Back to the Future #4

İbo
İbo
Nov 5 · 6 min read

Lejyoner, Fransızca Legionnaire, yabancı birliğe ait asker anlamına gelir. Dilimizde ise ya Roma tarihi anlatılırken ya da yurt dışında oynayan futbolcularımızdan bahsederken kullanılıyor. Bu hafta ikinci kullanım şekliyle lejyonerlerimiz gururlandırdı bizi. Çağlar Söyüncü ve Cenk Tosun Premier Lig’de birbirinden önemli gollere imza attılar. Mert Çetin Serie A’da, Ozan Kabak Bundesliga’da ilk kez 11 şansı buldu ve Ozan takımının geri dönüşünü başlatan golü attı. Bundesliga’da ayrıca Kaan Ayhan bir asist yaptı. Fransa’da Yusuf Yazıcı bir asistle haftayı kapattı. İspanya’da bizi gurulandıran haber Enes Ünal’ın golüydü. Bu arada Save the Date #4 yazısını paylaşamadım çünkü cuma gününe yetiştiremedim ama her şey hazırdı. En azından hangi maçları konuşacağımız belli olsun diye outline’ın ekran görüntüsünü paylaşarak neler izlediğimize başlıyorum, keyifli okumalar.

Cuma

  • Galatasaray – Rize

Cimbom her yangından sonra iç sahada maç kazanmaya alıştırdı taraftarını. Epeydir evinde maç kaybetmiyor zaten. Bu maçta ise skora rakibin de etkisi oldu zira beklediğimden de etkisiz oynadı Rize. Galatasaray hem ligin en az atan hem de en az yiyen ekiplerinden. Bu haftadan itibaren şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Galatasaray oyununu geliştirdikçe yediği gol sayısı artacak ama attığı artacak mı orası meçhul. Bende bu izlenimi yaratan ileri üçlü. Galatasaray’ın önündeki maçlarda Adem Büyük ve Falcao’ya çok ihtiyacı var. Tabii Kolombiyalı müsaitse…

  • Dijon – Psg

Neymar, Meunier ve Thiago Silva’dan yoksun, özellikle savunmada rotasyonla başlayan Psg sürpriz bir puan kaybı yaşadı. Bu sevimsiz takımı izleme sebebim olan Mbappe yine golünü attı. Gol ezberi bambaşka seviyede bu çocuğun. Aslında Psg direklere takıldı diyebiliriz. Genel olarak iyi kapanan takımlara karşı sıkıntı yaşayabiliyorlar hatta bunu Galatasaray deplasmanında da gösterdiler. Rakipte bireysel yeteneğini konuşturan Cadiz fişini çekti Paris’in. Keylor Navas da ekstra kötüydü diyebiliriz. Tuchel’in yerinde olsam CL’de görece küçük bir takımla eşleşmek istemezdim.

Cumartesi

  • Konya – Gençler

Geçen hafta Fener karşısında erken geriye düşmelerinin sorun yarattığını konuşmuştuk Konya için, bu hafta da ilk golü atmaları bozdu onları. Oluru nedir bu takımın gerçekten bilmiyorum. 80’e kadar 0–0’ı korumak mı? Böyle zamanlarda soğuyorum Aykut hocadan. Gençler cephesi kısıtlı imkanları tam kullandı yeni hocasıyla. İkinci yarı iyi bir reaksiyon verdiler skora, risk aldılar ve kazandılar 1 puanı. Uzun vadede hala işlerinin zor olduğunu düşünüyorum.

  • Roma – Napoli

Temsilcimiz ile başlayalım, Mert Çetin ilk kez 11’de başladı. Üzülerek belirtmeliyim ki hiç iyi bir başlangıç olmadı zira Napoli’nin tek golünde hatayı o yaptı ve bir de kırmızı kart… Umarım özgüvenini yitirmez. Sezona pek iyi başlayamayan Roma üç hafta üst üste kazandı ve kendini zirve yarışında buldu. Napoli’de düşüş devam ediyor. Meret harika bir maç çıkardı ama yine 2 gol yemeyi başardı takım. Ancelotti hocam, savunma kurgusuyla biraz oynayabilir miyiz antrenmanlarda pls…

  • Antalya – Beşiktaş

Abdullah Avcı, Diaby ve Ljajic’e sahada yer buldu daha da önemlisi pragmatist, sonuca yönelik oyunu oturttu. İlk yarıda farkı daha çok açabilirdi Beşiktaş. Tüm bunları düşünürken ne olduysa ikinci devre kendi oyununa dönmeye çalıştı hoca. Az daha galibiyetten oluyorlardı. Karius’un altını çizmek lazım, iyi bir form yakaldı. Bülent Korkmaz’ın değişiklikleri Antalya’nın oyununa olumlu yansıdı. Bu hocayı neden beğenmiyorlar anlamıyorum. Beşiktaş ve Antalya enteresan puzzlelar bu yıl. Her hafta sürprizlerle dolu maçlarını izliyoruz.

  • Torino – Juventus

Ev sahibi iyi oynadı ve en az 1 puanı hak etmişti fakat Juventus yine sadece saha içi faktörlerine dayanmayan bir galibiyet aldı. Higuain girdiği hemen her maça olumlu etki ediyor bu sezon. Dybala, Ronaldo ve Higuain’i beraber oynatmanın bir yolunu bulabilir mi acaba Sarri? Zira Bernardeschi’den istediğini alabildiğini zannetmiyorum. Torino’da Belotti’yi izlemek büyük keyif umarım geç olmadan transfer yapar kral.

Pazar

  • Atalanta – Cagliari

Pazar gündüz maçında İtalya’daydık, zirve yarışında Inter ve Juve yalnız kaldı kalacak. Cagliari ilk iki hafta kaybettikten sonra 9 maçlık yenilmezlik serisi yakaladı. Atalanta karşısında ilk yarı biraz şanslıydılar, ikinci yarı Atalanta hava hakimiyetini kaybetti hücumda çünkü Ilicic kırmızı yedi. İkinci golü kontradan buldu Cagliari ve Atalanta, Roma ve Napoli’nin ciddi rakibi haline geldi ligde.

  • Crystal Palace – Leicester

Lejyonerlerimizden bahsetmiştik. Potansiyeli en yüksek oyuncularımızdan Çağlar Söyüncü göğsümüzü kabartmaya devam ediyor. Attığı kritik golle bu kilit maçı açmayı başardı. Leicester yine oldukça az pozisyona girdiği maçı iki farkla ve clean sheet ile atlattı. Vardy attı yine golünü. Brendan Rodgers’ı öve öve bitirememeliyiz. Arsenal’le aralarını kopardıkları kesin, Chelsea hala peşlerinde ve asıl umut verici olan City ile çok yakınlar. City haftaya Liverpool ile oynuyor, Leicester’ın rakibi ise Arsenal. İlk 4’e girecekleri bu hafta kesinleşir.

  • Kayseri – Fenerbahçe

Geçen hafta Fenerbahçe’nin iki potansiyel probleminden bahsetmiştik ikisini de gördük bu hafta sahada. Emre’nin yokluğunda ya da geri düştüklerinde ne yapacakları meçhul demiştik. Emre sahadaydı ama sadece fiziken, varoluşsal problemleri vardı… Fazlaca pozisyona giren Fenerbahçe bununla orantılı kontra şansı verdi rakibine. E Kayseri’de de paralar yeni yatmış gafil avladılar sarı lacivertlileri. Ersun Yanal’ın ana planı takdir edilesi fakat oyuna müdahalede hala sıkıntıları var. Sezon sonuna doğru bu durum puan tablosuna yansır muhtemelen.

  • Milan – Lazio

Bu kadar oyuncumuz skor tabelasına katkı yaptıktan sonra Çalhanoğlu’ndan da çok net gol bekliyordum. Olmadı ama fena oynamadı Hakan. Milan’da hücum formasyonu ve varyasyonları arttı ama defanstaki problemleri çözemedi Pioli. Lazio tarafında Immobile takımı taşımaya devam ediyor diyebiliriz. Çok formdalar şu sıralar, Milinkovic Savic’in etkisi büyük. Az önce eksik saydık üçüncülük için Roma ile birlikte Lazio da ciddi aday haline geldi. Kısa vadede fikstürleri kolay, bakalım ne kadar zorlayabilecekler zirveyi.

Pazartesi

  • SPAL – Sampdoria

Ben bu maçı sırf Serie A izliyorum ayağına yazdım ama pişman oldum. Başka bir sebep Sampdoria forveti, Football Manager’da vazgeçilmezim Bonazzoli idi. İki takım düşme hattında ve kalite aramıyordum aslında rekabet arıyordum, aramaz olaydım. İlk devre SPAL ev sahibi olmanın etkisini gösterdi, golü bulamayınca maç kısır mı kısır beraberliğe gidiyordu. Son dakikalarda Sampdoria galibiyeti istediğine önce kendi inandı sonra izleyenleri inandırdı. Golü uzatmalarda Bonazzoli’nin yerine oyuna giren Caprari attı daha canım sıkıldı :d Serie A’dan beklentilerimi bu kadar yükseltmek için biraz erkenmiş sanırım…


Bu hafta en çok İtalya seyrettim haftaya muhtemelen İngiltere ve Süper Lig’e ağırlık veririm çünkü canım yandı bir kere. Okuduğunuz için teşekkür ederim, bir sonraki yazıda görüşmek üzere :)

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade