ASİL AZMAZ ve ALBAY BURNABY..

Bir gün bir dostum ile Avusturya’nın başkenti Viyana’da gezerken bana bir bina gösterdi ve dediki: Bak bu binayı Avusturya imparatoriçesi sadece Osmanlı topraklarında görev yapması için yetiştirilecek ajanlar için kendi cebinden yaptırmış..Bundan 150–180 yıl önce..

Bir ara bir kitap okudum..”At sırtında Anadolu”..

Bu kitabı yazan ise o dönemin çok özel yetiştirilmiş ingiliz ajanı Albay Fred Burnaby’di..

Albay Burnaby yardımcısı ile 1876'da Anadoluyu, Mezopotomyayı tepeden tırnağa dolaşıp, Osmanlı tebasında azınlıkların demografik yapısını, kültürel özeliklerini ve hassasiyetlerini uzunca bir rapor ile İngiliz yönetimine sunmuş. Bu raporların kırıntıları ile bu kitabı yazmış. Ama Albay Burnaby tarihin çehresini Petrolün varlığını ve lokasyonlarını ilk keşfeden ajan olarak ingiliz istihbaratı için farklı bir önemle yad ediliyor. Bu ajanın başarısı, bu tarihten sonra ingiliz hükümetlerinin istihbarat örgütlerine sonsuz saygı ve iteatine sebep olmuş. O yüzden istihbarat örgütlerini Arabistanlı Lawrence diye bilinen meşhur ingiliz casus Thomas Edward Lawrence ve bir çok ingiliz casus Albay Burnaby’nin (1876) raporlar dökümanları sonucu oluşturulan stratejik operasyonel istihbarat çalışmaları için sahaya sürüldüler. (1890–1915)

İşte bir istihbaratçının fedakar çalışması bir imparatorluğun çöküşünü ve emperyalizmin çağımızın belası olmasını ortaya çıkarmış.

Tarihten ibret almak gerek.

Çok boş işlerle uğraşıyoruz. Çok boş nesiller yetiştirmek için bir birimizle yarışıyoruz. Hatalarımızdan asla ders almıyor ve tekrar edip gidiyoruz.

1930–40 arası sadece Rusya’nın Türkiyede 400'e yakın kayıtlı ajanı olduğunu bilin. 1960–80 arası ABD elçilikleri ve temsilciliklerine baş vuran gönüllü ajan sayısı iki binin üzerinde. O yıllarda ABD’nin Türkiyede faaliyet gösteren kayıtlı resmi ve yerel ajan sayısı 1500'ü geçiyormuş. İngiliz ve batı ülkelerini saymayalım..

Bugün bile yıllara dayalı işgal modellerinin sürdürülebilir politikaları ile istihbaratçı sayısı azımsanmayacak kadar çok. Doksanlı yıllardan sonra teknik istihbarat ağırlık kazandı, Bilgisayar teknolojileri ve İphone telefonlar cebimizde gezdirdiğimiz yüksek paralarla gönüllü ajanlar oldu da insan kaynaklarına doğrudan ihtiyaç azaldı. Bide çağımızın insanları açık istihbarat vermekte oldukça fazla gönüllüler. Mesela almanya, israil vs gibi bir çok ülkede kamu görevlilerinin digital android gelişmiş telefon kullanmaları mevzuatlar gereği yasak.

Yazımı yine bir Viyana hatırası ile kapatayım.

Merzifonlu Kara Mustafa paşanın Viyana sırtlarında savaş otağını kurduğu o meşhur tepede Avusturya yetkililerince ne zaman yazıldığını bilmediğim mermer bir lahit gördüm ve üzerinde şu yazıyordu: “Burda Tarihin en medeni savaşını gerçekleştirdiğimiz Türk komutan ve askerlerine teşekkür ediyoruz”..hatırladığım kadarı ile buna benzer bir şeydi.

Yani Merzifonlu paşa, Viyanayı yakıp yıkmak, kolayca işgal etmek varken o tarihte bile medeni davranmış.

Ecdadımız çok asildi. Onlarla gurur duyun..

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.