1. @ İçim yanıyor, içimiz yanıyor biliyorum . Meseleye hangi açıdan bakarsak bakalım hepimizin içi yanıyor kavruluyor bir şekilde, biz ne zaman bu hale geldik , artık endişe edecek bir geleceğimizin olmadığını düşünüyorum, en kötüsü de kendimden nefret ediyorum eli kolu bağlı oturduğum için. Söylenecek çok şey var mı ondan da emin değilim gerçi. Ağlıyorum ama içime ağlıyorum, en son ne zaman bu kadar güçsüz,çaresiz hissettim, en son ne zaman acımı delirmiş gibi dışa vurdum biliyor musunuz? Evet çok net hatırlıyorum o tarihi çünkü üzerinden hem çok zaman geçti hem de hiç geçmedi. Tarih 11 temmuz 2016 sıradan bir gün olarak başlayan o gün sonunda yerini korku, endişe ve gözlerimin önünden film şeridi gibi geçen anılara bıraktı yerini. 2 gün zor , uzun ve oldukça düşündürücü oldu benim için. 13 temmuz 2016 saat 13 civarı bir yıldız daha gökyüzünden kaydı, hayattan geçtiğim 21 yıl bir anda silinip yok oldu benliğimden, ikinci babam dediğim dedem artık yoktu çünkü ,82 yıllık yaşamını bir tek son nefesle hiç yaşanmamış gibi ardında bırakmıştı umarsızca . Bakıldığında yaşını almış ve hatta elden ayaktan düşmüştü ama o sabah içime kor bir alev oturdu sanki, 5 ay oldu hala sönmedi o ateş… Şimdi bir düşünüyorum da insan hiç bir acıyı unutmuyor , söküp atamıyor içinden hiç bir zaman. Sadece yaşamın akışında roller ve öncelikler değişiyor. Her beden ölüyor ama kimileri ölümsüz oluyor . İşte son bir haftanın özeti bu olsa gerek, sadece vatandaşlarımızı değil , geleceğimizi yitirdik bir çok kez ve devraldık bayrağı çok daha parlak bir gelecek inşa etmek için. Yüzlerce, binlerce ve hatta milyonlarca insan devam edecek yaşamaya sanki bir şey olmamış gibi mecburen ama içlerindeki,içimizdeki kor hep yanacak , acımız hep diri ve taze kalacak… Kronos Dergi
Show your support

Clapping shows how much you appreciated Irem Arıkan’s story.