Eski Bedenler
Beceremiyorum bir şeyi
Hep bir eksik hep bi tamamlanmamışlık
Benzeri dizeler süre geliyor içimde
Sen gibi, bitmemiş yarımlarım
Kokusunu alıyorum içimde,
Bir yazık kokuyor,
Yazık ki ne yazık, ömür çoktan geçmiş
Belki daha koklanacak çok çiçek vardı.
Avuntularım, yastığım, yorganım, inceler biraz,
Ondandır hastayım.
Papatyalar topluyorum senin için
Hepsi kendini kurban ediyor biraz da olsa gülmen için
Belirsizliğin en beter hastalığım
Ciğerlerim dağlanıyor artık
Hangi satır hangi derde deva
Neredeler artık eski bedenler,
Ölmeyen aşklar gömülü toprak altında
Dalgalar altında yatan ülkelerce hazine
İki dağ arasında başım nereye çevirsem huzur koklar
Ve aynı derde yanarım
Koynunda geçirdiğim kaç dakika
Ömrüme kaç yıl katar
Yaşlı da değilim aslında
Korkum ölümden değil senden
Sonsuzluk tükenir seninle,
Ben gene de doymam
Akıl gene sende, başka şeye yormam.
