”Vegan değilim ama ben de veganlara ve vegan kültüre saygı duyuyorum.”

Özellikle liberal görüşlerin ya da sol görüşlerin hakim olduğu navegan ortamlarda veganlar bu cümleleri sık sık duyar. Fakat bu cümleler tamamıyla yanlıştır ve veganlıkla ilgili en temel unsurun yanlış anlaşılıyor olduğunu göstermektedir.

Veganlık, dışında durup da saygı duyulacak bir altkültür, bir inanç grubu, bir kültürel kimlik ya da bir fikir akımı değildir.Veganlık, hayvanları kullanılacak birer eşya olarak görmemek anlamına gelmektedir. Veganlık, en basit ifadesiyle, insan harici hayvanların temel haklarını tanımak ve bu hakları istismar etmemektir.

Buna bir isim takıyor olmamız, ‘vegan olmak’ ya da ‘veganlık’ gibi bir ismin olması sizi yanıltmasın. Bu bir inanç, kimlik ya da altkültür değil, bu hepimizin yükümlülüğü. Hepimiz hayvanların temel haklarını ihlal etmemekle yükümlüyüz. Hepimiz vegan olmalıyız.

Toplumun %99’unun, belki daha da fazlasının insan harici hayvanların haklarını sistematik olarak ihlal ettiği bir tarihsel koşulda, bu hakları tanıyanların bir kavram ortaya atmaları, kendilerini vegan ve bu yaşam biçimini veganlık olarak adlandırıyor olmaları, bu konuda kafanızı karıştırmamalı.

Vegan olmak, bir cemaate, bir külte, bir inanç grubuna, ya da bir altkültür çevresine katılmak anlamına gelmez.

Vegan olduğunuzu beyan etmek, hayvanların temel haklarını tanıdığınızı; hayatınızı ve alışkanlıklarınızı bu hakları ihlal etmeyecek biçimde düzenlediğinizi beyan etmektir.

Saygı duymanızın beklendiği bir ‘vegan kültür’ yok. Saygı duyulması ve ihlal edilmemesi gereken, insan harici hayvanların temel hakları. Bunu yapmanın yoluysa vegan olmak, hayatımızı bu ihlalin bulunmadığı biçimde düzenlemektir.

Hak ihlaline, şiddete ve istismara daha fazla dahil olmamaya hemen şimdi karar verebilir, bugün vegan olabilirsiniz.

Bunu beğen:

Beğen Yükleniyor…


Originally published at ilgablog.wordpress.com on July 10, 2015.