Yüksek Ökçeleri Çıkarın…

Sanırım ilk okuduğum hikayeydi ‘Yüksek Ökçeler’. Sizler de okudunuz mu bilmiyorum… Zengin, dul ve kısa boylu olan Hatice Hanım evin içinde hep yüksek topuklu terlikler giymektedir. Baş dönmesi ve diğer bazı sağlık sorunları sebebiyle doktoru düz terlik giymesi gerektiğini söyler. Doktorun dediğini yapan Hatice Hanım’ın o güne kadar, evindeki düzeni tıkır tıkır işlerken, birdenbire her çalışanın hırsızlık, düzenbazlık yapmaya, yalan söylemeye başladığını fark eder. Sonradan anlar ki, aslında bundan önce de olaylar farklı değildir, fakat Hatice Hanım’ın yüksek ökçeleri çalışanları onun geldiği konusunda uyarmakta, ona yakalanmalarını engellemektedir. Bunu keşfeden Hatice Hanım gerçeği bilmeyeyim, gerekirse hasta olayım ama huzurum olsun zihniyetiyle yüksek ökçeli terliklerini tekrar giyer.

Bu hikayeyi okuduğumda çocuk olmama rağmen konuyu kendi içimde çok sorgulamış, olayın kahramanının neden bu yolu seçtiğini anlamamıştım. Yıllarca iş hayatında çalışırken, yöneticilik yaptığım yıllarda da aynı durumu tercih edenleri görmüş ve neden kendilerini kandırma yolunu seçtiklerini anlamamışımdır.

Bir konuda yöneticilik, liderlik yapılacaksa ökçelerin sesi olmadan etrafa bakılmalı. Beraber çalışılan kişiler yakınen tanınmalı, doğru kişiler seçilmeli ve doğru kişilerle yola devam edilmeli. Lider, o yokken de aynı şekilde çalışan bir ekip kurabilmişse liderdir.

Hem iş hayatında, hem de ailenizde liderlik yaparken her şeyin yolunda olmasını mı yoksa öyle olduğunu sanmayı mı istersiniz?