Kafalar Acıyor

ilkay barboros
Jul 30, 2017 · 4 min read

Kronik travmatik ensefalopati (yazının kalanında kendisinden C.T.E olarak bahsedeceğiz), uzun süreli travmalar sonucunda beyin dokusunda bozulmaların meydana geldiği ciddi bir hastalık. Hastalığı keşfeden Doktor Bennet Omalu’nun başından geçenleri 2015 yapımı Concussions filminde izlemiştik.

Omalu’nun keşif hikayesi ise kısaca şöyle; Pittsburgh Steelers takımının efsanevi futbolcularından olan, dört Super Bowl yüzüğü sahibi Mike Webster 2002 yılında kalp krizinden ölür. Ancak emekli olduktan sonra, ölümüne kadar Amnezi (hafıza kaybı), Demans (bunama) ve Depresyon belirtileri göstermektedir. Bunların yarattığı sorunlar ile uğraşırken madde bağımlılığı baş gösterir ve Webster intihara meyilli bir insana dönüşür. Böylesine sevilen bir adamın düştüğü bu hal içler acısıdır ve ani ölümü bir çok kişinin dikkatini çekmeye yetmiştir. Bennet Omalu, işte bu efsanenin otopsisini yapan bir doktordur. Omalu, otopsi esnasında Webster’ın beynini incelemiş ve son derece normal ve hasarsız gözüken beyinde Webster kendi imkanlarıyla normal otopsi testlerinden farklı testler uygulayarak Webster’a Dementia Pugilistica teşhisini koyar. Bu demans türü, kafaya sürekli darbeler ile oluşan ve sıklıkla boksörlerde gözüken bir türdür.

Bu olayın ardından Omalu, araştırmasını daha fazla deneyle ve test ile güçlendirir ve sağlam kanıtlar ile dolu bir makale yayınlar. Beklentisi, bu keşif sayesinde yetkili hekimler sorunun çözümü için NFL’de bir takım düzenlemeleri hayata geçirir ve bu problem çözülür. Ancak beklentisi sadece karşılanmamakla kalmamış, aynı zamanda çalışması tamamen hatalı kabul edilmiştir.

Omalu, pes etmeyerek Terry Long, Andre Waters, Tom McHale ve Justin Strzelczyk gibi, 50 yaşın altında ölen eski NFL oyuncularında da aynı verileri bulduğunu ve beyinlerin “90 yaşında Alzheimer hastası bir insanınkiyle neredeyse aynı olduğunu” açıklayan ikinci bir makale hazırlamıştır. Bu verileri 2007'de NFL Başkanı Roger Goodell’e (kendisi hayırsız bir adamdır zaten) sunmuş, Goodell de kendisinden beklenen davranışı yapıyor ve önemsemiyor. Ancak veriler bu işin bu şekilde hasır altı edilmeyecek kadar ciddi olduğunu gösterince, kamuoyu baskısına dayanamayan NFL yönetimi, 2009'da, Omalu hastalığı keşfettikten yedi sene sonra resmen kabul ediyor.

Bu hastalık, geçen hafta Doktor Ann McKee tarafından yayınlanan son makale ile tekrar gün yüzüne çıktı. New York Times’ın haberine göre McKee’nin bulguları akıl alır gibi değil. 202 eski sporcunun beynini inceleyen McKee, bu beyinlerin %87'sinde C.T.E izlerini buluyor. Aralarında lise ve kolej yarı profesyonel seviyedeki atletler ve futbolcuların yer aldığı bu listede NFL’de oynayan oyunculara ait 111 beyin yer alıyor. Durum ise skandal boyutlarda; 111 eski NFL oyuncusunun 110'unun beyinlerinde, kafaya alının sürekli darbelerden kaynaklı C.T.E görülüyor.

Bu oyuncuların sahadaki mevkilere göre dağılımı şöyle:

Bu beyinler, 23 ila 80 arası yaşlarda, kimi tanınmayan, kimi ise Ken Stabler gibi Hall of Fame’e girmiş oyunculara ait. Bu beyinlerin bazıları ailelerinin özel istekleriyle anonim kalırken, bazılarının ise isimlerini öğrenebiliyoruz.

Haberde, bu hastalığın ortaya çıkışından bu yana 1300 civarında NFL oyuncusunun öldüğü kayıtlara geçmiş. Araştırmalar için organlarını bağışlamayı kabul eden 110 tanesinde çıkan bulgular, kalan 1200 oyuncuda hiç gözükmese bile, %9'luk bir hastalık oranını göstermiş oluyor. Bu bile bir hastalığın teyakkuza geçirmesi için yeterli bir oran. Ayrıca, kalan 1200 oyuncuda bu bulguların asla bulunmama ihtimalinin neredeyse yok olduğu da tahmin edilebilir.

Bu hastalığın en çok görülmesi beklenen mevki ise line mevkisi. Sahadaki Amerikan futbolu oyuncularının çoğu bu mevkide olduğundan, araştırma oranlarında da line oyuncularına ağırlık verilmiş. Bu mevkilerin oyuncuları çok iri ve güçlü olmak zorundadır ve mevki, doğası gereği kafa kafaya çarpışmalar ile var olabilir. Stanford üniversitesindeki araştırmalara göre, bir kolej ligi maçında offense line oyuncusu, kafasına ortalama 62 kafa darbesi alıyor. Bu darbelerin biri, ortalama olarak saatte 48 kilometre ile bir arabayla duvara çarpma hissi ile aynı etkiye sahip.

Oyunun en fazla para kazandıran ve en popüler mevkisi olan QB, bire bir kafa darbelerine sürekli maruz kalmasa da, sack pozisyonlarında ve kafa temaslı tackle pozisyonlarında bu darbeleri yiyor. Ken Stabler, 69 yaşında bağırsak kanserinden vefat ederken, durumunun neden kötüleştiği öğrenilsin diye beynini bağışlamayı kabul etmiş. Onun durumunda ise hastalık son derece ciddi boyutlara ilerlemiş.

Linebacker mevkisi ise, oyunda bu darbelerden sürekli olarak nasibini alan bir mevki. McKee’nin verilerine göre, ligde 10 sene görev yapan linebacker’lar 15.000'den fazla darbeye maruz kalıyor. Listede beyni incelenen en yüksek profilli isim Junior Seau, 2012 yılında 42 yaşında iken göğsüne tabanca ile ateş ederek intihar etmişti. Bu örnek üzerinden intiharın hastalık ile kesin bir bağlantısı olmadığını kabul eden McKee ve diğer araştırmacılar, yine de intiharın C.T.E’nin etkilerinden kaynaklı olduğunu biliyorlar.

Safety mevkisinde oynayan Tyler Sash, ağrı kesicilerini yanlışlıkla aşırı dozda kullandığı için 27 yaşında ölü bulunmuştu. 2011 yılında Giants ile Super Bowl oynayan Sash, 2013'te takımı tarafından serbest bırakıldığında beş kez beyin sarsıntısı geçirmişti. Sash’in ailesi, ölmeden önce oyuncunun karakteristik olmayan bir takım davranışlar sergilediğini, hafıza kaybı ve ani öfke nöbetleri geçirdiğini belirtmiş. 27 yaşında olmasına rağmen 16 senedir düzenli olarak futbol oynayan bu oyuncunun maruz kaldığı darbelerin azımsanmayacak olduğunu söylüyor McKee.

Bu haberin detaylarını buradan, araştırmayı ise buradan okuyabilirsiniz. Bu araştırmanın yayınlanmasından iki gün sonra, beklenmedik bir gelişme daha yaşandı ve Baltimore Ravens takımının offense line oyuncusu John Urschel, NFL kariyerinin üçüncü yılında, 26 yaşında futbolu bıraktığını açıkladı. Urschel’in resmi açıklamasında hastalık ile bir ilişki belirtilmez iken, takıma ve oyuncuya yakın kaynaklardan alınan bilgilere göre, kararın ardında yayımlanan çalışmanın etkili olduğu ve oyuncunun hastalıktan çekindiği için futbolu bıraktığı belirtiliyor. Spectral Grafik Teorisi ve lineer cebir alanlarında Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde doktora yapan John Urschel’in, tam bir matematik hastası olduğunu ve HBO’nun bununla ilgili bir yayın yaptığını da ekleyelim.

Hastalığı NFL ile bağlantısını ilk bulan isim Bennet Omalu, Urschel’in kararını desteklediğini açıkladı. Çocukların bu şekilde sert darbeye maruz kalacakları sporlardan uzak tutulmasını tavsiye eden Omalu, yetişkinlerin ise bu konuda devam etmek ya da bırak arasında tercih yapmakta özgür olduğunu düşünüyor. Omalu konu ile ilgili şunu da eklemiş: “Futbol oynarken başına gelecek bir sonraki sert darbeyi engellemek, (John Urschell’in) kendisi, ailesi ve onu sevenler için yapabileceği en güzel şeydi”.

John Urschel, konuyla ilgili en güncel örnek olsa da tek örnek değil. Mart 2015'te San Francisco 49ers’ın linebacker’ı Chris Borland, çaylak sezonunun ardından, ikinci sezonu oynamayacağını ve beyin travmalarının uzun süreli etkisinden korktuğu için futbolu bıraktığını açıklamıştı. Borland’ın ardından, Buffalo Bills linebacker’ı A.J. Tarpley, New York Jets tackle’ı D’Brickashaw Ferguson, 49ers tackle’ı Anthony Davis ve New England Patriots wide receiver’ı Andrew Hawkins benzer korkular ile futbolu bıraktı.

İlkay Barboros

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade