Ali Granit’ten Adanmak

Bir sporsever olarak çok fazla spor temalı kitap okuduğumu söyleyemem. Genelde hayal ettiğim kadar tatminkar eserler çıkmıyor karşıma. Ancak Ali Granit’in Adanmak isimli kitabı bu döngüyü kıran, hatta parçalayan bir çalışma olmuş.

Kitaplar konusunda sevdiğim, fikir ve zevklerimizin uyuştuğu kişilerden tavsiye almak hoşuma gidiyor. Adanmak ile de böyle tanıştım.

Ketum, kendisinden çok fazla söz etmeyen, hikayelerini sık paylaşmayan bir babanın oğlu olan Ali Granit üşenmemiş Türk basketbolu, hatta sporunda bir kilometre taşı olan babasının hayatını, Türk basketbol tarihi ile de harmanlayarak bizlere sunmuş.

Ali Granit yaptığı arşiv çalışmasıyla dört bin kadar gazete kupürü toplamış, iki kez Paris’e gidip Fransız gazetelerinin arşivlerinde vakit geçirmiş. Toplam 152 kişiyle yüz yüze görüşerek ortaya çıkardığı dev malzemeyi kaleme alan da Cem Pekdoğru olmuş.

390 sayfalık bir kitabı bu kadar hızlı okuyabileceğimi düşünmezdim. Hani film olacak bir hikayeyi, gerçek adanmışlığı en çıplak haliyle anlatan kitabın benim için en ilgi çeken yanı; bir zamanlar insanların ne kadar kibar, sportmen ve sağduyulu olduklarını hatırlatması oldu.

Türk basketbolu bugün bir yerde ise başta Yalçın Granit olmak üzere, onun gibi bir kaç özverili insan sayesinde olduğunu söylemek mümkün.

Bir zamanlar kapısından döndüğüm Darüşafaka ile ilgili tespit ve anılar ise ayrıca duygulandırdı beni.

Adanmak bir tarih, spor, basketbol almanağı olarak da kabul edilebilir. Ancak bu kitabı okumak için sporsever olmaya gerek yok. Hayatta yaptığınız her hangi bir işi bu adanmışlıkla yapabileceğinizin hikayesi aslında bu…