Verimli çalışmak

İş hayatındaki tecrübelerimiz arttıkça, çalışma yöntemlerimiz de değişmeye başlar. Bazen takdir ettiğiniz insanlardan bir şeyler öğrenirsiniz, bazen de acı tecrübeleriniz yardımcı olur. Geriye yaslanıp ben ne yapıyorum diye, kendimizi sorgulamanın katkısını da küçümsememek gerekir. Ne yapıyorsanız yapın, bir şekilde yöntemleriniz olmalı, zaman içinde değişmeli, gelişmeli, size katkı sağlamalı.

İş listesi tutmayı alışkanlık edinin:
İster dijital ortamda(önerilir), isterseniz de kağıt üzerinde olsun ama mutlaka elinizde bir iş listesi olsun. Bu listeye başka yazılar sıkıştırmayın, karalamayın, listeyi dağınık tutmayın, burada sadece yapmanız gereken işler olsun. Benim zaten aklımda diyen arkadaşlar, aklınızda tutabiliyorsanız bile, bunun için aklınızı yormaya değmez.

İşlerinizi önceliklendirin:
İşlerinizin öncelik sırasını ben söyleyemem ama bir şekilde öncelik vermeniz gerekiyor. İşi bitirmek kaç dakika, hangi arada müsait olursunuz, akşam ya da ertesi sabah yaparsanız ne olur, iş mükemmel mi olmak zorunda vb. soruları kendinize sorun ve listenizin öncelik sırasını belirleyin.

Öncelik sırasına göre ilerleyin:
Her seferinde listenizden bir tane iş seçin ve bitene kadar önceliğiniz bu iş olsun. Birden fazla işe, aynı anda müdahale etmeye çalışmayın, seçtiğiniz iş bitene kadar maillere, molalara vakit ayırmamaya çalışın. İşi tamamladığınızda, mola alabilir, maillerinize bakabilir, gerekiyorsa iş listenizi tekrar güncelleyebilirsiniz.

Kalitesini belirleyin:
Eğer listeniz kalabalık ve genel durumunuz bu şekilde ise, her işi mükemmel yapmak için çaba sarf etmemelisiniz. Mükemmel yapmanız veya geçici çözümler ile geçiştirebileceğiniz işleriniz olacaktır, bunlara dikkat edin. “Mükemmeliyetçi kişilik bozukluğu” diye bir hastalığın var olduğunu unutmayın.

Hata yapmaktan korkmayın:
Hata yapma korkusu, işlerin çok daha yavaş ilerlemesine, sık sık kontrol etmenize neden olur. Tabii ki gerekli özeni, dikkati gösterin ama hataların da hayatımızın bir parçası olduğunu unutmayın.

Sinirli iş yapmayın:
Sinirli bir şekilde iş yapmayın, özellikle de mail göndermekten kaçının. Ortamın gerildiği durumlarda mutlaka kısa molalar ile sakinleşmeye bakın, vereceğiniz cevapları kafanızda çevirin. Aksi takdirde yoğunluk ve stres altında, keskin sirke misali, istenmeyen sonuçlar yaratabilirsiniz.

İş listenizin artması veya değişmesi:
İş yerlerinde bir çok insan, çok işim var diye dolanmaya alışkanlık edinmiştir, bunlardan biri olmamaya gayret gösterin. Bitmeyen iş temposu, aslında olağan bir durumdur, anormal olan ise işlerimizin kolay bir şekilde bitiyor olması. Sonuçta iş listeniz ne kadar artarsa artsın, insansınız ve yapabilecekleriniz kısıtlı, siz mevcut akışınızı devam ettirmeye bakın.

Yardım istemek için ince çizgiyi kaçırmayın:
İş yoğunluğunuzdan dolayı işlerin aksamalara başlaması, bir işi çözebileceğinizi düşünürken beklenmedik sorunlar ile işin yavaş yavaş kötü sona yaklaşması vb. durumlar hepimizin başına gelebilir. Burada biraz dikkatli, ileri görüşlü olmanız gerekiyor. Gerekli konularda, ilgili insanlardan, özellikle de doğru zamanlarda yardım istemelisiniz. İş işten geçtikten sonra yardım istemenizin, kimseye faydası olmayacaktır.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.