Mutsuz Son

Seni kıyıdan köşeden andıran bir kadın görmek
şafakla birlikte sökeceğim demek
Unutamıyor oluşuma şaşırmaya ne gerek
her buğday ten
her sırma saç
her badem göz 
sen demek.
Utanılası bir acizlik bu bendeki…
Kalbinde kalbime zerre sevgi duymayan 
sana, yüreğimi deşip kalemden kanattığım sevda
pişmanlığım, mısralarımı kimsesiz bıraktın.
İki dudağının arasına sığardı aydınlığım
İnatla kapattın, çürüttün kirazları
Yok dahası, vallahi son veryansın
Beni bunların elinde eğreti bıraktın.
Kırgınlık ne haddime
yalnız pişmanım gözyaşların için
Önce öp ve kutsa, sonra martılara at beni
Affedemem deme, bir kadeh şahitliğinde sor kendine
Sen hiç beceremeye beceremeye sevmek istemedin mi?
One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.