Kötü İsimler Neden Hâlen Kötü? (bir nevi “nomen est omen”)

Yani, ismi kötü(ya da tutarsız) olanlar neden çok da uzun ve zor olmayan bir süreci göze alıp da isimlerini değiştirmiyor?

“Nomen est omen” bayağı tartışmalı bir şey. Bazıları “isim kaderdir” şeklinde, bazıları ise “isim alâmettir” şeklinde çeviriyor. İsmin kaderi belirleyip belirlemediği ayrı bir tartışma. Ama ben diğer çeviriyi sahiplenerek isim mâdem ki bir şeylerin alâmeti olma potansiyeline sahip, öyleyse ismi ile kendisi arasında ciddi kopukluk olan dostlarımız neden değiştirmiyorlar isimlerini merak ediyorum.

Dövmeli piercingli bir rocker’ın isminin Rukiye olması örneğin. Ya da Sümeyye. Ya da bir Deniz’in ülkücü olması, bir Kürşat’ın solcu olması. Ailen yapmış bir eşeklik, sen değiştir bari.

Çok güzel bir kıza sormuştum bütün samimiyetimle, yerme amacı olmaksızın: Bu kadar güzelsin de ismini değiştirmeyi neden hiç düşünmedin? Bir dövmediği kalmıştı. İsmini hatırlamıyorum ama Hayriye diyebiliriz şimdilik. İyi bir muadil. Çok güzel bir kız Hayriye ismini nasıl sahiplenebilir? Normal şartlar altında gözüne uyku girmemesi gerekir reşit olana ve isim değiştirme talebiyle dava açana dek.

Berkcan isimli birisini maalesef ki tanımak durumunda kalmış idim internet ortamında. Her yorumunda ırkçı olduğunu belirtirdi meydan okurcasına. Yahu, Berkcan dediğin party-boy’dur. Ziyadesiyle garip. Buradan benim isimlerime de gelmek istiyorum: Berk boktan bir isim. İlke olmasa ona tahammül edemezdim. O da sırf ulamanın yanılsaması. berkilke şeklinde bir anda ağızdan çıkabilen bir fonetik yapısı var. Yine de bu sildirmeyeceğim anlamına gelmiyor. Düşünmekteyim bunu. Benden Berk olur mu? Olmaz. Muhterem ve de sevgili abim Reşat, ben Berk. Kazıklanmışım resmen.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.