İnsanlar robotlaşırken,robotlar neden insanlaşmasın ?

“insanlar robotlaşırken,robotlar neden insanlaşmasın” diyor Erkan KARADENİZ. Robot Aşkım oyunu üzerine harika bir sohbet ettik onunla.
Oyun,
Sevginin doğal olduğunda zorluğunu,hormonluyken aldatıcı güzelliğini,Türk örf ve adetlerine uyan bir robottan sevgili olur mu ? sorusunun cevabını kendinizden bir şeyler bulacak şekilde farklı bir mizahla anlatıyor.18 Martta Akatlar Kültür Merkezinde !
Ama önce biraz onları tanıyalım derim,buyurun;
Efendim kendilerinden biraz bahsedelim.
Erkan karadeniz Adnan Menderes Üniversitesi Beden eğitimi rekreasyon bölümü mezunu tiyatroya gönlünü bulaştıramayı üniversite zamanlarında karar vermiş,Aydın’dan İstanbul’a uzanan harika bir tiyatro macerası var. Şimdide “Robot Aşkım” oyununun yazarı ve oyuncusu olarak karışımıza geçiyor..
Öncelikle kendinden biraz bahseder misin Erkan ?
- 9 yıldır tiyatronun içindeyim,aktif bir şekilde yazıyor ve oynuyorum. Üniversitede okurken bir üst sınıfta ki arkadaşlarımızın oyununu izledikten sonra aslında bu işi bende yapmak istiyorum ve tiyatronun tozuna bulanmak istiyorum dedim… Sonra üniversiteden mezun olmadan çalışmalara başladım.
- Peki beden eğitimi okurken tiyatroya geçmeyi ve onunla uğraşmaya nasıl karar verdin şuan sadece tiyatro ile ilgileniyorsun diye biliyorum, doğru mu ?
- Evet,şuan sadece tiyatro ile ilgileniyorum,açıkçası bir anda oldu her şey ben düğünlerde bile oynamayan bir insanım bu deli cesareti oldu. Arkadaşlarımın oyununu izlerken ben de orada olmak istiyorum dedim ve asıl amacım bir derdim var onu anlatmak istiyordumdu… Daha sonra “Finitolar” tiyatro ekibini kurduk zaten..
- Evet,biraz Finitolar hakkında bilgi verir misin bize ?
- Finitolar tiyato ekibini üniversite zamanımızda kurduk,geniş kitlelere ulaşmak istiyorduk artık,hala ağırlıklı olarak iskeleti aynı olan arkadaşlarımızla yola devam ediyoruz tabi ki ayrılan arkadaşlarımız oldu.Üniversite de oyunlar yapmaya başladığımız zamanlarda bir yandan iyi tepkiler alınca aslında ortaya çıktı Finitolar,çünkü artık bağımsız bir ekip olmak istiyorduk daha sonra salonlar kiralayıp oyunlarımızı oynamaya başladık ve de ünlü isimleri oyunlarımıza davet ettik derken iyi bir yol izlemeye başlamıştık tabi kendimizi o zamanlar daha da geliştirmek istiyorduk ve hala da o istek deyiz.
- Peki nasıl devam etti,”Finitolar” için macera ?
- Finitolar’ı ilk oluşturduğumuz da yaptığımız işi herkes tanısın bilsin istiyordum açıkçası,nasıl olacak arkadaşlar falan diyorlardı çünkü elimizde eski ve pixeli düşük telefonlarla videolar çekmeye çalışan bir ekiptik. Daha sonra hırdavatçıdan sprey boyalar alıp bütün Aydın duvarlarına “Finitolar” yazıp kendi reklamımızı kendimiz yapmak istiyorduk. Ve bunu da gerçekleştirdik (Gülüyor)
Bayağı Aydın krokisini çıkartıp önümüze koyduk iste şu mahalleye gideceğiz ve şu duvara yazacağız diye planlar yapmaya başladık,gece geç saatlerde operasyon başladı.(Gülüyor) En başlarda büyük bir heyecan korku vardı çünkü duvar boyamak illegal bir iş, korkuyorduk ama ilk iki üç duvardan sonra “Finitolar” yazısının i harfinde ki noktayı kalp yapmalar başladı… E biraz öz güvenimiz arttı.Sonra bir tane duvar vardı Aydın’da çok kalabalık insanların geçtiği bir yer,güzel bir duvar ve o duvara yazdık sonra iki tane polis arabası bizim yanımızdan geçti inanılmaz siren sesleri falan bizde telaşlandık açıkçası ne oldu diye.
- Siz o sırada hala kendinizden şüphelenmiyorsunuz galiba ?
- Evet evet biz başka bir olay var sandık,olayın asıl kahramanlarının biz olduğu aklımıza gelmedi,daha sonra polis arabası önümüzde durdu. Zaten bizi daha önceden şikayet etmişler,eşgallerimiz polise verilmiş onlarda zaten bizi arıyorlarmış,bu arada tüm anonslarda “Finitolar” geçmiş ben ilk hedefime ulaştım işte bu arada (Gülüyor) polislerle orada bir münasebetimiz oldu haliyle,bir de seçim zamanıymış yani “Finitolar”ın reklamını yapalım derken illegal suçlardan içeri girecektik,daha sonra polisler kimsiniz nesiniz diye sordular tabi bizde o korku ile “Finitolar”ı halısaha ekibiyiz biz diye tanıttık şimdi anlatsam polisler bu sefer saçmaladığımızı zannedecekler çünkü amacımız “Finitolar” ve duyurmak istiyoruz o yüzden bunu yaptık demek saçma bir neden tabi ki. E haliyle kızdılar ettiler,bunun yasal bir cezası olduğunu söylediler,ailenize haber vereceğiz dediler tabi ben o gece üç gün yaşlandım. Asıl komik olan duvarına yazı yazdığımız yer özel bir işletmeye aitmiş ve polisler buranın sahibini arayacaklarını ve o şikayeçi olmazsa bırakacaklarını söylediler, e saat üç… İşletme sahibini aradılar yatağından kalkıp geldi tabi ben ve arkadaşlarım o sırada sürekli dualar ediyoruz. Neyse işletme sahibi geldi sağ olsun anlayışla karşıladı biraz da öğüt verip yolladılar bizi. (Gülüyor) Tabi üç arkadaş evlerimize gidesiye kadar kimse kimse ile konuşmadık,hayatımın belkide en zor gecelerinden biriydi…
- Harika bir hikayeniz varmış aslında çok eğlenceli,peki Aydından ayrılıp İstanbul’a nasıl geldiniz sizi ilk yetenek sizsiniz programı ile tanıdık çünkü.
- Evet Aydında ki maceramızı atlattıktan sonra tabi ki bu süreçte bir çok etkinlikte bulunduk,Aydın’da altı tane kısa film çektik derken artık sesimizi tüm Türkiye’ye duyurmak istiyorduk,Yetenek sizsiniz programına katılmak fikride buradan çıktı,ilk tur bizim için biraz zorlu geçti ama ikinci tur da “öğrenci evi” skeci ile güzel beğeniler aldık ve finale kadar “öğrenci evi” skecinin devamını getirdik ve finale de yarıştık sonra bununla birlikte küçük turnelerimiz oldu.Haliyle kendimizi az da olsa kanıtlamış olduk. Güzel bir süreç oldu bizim için.
- Peki, “Yetenek sizsiniz” den sonra ne oldu neler değişti hayatlarınızda ?
- Biraz Aydın macerası tamamen artık İstanbul macerasına döndü,işin asıl mutfağının burada olduğunu anladık,bu yüzden İstanbul’a taşınma süreci oldu.Sonra Tv 8 de Akademi Türkiye de kendimizi daha fazla kanıtladık ve geliştirdik. Akademi Türkiye’den sonra bir çok projeden döndük fakat ekibimiz de Tuğçe Karabayır’da var Komedi Türkiye’nin birincisi oldu harika bir sevinç oldu bizim için. Ve Tuğçe çok iyi gidiyor şuan 3G show da artık BKM oyuncusu oldu tabi bunlar güzel şeyler.
- Evet ondan da bahsetmek istiyorum Tuğçe Karabayır ile Komedi Türkiye den öncede arkadaştınız değil mi ?
- Tabi ki Tuğçe en baştan beri bizimle olan arkadaşımız Finitoların da Bayan Finito oyuncusu (Gülüyor) Aydından buraya olan tüm maceramızın içinde o da var tabi ki anlattığım tüm bu süreçleri hep beraber yaşadık şimdi de BKM oyuncusu olması ve öncesinde Komedi Türkiye birincisi olması süreçlerini hep beraber atlattık aynı zamanda da şuan gösterimde olan “Robot Aşkım” oyunumuzda da benim aşık olduğum bayan robot Boyoz karakteri.
- Evet “Robot Aşkım” hakkında da biraz bilgi verir misin bize ?
- Ben biraz fantastik şeyleri severim,iki perdelik bir komedi oyunu bu oyun. Türkler olarak biz gerçekten komik bir milletiz,bunu bir çok sosyal medya ortamlarında görebiliyoruz,ufacık güncel olan bir konudan binlerce espri üretebiliyoruz. Açıkçası bu kadar komik bir milletin robotu nasıl olur diye düşündüm,bizim kendi örf adetlerimiz ailelerimiz komiktir yani,ben de bizde olan içimizde yer alan komik yanları robota yükledim. Türklerin icat ettiği ilk robot.
İsmi de Boyoz…
Ve kadın bir robot çünkü biraz da aşkı konuşmak istiyorum oyunda. Boyoz oyunumuzda aslında çok çeşitli maceralara yol açıyor çünkü sosyal medya sayesinde bizde uç noktalara geldik ve aslında bizde robotlaştık,oyunda da bu robotlaşmadan en çok şikayet eden ben oyunda evime robot getiriyorum. Sevgilisinden yeni ayrılmış ve onu olduğu gibi kabul etmemiş bir Erkan karakteri var orada,ve evine bir robot gelince ve kumandası da Erkan’nın eline geçince değişik şeyler oluyor aslında tabi ki sonunda eski sevgilisine mi dönecek yoksa robotla mı hayatına devam edecek onun cevabı oyunumuzda.
( Gülüyor)
Ve röportajımız bitiyor açıkçası harika keyif aldığımız ve iki kıta arası olarak ilk ropörtajımız oldu,ben oyunu izledim ama sorunun cevabını sizlere bırakmak istiyorum. Gidin izleyin robotlaşlıyor muyuz yoksa robotlara mı aşık oluyoruz sizde kendinizce bir yorum getirin derim. Robot Aşkım,18 martta Akatlar kültür Merkezinde sahneye çıkacak en yakın tarih olarak,E gidince azıcık dedikodusunu yapalım.