Robotlar ve Bankaları

thefinancialbrand.com’da yayınlanan araştırmaya katılan Amerikan bankacılarının %67'si Yapay Zeka’yı maliyetleri düşürmek için kullanacaklarını belirtmişler.

Gerçekten de bankacılıkta yapay zekanın kullanılabileceği alanlarda en çok verilen örnekler; dolandırıcılığın önlenmesi, bilgi güvenliği, yatırım danışmanlığı, chat botlar ve daha akıllı ürün teklifleri şeklinde.

Dikkat edilirse, tüm örnekler yine bankacılığın eski hastalığı olan tek taraflı düşünme yapısını yansıtıyor. Yani bu süper yeni teknolojilerden müşterilere düşen kısım bu kadar.

Aslında, bankalar açısından ne kadar zor da olsa bu örnekler müşterilerin bankalarından uzun zamandır beklediği temel hizmet seviyeleri. Yani müşteriler açısından, bu akıllı özellikleri yapay zekanın mı yoksa o bankanın akıllı çalışanlarının mı sağladığının hiç bir önemi yok.

Bakış açısını değiştirelim. Yapay zeka banka çalışanlarının değil müşterilerin yerine düşünmeye başladığında ne olacak? İşte o zaman gerçek devrim yaşanacak. Şöyle düşünelim: Müşterilerin bir çok yapay zeka asistanı var. Hatta bunlar, uzmanlıkları farklı olmakla birlikte akıl ve hafıza olarak da birbirlerine bağlılar. Bu asistanlar müşterinin yerine tüm bankaların kredi ve mevduat ürünlerini inceliyor, müşterinin nakit akışını da bildiklerinden en uygun kredi ve/veya mevduat/yatırım kararını alıp kendi kendine uygulamaya geçiyor. Yani kredi başvurusunu da bankaya yapay zeka yapıyor.

Bu örnekleri, e-ticaret’e ve tüm dijital hizmetlere uyarlayabiliriz. İşte öyle bir oyuncak müşterilerin gerçekten ilgisini çekecektir. Böyle bir dünyada bankaların yapay zeka kullanıp kullanmaması müşteri açısından hiçbirşey ifade etmeyecek. Bankalar, pazarlama yaparken belki de insanları değil, onların yapay zeka asistanlarını ya da robotlarını etkilemenin yollarını arayacaklar. Hele bankaların da yapay zeka kullanmaya başladıklarını hayal edersek gerçekten çok ilginç bir dünya bizi bekliyor demektir. Hizmeti verenin de alanın da robot olduğu bir dünya.

Üzerinde kafa yordukça hayal gücü, ister istemez yakın zamandaki bilim kurgu filmlerine doğru kayıyor. O yüzden duruyorum.

Bankaların yapay zeka’nın sadece kendilerinin sahip olabileceği bir teknoloji olacağını varsaymayı bırakmaları gerekiyor. Teknoloji öyle bir hızla ilerliyor ki, hayal bile edilemeyecek beceriler, enstrümanlar, çok kısa sürede ve çok ucuza insanların eline geçiyor. Sanırım bankaların asıl üzerinde düşünmesi gereken de bu.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.