek sorumluluğu üstlenememişsin. Bir eş, bir baba, bir evin reisi olma cesaretini gösterememişsin. Ama olsun senin diplomani yüksek lisansın ve kapı gibi KPSS YDS puanın var. Onlara bakıp bakıp mutlu ol sen. Sonra yalnız kaldığında onlara bakıp bakıp ağlarsın, “ben ne yaptım!” diye.

Sen kimsin?

Ben 2 yıllık bilgisayar programcılığı mezunuyum, 4 yıllık diplomam olsun diye açıköğretim kamu yönetimi diplomam var. Elhamdulillah 26 yaşımda evlendim, 2 tane Allah’ın lütfu çocuğum var. Ne iş mi yapıyorum? “Bizim bilgisayar mühendisi, master yapmış, kpss’den deli puan almış elemanımız” ın yapmaktan aciz olduğu işleri ondan daha fazla maaş alarak yapıp Allah’ıma sonsuz şükürler olsun evime mutlu ve huzurlu gitmeye çalışıyorum. Çocuklarımın boğazından haram lokma geçmesin diye uğraşıyorum. Çalıştığım yere faydalı olmaya çalışıyorum, canım feda vatanımın ve devletimin parası boşa gitmesin diye uğraşıyorum, insanlara faydalı olmaya çalışıyorum, öğreniyorumi öğrendiklerimi öğretmeye çalışıyorum.

Ben ne yaptım?

Kadir İnanır’ın Tatar Ramazan filminde dediği gibi “Ben bu oyunu bozarım!” dedim ve kurallara ve bağnaz fikirlere baş kaldırdım. Çevremin “Bak memur ol, sırtını devlete yasla, düzenli maaşını al, vs.” gibi laflarına aldırış etmedim. İnat ettim KPSS’ye girmedim. Bana hayatımın hiçbir anında faydası olmayacak bilgilerle kafamı dolrumadım. İlk olarak sevdiğim işi yapmam gerektiğini farkettim ve hayatıma o yönde devam ettim. Web yazılım, tasarım, kodlama, sistem, active directory, exchange falan derken bana en yakın, çalışırken zevk aldığım, uğraşırken eğlendiğim bir alanı seçtim ve halen onunla uğraşıyorum. Zevk alarak yaptığım için çalışıyormuşum gibi gelmiyor. İşe giderken Elhamdulillah eğlenmeye gider gibi gidiyorum. Bu zaman zarfında işsiz kaldım, aç kaldım, budala kaldım. Şimdi Microsoft’tan sertifika ve ödülüm var Allah’a şükürler olsun.

Ülkede ve kamuda son durum nedir?

Şöyle; “Bilgisayar ile ilgili mühendislik bölümlerinden mezun, şöyle yüksek lisansı olsun, KPSS’den deli puanlar alsın, YDS de coşsun, böyle uçsun böyle kaçsın” dedikleri kişiler ile başarıya ulaşamayacaklarını geç de olsa anladılar. Ellerinde yetişmiş, bilgi ve tecrübe sahibi yok, o zaman hizmet alımına gidelim dediler. Şu an kamu’da deli gibi outsource ihaleleri var. Bazı firmalar sadece outsource işi yapmaya başladılar. Kamu bilişim anlamında dışarıdan hizmet almaya başladı.

Peki sorunlar ve çözümler neler?

1- Kamuda büyük yerlerde küçük insanlar, küçük yerlerde büyük insanlar var (evet sosyal medyada gördüm bu lafı).
2- Yönetici ve çalışanlarda Liyakat yok.
3- Kamuda doğru birşeyler yapmaya çalışanların kafalarına vuruluyor ve sersemletiliyorlar ki bir daha böyle birşeye kalkışmasınlar. Sen kimsin ki onlardan daha iyi bileceksin? Hiç…
4- Memur olunca birisi, ilk önce azimle çalışmaya başlıyor, diğer çalışmayan memurlar o çalışkan arkadaşımıza işleri yıkmaya başlıyor, bazıları da boş durmayıp “Tribünlere oynama” diye onu eleştiriyor ve çalışma azmi ve aşkını büyük uğraşlarla kırıyor ve sonunda çalışkan ve azimli memurumuz “Ulan deliyle cinsel ilişkiye mi girdim? Herkes yatıyor bir ben çalışıyorum, başardığımda ne bir teşekkür var ne bir teşvik. Öperim bu şakın ızdırabını deyip” uzun yıllar boyunca, mesai saatleri içerisinde boş vakitlerinde çalışan, diğer vakitlerde alışveriş sitelerinde gezen, kitap okkuyan, örgü ören, oyun oynayan, film izleyenler kervanına katılıyor.
5- Ülkemizde bir insanın eğitim hayatı yanlış kurgulanmış. Çocukluğumuzdan üniversiteye kadar sürekli gereksiz bilgiler ezberletilmeye çalışıyor, belki ileride ünlü bir müzisyen, sanatçı, şair, yazar, ressam olacak birisine zorla sinus cosinus öğretiliyor. Belki ileride ünlü bir matematik fizik profesörü olacak birisine şiirlerdeki vezin ölçüsü öğretiliyor. Bu örnekler gider de gider. Mesela ben unutmam sırf inadımdan yazılıda cevap kağıdına sadece isim yazıp bırakırdım. Bu şekilde biyoloji dersinde dönem sonu karneme sıfır gelmişti (Gurur duyuyorum kendimle!). İnsanlar sevdiği meslek için eğitim görmüyor, sadece en fazla para nasıl kazanırım çıkış noktasıyla üniversitede bölüm seçiyor.

Sonuç olarak diyorum ki;

Allah’ım diğer kullarını da sevdiği gibi beni de çok seviyor ki meemur olmamışım (e harfini bilerek uzattım). Ama inşaAllah, Allah izni ve yardımıyla biz bu olumsuzlukları değiştireceğiz. Ben kendimde o gücü hissediyorum.

Yukarıda bahsi geçen tüm olaylar benim hayal dünyamdaki Zapatista ülkesinde gerçekleşiyor. Gerçek olaylarla alakası yoktur.

Kullanılan Kısaltmalar:
KPSS — Koyun Personel Seçme Sınavı
BTK — Bakır Tabak Kurumu
YDS — Yerli Dil Sınavı

Bu yazdıklarımı biraz önce içtiğim kahvenin içine kuvvetle ihtimal bişiler kattılar, ondan bunları yazdım.

Yersen!