Kapıdaki kriz: İdlib

Fotoğraf: Bryan Denton

Reform talepleriyle başlayıp uluslararası güçlerin müdahalesi sonrasında küresel hesaplaşma arenasına dönüşen Suriye’de insani bedel giderek büyüyor. Savaşın şiddeti öylesine kanıksandı ki, yedinci yılın sonunda insani bilanço hakkındaki sayılar dünya kamuoyu için herhangi bir anlam ifade etmeyen verilere dönüştü. Hayatını kaybeden 500 bin, yardıma ihtiyacı olan 13 milyon, sakat kalan 2 milyon, kaybolan 120 bin, ülkesini terk etmek zorunda kalan 5 milyon insan sayısı bunlardan bazıları.

Yeni insani kriz

Son iki yıldır ilan edilen “çatışmasızlık bölgeleri” barış için önemli bir adım gibi görünmüştü. Ancak Esed rejiminin bu bölgelere yönelik saldırıları binlerce sivilin ölümüyle sonuçlandı. Bu çatışmasızlık bölgelerinden sonuncusu İdlib daha büyük bir insani krizle karşı karşıya. Çünkü İdlib 300 binlik yerel nüfusla birlikte ülkenin farklı bölgelerinden “güvenli olduğu” için buraya gelen yaklaşık 3 milyon mülteciye de ev sahipliği yapıyor. Önceki yıllarda gerçekleşen Doğu Guta ve Halep saldırılarında en azından mültecilerin sığınabileceği özgürleştirilmiş yerler vardı. Bu kez mültecilerin böyle bir şansı da bulunmuyor. Olası bir saldırıda birçok insan ikinci defa mülteci durumuna düşeceği gibi, gidecek yerlerinin olmaması da ayrı bir trajedi. Çok dar bir alanda silahlı gruplar ile sivillerin ayrıştırılması mümkün olmadığından olası hava operasyonlarında binlerce sivil zarar görecek. Haddinden fazla kalabalık olan bölgede yaşam koşulları yeni bir saldırıyla daha da kötüleşecek.

Fotoğraf: Antonio Masiello

En büyük mülteci hareketi

3 milyon insanın yaşadığı İdlib’te herhangi bir saldırı sonrasında en az 700 bin kişinin yeniden yollara düşmesi bekleniyor. Bu da savaş boyunca bir seferde gerçekleşen en büyük mülteci hareketi anlamına geliyor. İdlib ile Türkiye arasındaki tek sınır kapısı olan Cilvegözü’nün kapatılma ihtimali ise yardımların girişinin aksaması demek.

İdlib’te temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan çoğu mülteci aile, yeni bir saldırı halinde hayattan iyice kopacak. Bu nedenle başta ekmek, un, çadır olmak üzere temel yaşam desteğinin yapılması kaçınılmaz bir zorunluluk.

Fotoğraf: Samet Köprübaşı

İHH’nın yardımları devam ediyor

Suriye’deki çalışmalarını 10 koordinasyon merkeziyle sürdüren vakfımızın kurduğu 6 konteyner kent ve 27 çadır kentte 150 binden fazla insan yaşıyor. 61 fırın, 30 mutfak ile mültecilere yemek ulaştırılıyor. 35 ücretsiz giyim mağazasıyla mülteciler ihtiyaçlarını karşılıyor. 14 tesisle sağlık hizmeti veriliyor. 1 üniversite, 43 okulda öğrenciler eğitim alıyor. Reyhanlı’da inşa edilen çocuk yaşam merkezinde 990 yetim çocuk kalıyor. Her ay 10 binden fazla yetim çocuğa yardım yapılıyor.

İHH, 2012 ile 2018 yılları arasında Suriyeli mültecilere 360.605.013 Dolar tutarında yardım ulaştırdı. Bu yardımların arasında; Reyhanlı ve Kilis’teki fırınlarda üretilen 135 milyon ekmek, 182 bin ton gıda, 24 milyon adet hazır yemek ve konserve, 16 milyon adet elbise ve ayakkabı, 4 milyon adet ev eşyası ve mutfak gereci, 4.4 milyon adet hijyen ve temizlik ürünü, 8.8 milyon adet ilaç, tıbbi malzeme ve cihaz, 4 milyon adet kitap ve kırtasiye ürünü, 6.5 bin ton yakacak, 1.2 milyon litre yakıt, 17 bin adet çadır, 104 bin adet çadır malzemesi, 392 bin adet inşaat malzemesi yer aldı.

Suriye çalışmalarımıza destek vermek için buradan bağış yapabilirsiniz.

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade